The Mummy 3 fiyaskosu…


Tabii bu fiyasko benim çıkardığım bir sonuç. Gişedeki rakamlar hiç de fiyasko olmamış, ilk 2 filmden aşağı kalır yanı yok diyor.
1999 yılındaki The Mummy filmi için 80 milyon dolar harcanmış ve 415 milyon dolar gibi muazzam bir hasılat elde edilmiş. Çok çok iyi bir rakam bence.
Filme baktığımızda da gayet doyurucu senaryosu ve efektleriyle zamanının iyi filmlerindendi. Imhotep‘iyle, Eve karakterini canlandıran Rachel Weisz‘iyle, o zamanlar beğendiğimiz mumya avcısı Brendan Fraser ile keyifli dakikalar geçirmiştik filmi izlerken.
Film bu kadar beğenilip gişelerde güzel para bırakınca adamlar haklı olarak 2.yi de çekmişlerdi. Gerçi hikaye devam olayı var mıydı o kadar net hatırlayamıyorum, 10 yıl olmuş kolay değil, ama ikincisi de birinciden o kadar geri kalmıyordu. Oyunculuklar, benzer hikaye ve eğlenceli mumyalar ile yeniden keyifli dakikalar geçirmiştik, geçirmişti 400 milyon dolar hasılat bırakan seyirci 98 milyon dolar bütçeli 2. filmde.
Buraya kadar bir sorun yok. 2 film de benim açımdan güzel anılara ev sahipliği yapmıştı. İzlenmeyi hak eden 2 güzel filmdi.

Hep burada yazdığım ve yazmaya da devam edeceğim gibi, Hollywood’dakiler yeni bir konu yeni bir hikaye falan bulamıyor ve uzun bir süre böyle devam edecek gibi de gözüküyor. Hevesle beklediğim 2012‘nin benzerlerinden hiçbir farkının olmadığı yorumlarını okuyunca hem sinemada izleme keyfim kaçtı hem de herkesin kabak gibi gördüğü bu olayı kanıtladı.
Ara sıra Button gibi güzel filmler güzel hikayeler çıkmıyor mu? Çıkıyor elbette. Ama bir elin parmaklarını geçmiyor düzgün film sayısı 1 senedeki. Gerisi hep aynı hikaye, aynı efektler, aynı sahneler, aynı hareketler, aynı aynı aynı…

Son olarak, 3. Mumya filmi için harcadıkları paraya bakıyorum; 150 milyon dolara yakın. Gişeye bakıyorum; 400 milyon doları geçmiş. Adamlar yine yapmak istediğini yapmış gözüküyor. Her şey toz pembe. 4. Mumya filminin çekilmemesi için hiçbir neden yok. Ama filmi izlediğimde “artık yeter” diyorum.


Adamlar klişenin dibine vurmuşlar, üstüne bir de sevdiğimiz oyuncular yok. Imhotep 2. filmde öldüydü zaten, tamam anlarım da, sen Rachel Weisz‘i nasıl ikna edemezsin? Böyle bir role o kadar gereksiz bir kadını nasıl koyarsın? O yetmiyormuş gibi, çocukları Alex rolüne de adamdan 13, kadından 14 yaş küçük olan Luke Ford diye biri gelmiş. Çocukları değil bildiğin arkadaşları gibi bir şey olmuş. Bunların yanlarına da, artık her filmden fırlayan(!) Jet Li‘yi koymuşlar. Tam bir skandallar curcunası. Forbidden Kingdom‘dan sonra, Jet Li yine god mode açık şekilde ortalıkta dolaşıyor falan. Yav geçin artık, hiç ama hiç sarmıyor, bayıyorsunuz.

Filmde en sevdiğim oyuncu para-göz bir karakteri canlandıran John Hannah‘tı sanırım. Zaten 3 filmde de başroldeki mumya avcısı abiyle oynayan iki oyuncudan biri.
Her bir olayı parasal hesaplaması ve sürekli bir iş planları üzerinde durması, açtığı barın isminin güzelliği, yaptığı esprilerle falan 3. filmde aklımda kalan ender şahsiyetlerden biri.
Zaten filmin 7 yıl aradan sonra çekilmesi bile yapımcıların amacını belli ediyor. Amaçlarına da ulaşmışlar helal olsun.

Baştan sona gereksiz, vasat oyunculuklar, efektleriyle bile kurtarmaya yetmeyen, klişe sahnelerinin bolluğuyla bayan, hiç tavsiye etmeyeceğim bir film olmuş anlayacağınız The Mummy: Tomb of the Dragon Emperor. Adını okurken bile sıkılıyorum, o derece. 😀

Yönetmen: Rob Cohen
Tür: Aksiyon, Fantastik, Gerilim, Korku
Ülke: Almanya, ABD
Dil: İngilizce,Mandarin
Slogan: A New Evil Awakens.
IMDb Puanı: 5.2/10 (36,670 oy)
Benim Puanım; 5/10
Süre: 112 dk
Oyuncular (ilk 5): Brendan Fraser, Jet Li, Maria Bello, John Hannah, Michelle Yeoh

IMDb: http://www.imdb.com/title/tt0859163/


2 Comments

  1. fateh dedi ki:

    >katılıyorum güzel özetlemişin , halbuki film gelmeden fragmanını izlemiştik , müthişti , meğerse film fragmandaki sahnelerden oluşuyormuş sadece =))

  2. SirEvo dedi ki:

    >Fragmanlar zaten acayip aldatıyor. Ben izlememeye dikkat ediyorum genelde. Ancak sinemada denk geldiğimde zorunlu olarak izliyorum ve "offf müthiş bir film kesin sinemada izleyelim bunu" diyorum, sonra hüsran oluyor hep. 😀

Yorum Yapın

Arts Blogs