Umut Işığım – Silver Linings Playbook (2012)

< style="text-align: justify;">Açıkçası bazen Akademi’ye akıl erdiremiyorum. Tamam, yıllardır akıl erdirilecek bir tarafları yok, yıllardır saçmalamada sınır tanımıyorlar ama hani her yıl “yok artık daha neler” dedirtmeseler olmayacak. Geçtiğimiz yıl Hugo‘nun 11 dalda aday gösterilmesi, ondan önce The Kids Are All Right‘ın 4 adaylığı ve The Fighter‘ın 7 adaylığı, bir sene önceki The Hurt Locker faciası vs vs olarak şimdi aklıma gelmeyen daha onlarca örnek gösterebilirim. Bu yıl piyango Silver Linings Playbook’a vurmuş gözüküyor, en azından reklamını çok ama çok iyi yapmışlar diyebilirim.

Daha önceden The Fighter ile En İyi Yönetmen dalında Oscar’a aday gösterilen David O Russell‘ın hem beyazperdeye uyarladığı hem de kamera arkasına geçtiği film, sarsıcı bir evlilikten çıkmayı başaramayan bir adamın akıl hastanesindeki günlerini tamamlamasıyla start alıyor. Pat, eski karısına hala aşık, eski karısını hala deliler gibi seviyor ve eski karısıyla arasında hala bir şeyler olabileceğini düşünüyor. Ancak öyle pis bir durumla karşılaşmış ki, bunu sindirmesi, yorumlaması ve dışa vurması arasındaki dengeyi sağlayamadığı için keçileri kaçırmak üzere olan bir arkadaş. Ailesinin yanına döndükten sonra tanıştığı Tiffany hayatına öyle bir giriş yapacak ki, o bile neye uğradığını şaşıracak. O bile nasıl bir yol izlemesi gerektiğini unutacak.

Bradley Cooper ve Jennifer Lawrence ikilisinin 2 saatlik bir performansa ima attıkları filmde onların hemen yanında Robert De Niro gibi bir usta var. Ki diğer ikisinin oyunculuklarını bir kenara bırakırsak, De Niro’yu uzun zaman sonra böyle şahane bir performansla izledim diyebilirim. Her yıl sürüyle yapımda yer alan De Niro abimiz elbette hiçbir zaman sırıtmaz ama bu filmde ayrı bir sevdim kendisini. Ancak filmin öne çıkan tek ismi bana kalırsa güzelliğiyle de uzun süreler izleyeceğimiz Lawrence. 2008’den beri filmlerde oynamaya başlayan bu hatun henüz 23 yaşında bile değil ama şimdiden 5 yıllık kariyerine 2 Oscar adaylığı sığdırmayı bildi. Önceleri pek sevmezdim ama son dönemde nasıl bir güzelleştiyse, ekranda onu izlemek istiyorsunuz adeta. Sadece güzelliğini değil, oyunculuk yeteneğini de konuşturmasını biliyor. Ne verseniz oynuyor kız. İlk, babasını arayan bir kız olarak karşımıza çıktı. Sonra baktık Mystique gibi bir karakteri canlandırdı X-Men serisinde. Ardından gelen macerası bol Açlık Oyunları‘nda da filmin önüne geçti. Şimdi de romantik-komedide döktürüyor. Eğer önüne gelen eften püften senaryoları elinin kenarıyla itip oynaması gereken işlerde yer alırsa muazzam bir kariyer onu bekliyor. Seçimleri güzel olur umarım.

Jennifer Lawrence iyi de, aday gösterilen Cooper kötü mü? Onun da aşağı kalır yanı yok. Ekranda parladığından beri onun da yer almadığı yapım kalmadı. Her türlü işi kıvırmasını da biliyor kerata. Umut Işığım’ın bu kadar tutulmasının en önemli sebeplerinden biri de kendisidir kanımca. Pat karakteriyle güzel bir şov yapmış.

1981 yapımı Reds’den sonra bütün oyunculuk dallarında birden (En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu) aday gösterilen ilk film olmasının yanında, 2004 yapımı Million Dollar Baby’den sonra Big Five‘da (En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Kadın Oyuncu) aday gösterilen yine ilk film. Şimdiye kadar topladığı 41 ödül ve 57 adaylık da cabası diyelim.

Yorumlar ve ödüller bu kadar fazla olunca beklentiler de bir hayli yükseliyor. Bununla beraber filmden alacağınız keyif de ne yazık ki düşüyor. Benim için öyle oldu. Çok daha farklı bir film bekliyordum. Anlatım tarzı farklı bir romantik-komediyle karşılaştım. Draması da var elbet ama ne bu yılın en iyi filmi, ne de bu yılın en izlenesi filmidir Silver Linings Playbook. Ancak bu türde güzel bir iş izlemek isteyenlerin ilk tercihi olabilir.

Akademi sağ gösterip sol vuracak mı bilmiyorum, 8 dalda aday gösterip eli boş da gönderebilir, ödüle de boğabilir. Lawrence’ın performansı her ne kadar iyi olsa da, kesinlikle Amour‘da bittiğim Emmanuelle Riva‘dan veya Beasts of the Southern Wild‘de hayran kaldığım Quvenzhané Wallis‘den daha iyi değil. Kalan adaylardan/adaylıklardan hala izlemediklerim olduğu için net bir şey söyleyemiyorum ama benim vereceğim heykelciklerden bu filme fazla bir şey düşmezdi diye tahmin ediyorum. Genel itibariyle keyifli bir seyirlik izlemek isterseniz gönül rahatlığıyla play tuşuna basın. 8/10


3 Comments

  1. hayal kahvem diyor ki:

    Akademi ne yapar bilmem! Ben bu filme bayıldım.
    En kısa zamanda yeniden seyredecem:)

  2. Sinema Kafası diyor ki:

    Bazı klişe Hollywood hareketleri olsa da genel olarak güzel bir filmdi. Yazı da güzel olmuş, elinize sağlık.

Yorum Yapın

Arts Blogs