Tavsiye: Kısa ve Acısız – Kurz und schmerzlos (1998)

kısa ve acısız afişHollywood’dan çok fazla iş izleyip de farklı tatlara yöneldikten sonra Uzakdoğu ve Kuzey Avrupa’yı denemiş ve mutlu da olmuştum. Ama bu arada Avrupa’nın her ülkesini dolaşırken Almanya’da boy gösteren ve bir hayli de sevilen Fatih Akın‘la tanışmam, çektiği tüm filmleri izlemeyle sonuçlanmıştı. Taslaktan çekip çıkardım bu tavsiyeyi, zararından neresinden dönersek kârdır hesabı…

Fatih Akın filmlerine olan ilgim Soul Kitchen ile başladı ve Im Juli, The Edge of Heaven, Head-on, Solino derken ilk fimini de izlemem gerektiğini düşündüm. Çünkü nasıl yapıyorsa, Fatih Akın filmlerindeki sıcaklığı başka bir filmde bulamıyorum.

Almanya’da yaşayan 3 arkadaşın hikayesini anlatan film, Türk, Yunan ve Sırp olan bu 3 arkadaşın dostluklarına, yaşadıklarına ve çevrelerinde gelişen olaylara Fatih Akın tarzında bir ışık tutuyor. Fatih Akın’ın ilk 2 kısa film projesi büyük sükse yapınca gelen finansal kaynaklar onu bu filmi çekmeye itmiş adeta. Almanya’da öğrenimini gördüğü sırada kamerayı eline alan Akın, ilk uzun metrajlı filminin imzasını Almanya sokaklarında atmış.

Bugüne kadar izlediğim Fatih Akın filmlerinde hep karşıma çıkan Mehmet Kurtuluş ve Adam Bousdoukos‘le beraber Bobby karakterini canlandıran Aleksandar Jovanovic başrolleri üstleniyor. 3 arkadaşın dostluklarını anlatırken, bir yandan aşkın körlüğünü, diğer yandan arkadaşlığın değerine değinen Kısa ve Acısız, Fatih Akın’ın ilk filmi olmasına karşın hiç sırıtmıyor ve garip bir şekilde sizi ekrana bağlıyor.

kısa ve acısız sahnesiFatih Akın sineması benim en sevdiğim sinema oldu bu filmle beraber. Önceki filmleri için zaten çoktan kefildim ama ilk filminde bile bu kadar kendini belli eden bir film yaratabiliyorsa bir insan, eğitimini aldığı sırada böylesine güzel bir iş çıkartabiliyorsa, seneler içinde nasıl geliştirebileceğini de farkediyorsunuz. Ki her yıl üzerine ekleyerek yükselttiği çıtası da bütün filmlerinde hissediliyor.

Fatih Akın filmleri mutlaka görülmelidir. Fatih Akın filmleri mutlaka arşive atılmalıdır. Fatih Akın filmleriyle mutlaka tanışılmalı ve mutlaka tanıştırılmalıdır. Bütün ajandasını baştan sona tekrar tekrar izleseniz her seferinde farklı bir detayını yakalayacağınız bu işleri görmek için mümkünse acele edin. Ne kadar erken o kadar artı.

Kendini görmeyi beklerken yine egzantirik bir cameo‘yla karşımıza çıkması da ayrı bir gülümsetti haliyle, es geçersem ayıp olur. Her filminde bunu yapıyor ve her filminde ayrı bir gülümsetiyor. Sadece yönetmenliği değil, oyunculuğu da aynı kalitede. Abartmadan; kadraja giriyor ve selamını çakıyor seyirciye.

Sonuç olarak, Kurz und schmerzlos (Short Sharp Shock / Kısa ve Acısız) sıcacık atmosferi, oyunculukların sırıtmayışı, aşkının güzelliği ve vicdanı, ufak tefek mesajlarıyla arşivlik bir Fatih Akın filmi. İzlemezseniz çok şey kaybetmezsiniz belki, ama Fatih Akın sinemasıyla tanışmamak benim nazarımda büyük kayıptır.


2 Comments

  1. ali diyor ki:

    vallahi helal bu sadece almanyada bilinirdi o seneler ilk izleyip begendigim filmdi.oyuncular harika,tabanca bile filmde bir kac kez kulanilmisti 2 silah gibi.oyuncular cok samimi oynadi yunan ve arnavutlu fenaydi..daha sonra pek devami gelmedi..yunan sanatciymis zaten ulkesinde..

Yorum Yapın

Arts Blogs