United (2011) – Man Utd, Busby Babes, 1958

Futbolun bambaşka bir endüstri olmadan önceki zamanlar, milyarlarca dolarlık bir sektör olmadan önceki zamanlar. Futbolcuların kız tavlamak için futbolcu olduklarını söylemeye çekindikleri zamanlar. Futbolun futbol olduğu zamanlar.
Şanlı tarihinde sürüyle zafere imza atmış, sürüyle kupa kaldırmış Manchester United’ın henüz Avrupa Kupası’nın gazozdan sayıldığı zamanlarda, lig maçının Avrupa maçına oranla kat be kat önemli olduğu zamanlarda bir Avrupa maçı olan Kızıl Yıldız deplasmanından dönüşündeki trajediyi anlatıyor United. Daha emekleme sürecinde olan bir takımı yok eden trajediyi.

BBC televizyonu için 2 aylık kısa bir zaman diliminde 3,2 milyon dolar harcanarak çekilen filmin kamera arkasında James Strong yer alıyor. Senaryo ise Camelot, Law & Order: UK, Torchwood gibi İngiliz dizilerinin senaryosunu yazan Chris Chibnall tarafından kaleme alınmış.
David Tennant (Doctor Who), Dougray Scott ve Jack O’Connell‘ın başrollerini paylaştığı United özellikle futbol tutkunlarının, futbola gönül verenlerin mutlaka izlemesi gereken filmlerden. Sonuçta futbol üzerine her yıl onlarca film yapılmıyor. Bulduk mu kaçırmamak gerek dostlar.

Hikaye başlı başına vurucu. Yarım asır önce yaşanmış büyük bir kaza var. Her ne kadar televizyon için çekilmiş olsa da bu projenin altına girmek risk isteyen bir iş, eline yüzüne bulaştırma şansı var ama Strong altından kalkmasını bilmiş ve seyirciyi ekranda tutmayı başarmış. Zaman zaman kattığı gerçek görüntüler ve sesler, kısa sürede yaratılan bir 50’lerin Old Trafford stadı, o zaman kullanılan kramponlar, formalar, toplar, baştan aşağı her şey kıvamında.

Futbolun bu kadar ön plana çıktığı günümüzde bence es geçilmemesi bir yapım. Hele ki benim gibi bu olaydan haberiniz yoksa mutlaka izlemelisiniz. 9/10


2 Comments

  1. Barakuda diyor ki:

    >en kısa sürede izleyeceğim.. hazır will'i de yeni izlemişken bunu da hemen aradan çıkarmalı.. en sona da looking for eric..

  2. SirEvo diyor ki:

    >Looking for Eric'i ben de izlemedim hâlâ. :))
    Will de bekliyor ama, bakalım… 🙂

Yorum Yapın

Arts Blogs