The Hole (2009) – Delikteki Keramet

Gizemli olmaya çalışıp bunu benim üzerimde başaran bir afiş ve ilgi çeken bir isme sahip The Hole, gösterildiği 5 festivalde pek rağbet görmemiş olacak ki, ne Türkiye’de, ne de ABD’de vizyona girme şansını elde edebilmiş. Bunların dışında, iki elin parmaklarıyla sayabileceğimiz toplam gösterime girdiği ülke sayısını da hesaba katarsak, 3 boyutlu olarak çekilen bir film için ortada bir başarısızlık olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz sanırım. Tabii az sayıda ülkede gösterime girmiş olması kötü bir film olduğunu kanıtlıyor diyemeyiz belki ama film sırasında edindiğim izlenim ve finaliyle beni ne derinden etkiledi ne de doğru düzgün eğlendirmeyi başardı.

Beyaz ekranda pek görmeye alışık olmadığımız bir oyuncu kadrosuna sahip filmimizin “en” oyuncu gibi gözüken üyesinin en ufak karakteri canlandıran Nathan Gamble olduğu gözlerden kaçmıyor. The Dark Knight‘ta James Gordon Jr. karakterini canlandırmasının yanında Babel, Mist gibi filmler ve tanıdık dizilerde yer almış Nathan. Zaten başrol olarak izlediğimiz 3 gencin arasında da en oyuncu gözüken 13 yaşındaki bu çocuktu. Onun dışında diğer oyunculara baktığımızda, korktuğunu hiç anlayamadığımız Chris Massoglia, dış görünümüyle kendine yer bulan Haley Bennett, anneyi canlandıran Teri Polo ve yüzünü pek göremesek de Bruce Dern diğer isimler.
Yönetmen koltuğunda ise çılgın yaratıklar Gremlinler serisinin yönetmeni Joe Dante oturuyor. Senaryo yazma işini de yine bir gerilim olan Vacancy‘i yazan Mark L. Smith‘in üstlendiğini görüyoruz.

O eyalet benim bu eyalet senin diyerek zorunlu nedenlerde dolayı sürekli taşınmak durumunda olan Susan ve iki oğlunu, son taşındıkları evin bodrumunda gerilim dolu bir sürpriz beklemektedir. Konuyu bu şekilde özetleyince aslında acayip klişe duruyor ama filmin hikayesi biraz olsun farkındalık taşıyor diyebilirim. Taşıyor taşımasına ama işleyiş, klişe gibi duran konudan çok daha klişe olaylara tanık olmamızı sağlıyor.
Klişe olması bazen bazı özellikler ile örtbas edilebilse de, The Hole filminde böyle bir durum söz konusu değil. Klişe ilerleyen hikayeye bir de vasatın çok altındaki oyunculuklar eklenince ortaya pek de tavsiye edilebilecek bir film çıktığını söyleyemem.
Belki fantastik filmlere olan antipatikliğim ağır bastı, belki de oyunculukların kötülüğü yüzünden bir türlü filme odaklanamadım. Belki de çok farklı bir konu bekliyordum. Ama net bir şey var, delikteki keramet beni ne etkiledi ne de filmi gözümde etkileyici kıldı.
Fantastik gerilim olsun çamurdan olsun feda ederim 100 dakikamı modundaysanız buyrun Delik sizi bekliyor. Delikteki kerameti öğrenmek sizin elinizde. Ama benim ilgi alanıma girmeyi pek başaramadı. 5/10


3 Comments

  1. wimparella diyor ki:

    >"the hole" (2001) bayılmıştım o filme..
    burn yüzünden uykusuz kaldığım bir yaz gecesi cnbc e de izlemiştim ama unutamadığım filmlerden o geldi aklıma şimdi 🙂

  2. SirEvo diyor ki:

    >Bu onun çakması mı yoksa? 😀

  3. wimparella diyor ki:

    >ben de öyle sanmıştım ilki ama konuyu okuyunca sadece isim benzerliği olduğunu anladım 🙂

Yorum Yapın

Arts Blogs