TS "oh" dedi…


Geçen hafta izlediğim Manisa maçından sonra umudu iyice kesmiştim. Bizim ilk hallerimiz gibi “havluyu erken attılar” diyordum ama yönetim de benim gibi düşünmüş olacak ki köklü bir revizyona gitti. Teknik direktörle yollar ayrıldı, ki bence çok iyi yapıldı, üstüne 4 ilk11 oyuncusu kadro dışı bırakıldı. Şöyle bir oyunculara bakıyorum; hem kazma hem bal yapamayan arı rolündeki Gökhan Ünal, neden geldiğini anlamadığım, bencil, antipatik, fazla ilk11 şansı bulamayan Engin Baytar, geçen sene “Egemen çok iyi bi’ defans abi ya” dediğim haftadan sonra formunda müthiş bir düşüş yaşayan ve bunu performansına da aktarıp acayip hatalar yapmaya başlayan ve o zamandan beri bir türlü istikrar yakalayamayan Egemen, hemen yanında yönetimle sürekli lades olan Song ve kaleci mi kamyoncu mu ne olduğu belli olmayan, takımı kurtardığı maç sayısının belki de olmadığı Sylva. Bu 5 oyuncudan 4’ü ilk11’deydi çok uzun bir süredir. Gökhan 1-2 maç yedek kalmıştır belki ama genelde hep ilk11 çıkıyordu. Hâl böyle olunca, 5 alan 1 bedava tarifesinden teknik direktörsüz ve önemli(!) as oyuncularından yoksun bir Trabzonspor vardı Es-Es karşısında…


Maça Eskişehirspor 2 gol atıp hızlı başladı aslında ama ikisi de ofsayt diye kesildi. Gerçi ikincisini ben göremedim, o yönde söylentiler vardı. 🙂 İlk pozisyon ise baya tartışmalı. LigTV’nin meşhur sarı çizgisini bu sefer göremedik ortalarda.
Pozisyonlardan sonra TS toparlandı ve ilk yarı olması gerektiği gibi oynadı. Golü de buldu akabinde. İlk yarı soyunma odasına gidildiğinde bariz bi’ TS üstünlüğü vardı, ben dahil çoğu kimsenin beklemediği bir şekilde.
İkinci yarının başlamasıyla TS ipleri elinde tutmaya çalıştı ama Es-Es saldırmaya başladı bu sefer. TS’nin nadir ataklarından birinde Serkan Balcı kendini aşmış bir şut çıkartıp kalecinin üstünden topu ağlara gönderince ben oyun kopar diye bekliyordum, ki TS açısından koptu da. 🙂
Resmen bıraktılar maçı. Maç 2-0’dı ama artık Es-Es kendine çeki düzen verip ataklarını arttırdı ve sıklaştırdı. Nitekim “şimdi gol olursa işler baya değişir” diye ağzımdan çıkmadan lafı ağzıma soktular ve sağdan geliştirdikleri güzel bir atakta, kalecinin PESvari kurtarışı rakip oyuncunun ayaklarına gidince skor bir anda 2-1 oldu ve Es-Es maça döndü. Ardından 1-2 pozisyon daha yakalasa da gole kadar geliştirdiği atakları bulamadı ve TS’nin geri karşılayıp kontra denemeleri yaptığı son 20-25 dakika içerisinde maç düdüğüne kadar bekleneni yapamayıp sahadan 2-1 yenik ayrıldılar.

Trabzonspor açısından çok önemli bir galibiyetti bence bu. Taraftarlar da takım da yönetim de kendine gelmiştir. Haftaiçinde de Güneş geldi mi hem hoca değişikliği hem de Güneş’in katkılarıyla Trabzon da Beşiktaşvari bir ivme yakalayacaktır ve yarışa ortak olacaktır diye düşünmekteyim. Zaman her şeyi gösterecek.
Bu arada Es-Es’de Burak Yılmaz denen oyuncu ne zaman egolarından kurtulacak? Pas vermesi gereken onlarca pozisyonu ya çalıma gitmekle ya da saçma sapan şutlar çekmekle harcadı. Faul olmayan bir pozisyondan sonra hakeme yaptığı hunharca hareketler de cabası. Rıza hoca 90 dakika bu adama nasıl dayanıyor vallaha helal olsun.

Bizim maça 1 saat kaldı, zaman geçmiyor…

Yorum Yapın

Arts Blogs