Yerli Film Tavsiyesi: Dokuz (2002)

Dokuz afiş 9 afiş ümit ünalKıyıda köşede kalmış filmlere ayrı bir ilgim olmuştur her zaman. Kalitesi aradığım kıvamdaysa yılı ve ülkesi hiç umurumda olmaz, hele ki bu tarz bir yerli yapım bulmuşsam hiç affetmem. Ümit Ünal‘ın yazıp yönettiği Dokuz da forumdan bir arkadaşın üstün ısrarları sonucu opsiyonlar arasına girdi ve tavsiyemizden kaçamadı haliyle.

İstanbul’un en sıradan semtinde işlenen bir cinayetin şüphelileri olarak aynalı odaya geçen vatandaşların ifadesiyle başlıyor filmimiz. Ali Poyrazoğlu, Cezmi Baskın, Fikret Kuşkan, Rafa Radomisli, Serra Yılmaz ve Ozan Güven film boyunca elim sende şeklinde ebelemece oynayarak sürekli olarak karşımıza çıkıyorlar. Esin Pervane de cüretkarlığıyla ve filmin en odak noktası olan tiplemesiyle yine izlediğimiz isimlerden. Yaşanan olayı, kaybedilen hayatın nasıl elden gittiğini herkes bir başlıyor anlatmaya, ama ne anlatma.

Mahallede yaşanan cinayeti sorgulayan polisi de bir yandan eleştiren film, bir koldan katili ararken bir koldan da değerlerimizi, inandıklarımızı, gördüklerimizi soruyor bize. Benim açımdan Dokuz’un en çarpıcı özelliği senaryonun güzelliği sayesinde bir saniye bile olsa sıkmaması. Ortada çözülmesi gereken bir cinayet ve 6 şüpheli var ancak ne kadar uğraşırsanız uğraşın cinayeti işleyene ulaşmakta zorlanıyorsunuz. Tek mekanda, tek bir sorgu odasında geçmesi sebebiyle de ayrı bir dikkat edilmesi gereken Dokuz, Ümit Ünal’ın ilk filmi olarak görücüye çıkmış 21. İstanbul Film Festivali’nde ve En İyi Film ile Serra Yılmaz’a En İyi Kadın Oyuncu ödüllerini kazandırmış. Bunun yanında ülkemizin o yılki Oscar aday adayı filmi olarak gösterilse de, geçtiğimiz dönemde Bir Zamanlar Anadolu’da’nın dahi katılamadığı Oscar töreninde kendine yer bulamamış.

Yerli filmlere karşı bir önyargınız olabilir ancak Dokuz benim izlediğim Türk filmleri arasında hatırı sayılır bir yere sahip artık. Bu kadar geç haberimin olması da ne kadar underrated olduğunu gösteriyor aslında. Gerçi benim haberdar olmamla filmin underrated olmasının elbette bir alakası olamaz ama şimdiye kadar hiç duymadığıma ciddi manada şaşırdım.

Güçlü oyuncu kadrosu ve bu kadronun hakkını veren oyuncu performanslarıyla, orijinal anlatım tarzı ve tiplemeleriyle, güzel müzikleri ve anlatmak istediğiyle Dokuz kesinlikle izlenmeyi hakediyor. 2002’de bu kadar özgün bir film çekildikten sonra hala Recep İvedik tiplemelerinin kol gezmesi belki sorgulanabilir ama en iyisi hiç kafa yormadan Ümit Ünal’ın harika bir iş çıkardığı bu filmi en erken vakitte tekrar etmek. Çünkü bu kadar değerli yerli filmleri kolay kolay bulamıyoruz… 8/10


One Comment

  1. arnawut diyor ki:

    bulamıyorum ki filmi :S

Yorum Yapın

Arts Blogs