Taxi Driver Robert De Niro


De Niro’nun bir filmi tek başına alıp götürdüğü, başka diyarlara taşıdığı filmmiş Taxi Driver. Az önce izleme şerefinde bulundum ben de. Bu tarz filmleri pek sevemiyorum aslında. Psikolojik gerilim yaratıyor film boyunca. Daralıyorum ben ama De Niro’nun o muhteşem ötesi performansını izlemek için kesinlikle tavsiye ederim. De Niro’nun De Niro olduğu film bu bana göre. Zaten genel de öyle düşünüyor sanırım.

Neyse üzerine pek yazmak istemiyorum. Hatta burada noktalıyorum. Acayip bunalıma sokuyor bu film. 🙂

Filmle ilgili eleştiri/yorum yazmak yerine ufak tefek notlar yazmayı tercih ediyorum bu seferlik…

Jodie Foster bu filmdeki Irish rolünü canlandırdığında 12 yaşındaymış. Yaşına bakıyorum, bir de rolüne bakıyorum. Oha falan oluyorum. Bu insanları boşuna yıllardır ekranlarda izlemiyoruz…

De Niro zihinsel hastalıklarla ilgili özel ders almış, üstüne 1 ay boyunca günde 12 saat taksicilik yapmış sırf bu film için.

Sport adındaki pezevenk rolünde izlediğimiz Harvey Keitel, rolü için pezevenklerle prova yapmış. De Niro’nun canlandırdığı Travis Bickle karakterine odaklanmayan sadece iki sahne var. Bunlardan biri Sport ve Irish’in doğaçlama dans ettikleri sahne.

Iris’in anne-babası olarak gazete kağıdında gördüklerimiz, yönetmen Martin Scorsese‘nin ailesiymiş.
Ki filmde Cameo sahnesi bulunuyormuş yine, her ne kadar ben farkedemesem de yönetmeni bir yerlerde görmüşüz. 🙂

Şimdiye kadar filmler tarafından alıntı yapılan “You talking to me?” repliğinin kaynağıdır film.

Travis rolü için Dustin Hoffman‘a da teklif götürülmüş ama o, Scorsese’nin çatlak olduğunu düşündüğü için rolü kabul etmemiş. Film çekildikten sonra ise rolü neden kabul etmedim diye pişman olduğunu dile getirmiş.


2 Comments

  1. ferdinand dedi ki:

    >Scorsese kadar senarist Paul Schrader'in de katkıları inanılmaz bu filmde. Travis'i kült bir figür haline getiren, başlı başına farklı okumalara açık, favori filmlerimizin başını çeken şahane filmdir kendileri.
    De Niro ise tarif edilmez:)

  2. SirEvo dedi ki:

    >Ben film için nedense favori filmim diyemiyorum. Pulp Fiction'ı da aşırı sevmemem gibi… :))

Yorum Yapın

Arts Blogs