End of Watch (2012) – Senenin En İyilerinden

Hollywood’un son dönemdeki kısırlığı öyle tavan yaptı ki, artık o taraflardan gelen bir film izleyeceksem birkaç kez düşünüyorum ve genelde de fikrim Avrupa veya Uzakdoğu oluyor. Ki son dönemde bu tercihlerimin meyvesini de ciddi manada aldığımı farkettim. Hatta neden bu kadar geç kalmışım dediğim birçok filme rastladım. Ancak epeydir crime izlemediğimi farkedince kendimi tutamadım ve bu sefer kıvırmışlardır belki diyerek End of Watch’un başına oturdum.

Ülkemizde Tehlikeli Takip olarak vizyona giren End of Watch‘un arkasında David Ayer ismi yer alıyor. Kim bu adam derseniz, kendisini Training Day (2001), Street Kings (2008), The Fast and the Furious (2001) gibi daha çok sokak savaşları havasında geçen filmlerden hatırlıyoruz. Abimiz bir müddet yaşadığı Los Angeles’ın güneyinde edindiği tecrübelerden sonra çareyi eline kalem almakta bulmuş. Ki son işini izledikten sonra rahat bir şekilde söyleyebilirim ki, yerinde bir tercih yapmış. David Ayer’in hem yazdığı hem yönettiği hem de yapımcılığını üstlendiği filmin başrolünde ise iki tanıdık isim var. Donnie Darko‘yla patlama yapan Jake Gyllenhaal‘ı bu zamana kadar izlemeyen yoktur. Brokeback Mountain‘daki performansıyla Oscar’a da aday gösterilen Gyllenhaal, o yıl kazanamamış olsa da End of Watch’daki performansıyla ön plana çıkabilir. Filmde Jake’in yanında ise şimdiye kadar arka plandaki karakterleri canlandıran Michael Peña yer alıyor. O da tıpkı Gyllenhaal gibi kendini aşmış.

Yıllardır aynı ekip otosunu paylaşan iki ortağın, suçun tavan yaptığı, kartellerin cirit attığı, insan hayatının kuruş değerinin kalmadığı Güney Los Angeles‘daki devriyelerini anlatıyor End of Watch. Bir gün çocuğunu kaybetmiş bir kadın, başka bir gün bacası yerine pencerelerinden dumanlar çıkan bir ev, her gün cinayet, her gün çeteler.
Amerika’nın en pis bölgelerinden birinde devriye atan Brian ve Mike, bir yandan karşılaştıkları olaylarla başa çıkmaya çalışan, diğer yandan da kendi hayatlarını rayına oturtmak için çaba gösteren iki polis memuru olarak karşımıza çıkıyor.

Filmin en dikkat çeken özelliği el kamerasıyla çekilmiş olması. Çoğuna göre el kamerası ciddiyeti sağlamıyor belki ama benim için bir filmin izlenebilirliğini inanılmaz şekilde arttıyor. Tabii her eline kamerayı alan film çekmeye kalktığında (özellikle de gerilim filmlerinde) işin içinde çıkamayız ama David Ayer muazzam bir iş çıkartmış. Ortaya da son yılların en gerçekçi polisiyelerinden biri çıkmış.

Her Hollywood filminde olduğu gibi sistem eleştirisi yapmayı ihmal etmiyor tabii ki. Ama bunu gözümüze sokarcasına yapmak yerine, gerçekçi bir anlatım kullanmış yönetmen. Yaşanan olaylar o kadar günümüzden ki, o kadar haberlerde gördüğümüz şekilde ki, hani daha ileri versiyonu olabileceğini düşünmüyorum. Bu gerçekçiliğin en büyük mimarları da başrolü paylaşan Brian ve Mike tabii ki. Her iki oyuncu da beklenenin çok çok üstünde bir performans sergileyerek filmin kalitesini bir kademe daha yukarı taşımayı başarmışlar.

Sonuç olarak elimizde pek izlemeye alışkın olmadığımız düzeyde bir Hollywood filmi var. Her yıl çıkabilecek 3-5 iyi filmden biri belki de. Bana göre bu senenin en çarpıcı birkaç filminden hatta. Çekimleri, karakterleri, işleyişi, kurgusu, yerinde müzikleri ve oyunculuklarıyla şiddetle tavsiye ediyorum. El kamerasıyla çekilen filmlere ayrı bir antipatiniz yoksa kaçırmayın diyorum. 9/10


4 Comments

  1. sweet drop diyor ki:

    Acı verecek kadar gerçekci olduğundan çok da güzeldi.İzlerken kaldıramadığım bi çok yeri oldu.
    Bu arada gel beni tokatla şu yazından bişi öğrendim kendime inanamıyorum:D
    Şöyle ki;”Donnie Darko‘yla patlama yapan Jake Gyllenhaal” cümlenden sonra ufak çaplı bi şok sonrası beyinde bi dalgalanma ”ayy ben de Jake Gyllenhall denen adamı niye bu kadar tanıyorum,nerden tanıyorum” demeler:D
    Halbuki küçükken nasılsa şimdi de öyle.
    Pes diyorum kendime şu an beni farkında olmadan aydınlatmış olduğun için de sana teşekkür ediyorum.
    (Elleri yüzünde yanakları kızarmış şekilde uzaklaştı)

  2. celal diyor ki:

    jake gyllenhaal var daha ne olsun müthis film

  3. fatma diyor ki:

    mükemmeldi,
    sayenizde kaliteli film bulabilmek için saatlerimi harcamıyrm
    zamanım tavsiyeleriz ile keyif doldu.tskkr ederim

Trackbacks for this post

  1. […] Gyllenhaal‘ın, çok beğendiğim End of Watch‘dan sonra yine eline kamerayı alarak kadraj karşısına geçmesi ilk başlarda insanın […]

Yorum Yapın

Arts Blogs