Sürpriz çeviri: Skjult (2009)


Uzakdoğu semalarından Kuzey’e doğru kanat çırpıp Norveç’e geçiyoruz bu çevirimizde.
Komşusu İsveç’in bu sene bizlerle buluşturduğu, hatta ikinci filmiyle de bizlere kucak açan ama daha izleme şansımızın olmadığı; Gizem, Suç ve Gerilim 3lemesini çok iyi işleyen Män som hatar kvinnor (The Girl with the Dragon Tattoo) filminden sonra; Norveç, çok iddialı olmasa da, korkutabilecek sahneleri ve gizem ögeleriyle beslenmiş konusuyla, çevirisini 1 gecede tamamladığım ender filmlerden. Bunda 350 satırlık altyazı da büyük bir etken sağlıyor tabii ki. Gerçekten merak ettim filmi çevirirken. Sürpriz bir şekilde başlayıp sürpriz bir şekilde de bitirdim diyebilirim. :))

İngilizce adı Hidden olan, Türkçe’ye çevirisini bir türlü uyduramayıp en sonunda SAKLI olarak çevirdiğim film 2009 yapımı ve yönetmen koltuğunda Pål Øie oturuyor. 2003 yapımı Villmark’tan sonra ikinci uzun metrajlı filmi Skjult.

Çocukluğunun geçtiği yöreye 20 yıl sonra dönen Kai Koss‘un, hiç de parlak olmayan bir hayat hikayesi vardır. Annesinin naaşı için geldiği kasabada, bazı gerçeklerle yüzleşmesi gereken Kai‘yi canlandıran Kristoffer Joner, 2003 yılında Avrupa’nın en iyi oyuncuları arasında gösterilmiş.
Filmdeki performansı da gayet iyi diyebilirim.
Avrupa sinemasından bir korku izlemek isterseniz, sizi Skjult ile baş başa bırakayım.

Çevirisine buradan ulaşabilirsiniz.


4 Comments

  1. Anonymous dedi ki:

    >Tavsiye ettiğiniz korku filmi var mı?

  2. SirEvo dedi ki:

    >Epeydir, şöyle adam akıllı bir korku filmi izlemedim. Cidden yav, ben epeydir korku filmi izlemiyorum. Sanırım bulamıyorum.
    Ama izlemediyseniz,
    – 1999 yapımı Blair Witch Project
    – 2007 yapımı [rec]
    – 2004 yapımı Shutter
    – 2004 yapımı bulamam derseniz 2008 yapımı yani re-make olan Shutter. Başrolünde Fringe'ten tanıdık bir isim oynuyor hatta.
    – Ben pek sevmesem de 2005 yapımı Descent'e de göz atabilirsiniz.
    – Sırf Vinnie Jones için izlenebilecek; The Midnight Meat Train (2008)
    – Janghwa, Hongryeon (2003) -> Ben bunun re-make'ini izledim ve çok etkilendim ama orjinalini izlemenizi tavsiye ederim. Senaryosu çok iyidir. Bunu bulamam derseniz yine re-make 2008 yapımı The Uninvited'a göz atın. Şahsen ben 2008 yapımı izleyip beğenmiş ve buraya da onunla ilgili bir yazı yazmıştım.

    Bunların dışında, kulaklığı takıp izlicem, gece geç vakitte izlicem sırf tırstmak için derseniz;
    The Strangers, Mirrors, Eden Lake, Hush, The Ruins diye uzar gider bunlar. 😀
    The Strangers'ı ben kulaklıkla izlemiştim evde yalnız ve gece, kesinlikle çok fena korkutuyor. Hele bir kapı çalma sahneleri var, ilk duyduğunuzda acayip tırsıyor insan..
    Umarım izlemedikleriniz veya izledikleriniz vardır. İzledikleriniz varsa yorumlarınızı merak ediyorum o filmler hakkında, selamlar…

  3. Anonymous dedi ki:

    >Öncelikle teşekkür ederim. The Strangers'ı izleyeceğim öncelikle :). Eden Lake ve Mirrors'u izlemiştim. Eden Lake klasik bir korku filmi. Mirrors'u beğenmiştim.

    Öncelikle The Strangers ve ardından The Uninvited'i izleyeceğim. Teşekkürler, saygılar…

  4. SirEvo dedi ki:

    >2 liste halinde yazdıklarımdan ilk listenin tamamını izlemenizi tavsiye ederim… Özellikle blair ve rec en iyileridir bence. :))
    İkinci liste de, klasik korku filmleridir sizin de dediğin gibi.
    İyi akşamlar…

Yorum Yapın

Arts Blogs