The Fourth Kind (2009) – Uzaylılar…

Uzaylıların dünyayla iletişime geçmesi, bizleri ziyareti, anlık görünmeleri ve bu konunun sürekli sinemaya aktarılması. İlgi çekmiştir UFOlar, enteresan tipli yaratıklar olarak bizlere aksettirilen uzaylılar her zaman. Gizemi bir türlü çözülmeyen bir şey nasıl da ilgi çekmesin ki zaten…

Alaska’nın Kuzeydoğusu’ndaki Nome şehrinde yıllardan beri süre gelen garip intihar ve kaybolma vakaları. Bunların altında ciddi ciddi uzaylıların bağlantısının olduğunun düşünülmesi. Bu konuyu eline alan The Fourth Kind filminin kamera arkasında Olatunde Osunsanmi isimli bir yönetmen var. Senaryosunu da filmin yapımcılarından Terry Robbins ile yazan Osunsanmi’nin filmde de rolü bulunmakta.
Kamera önünde ise Resident Evil serisinden hafızalarımıza kazınan Ukraynalı aktrist Milla Jovovich var ve filmin büyük bir bölümünde de onun güzelliğini ve güzel oyunculuğunu izliyoruz.

Çok enteresan bir girişle başlıyor film. Jovovich geliyor ve bizimle konuşuyor. Alaska’daki durumu anlatıyor. Ve son olarak da, işte görüntüler ve film karşınızda. İnanıp inanmamak size kalmıştır diyor. Arından gelen ise, olayların merkezindeki isim, Jovovich’in canlandırdığı garip görünümlü, gözleri pörtlek psikolog Abbey Tyler. Sandalyede oturur vaziyette görüyoruz kendisini. Karşısında ise filmimizin yönetmeni Olatunde Osunsanmi var. Abbey Tyler ile röportaj halinde. Zaten bütün film boyunca da bu röportaja ara ara tanıklık ediyoruz.

2 çocuklu psikolog Abbey Tyler (Milla Jovovich) eşini kaybeder ve o günden itibaren bazı olaylara yaklaşımı değişir. Çünkü kocasının katillerinin kimliği halen belirlenmemiştir ve ona göre bu olayın arkasında uzaylılar vardır. Bu sırada hastalarını kabul eden ve her hastasının ortak şikayetini farkeden Abbey, bu doktor-hasta görüşmelerini videoya kaydetmeyi es geçmez.

Milla Jovovich’in iyi oyunculuğunun yanında gerçek görüntülerle desteklenen The Fourth Kind, bu görüntüler sayesinde baştan sona gerçekçi bir izlenim bırakıyor seyirci üzerinde. Uzaylı temasını eline alıp bu kadar güzel anlatan filmlere her zaman rastlayamadığım gibi beklentilerimin de çok üstünde, çok farklı, çok güzel bir film buldum. Değişik anlatım tekniğiyle beni etkileyen bu film ilk fırsatta izleyecekleriniz arasında olmalı. Filmle ilgili hiçbir yorum okumayıp direk izlemeye başlarsanız da tadından yenmeyeceğini ekleyeyim.

Son olarak söylemek istediğim, filmin büyüsünü kaçıracak ince ama önemli bir ayrıntının olduğu. İzledikten sonra onu öğrenince aslında üzüldüm ama sonuçta o ayrıntıyı filmden önce bilmediğimden -ki bu yüzden yorum okumayın diyorum- filmi izlerken gerildim, filmi bitirince de gayet keyif aldığımı farkettim. Bu ayrıntıyı bilmezseniz ve türü de seviyorsanız filmi sevmemeniz için pek bir neden yok. Benim notum; 8/10


10 Comments

  1. goks dedi ki:

    >ilginç bir filmdi. birkaç ay önce ben de blogda yazmıştım.
    seans sahneleri ürkünç.

    göksel

  2. Tibet'in annesi dedi ki:

    >çok gizemli olmuş yazının sonu… merak ettim şimdi bak 🙂

  3. cemo dedi ki:

    >Yarı belgesel tadında çekelim demişler fakat emanet durmuş tam oturmamış.Aslında konu itibariyle güzel film ama işte o ama varya herşeyi yiyen bitiren o 🙂

  4. SirEvo dedi ki:

    >@goks
    Aynen katılıyorum :))

    @Tibet'in annesi
    Aslında filmde merak uyandırmak için değil de, o olayın farkında olduğumu belirtmek için yazdım gibi birazcık. Yine de tavsiyedir. 😀

    @cemo
    Bana oturmuş gibi geldi dostum. :))

  5. Loreathan dedi ki:

    >Ben de çok beğendim bu filmi ama büyüsünü kaçıran şey neymiş anlamadım? ^_^?

  6. SirEvo dedi ki:

    >Senin bloga yazdım, yayınlama ama 😀

  7. wimparella dedi ki:

    >10/8..Aksiyon ve gerçekçilik arayan kişi zevkle izleyebilir( Paranormal Activity de hiç bir şey yoktu diyen izlesin işte korku filmi arıyorsa.) Bende ayrıntıyı çok merak ettim ama

  8. wimparella dedi ki:

    >Evo bekliyorum bana da yaz çatlıycam meraktan:D:D

  9. Bora-MAN dedi ki:

    >Eğer video görüntüleri gerçekse,yani kadının anlattığına göre film için gerçekmiş havasında çekilmediyse inanmamak için bir sebep göremiyorum.

    Kadının şizofren olduğunu sanıyorum.Ama o video görüntüleri gerçekse başka lafa gerek yok.

  10. SirEvo dedi ki:

    >"Son olarak söylemek istediğim, filmin büyüsünü kaçıracak ince ama önemli bir ayrıntının olduğu"

    diye yazdığım şey oydu Bora. O videoların hepsi düzmece. O uzaylı görünümlü abla var ya hani şizofren dediğin, o da oyunculardan biri. IMDB sayfası bile var. 🙂

Yorum Yapın

Arts Blogs