Sorun Yaratan Adam – Den brysomme mannen (2006)

Avrupa sinemasını ciddi manada işgal ettiğim şu son dönemde öyle güzel işlere denk geliyorum ki hangisi hakkında 2-3 satır dahi olsa bir şey yazmasam içim gidiyor. Hani insan merak ediyor bunca senedir ne işim varmış Hollywoodla falan diye. Hele hele böylesine farklı yapımları izledikten sonra yankilerin memleketine kırk yılda bir uğrasam fazla gelecek gibi duruyor.

Kuzey Avrupa’nın Norveçi’nden kopup gelen Den brysomme mannen‘in arkasında Jens Lien var. Per Schreiner‘in yazdığı filmin başrolünde ise Trond Fausa Aurvaag adında yine Norveçli bir aktör yer alıyor. Ki neredeyse bütün film onun ayak uyduramadığı çevrede şekilleniyor.

Sorun Yaratan Adam olarak Türkiye’deki raflarda yerini alan 2006 yapımı The Bothersome Man, öyle orijinal ve anlamlı bir senaryoya sahip ki, filmi bitirdiğinizde kendinize gelmekte zorlanıyorsunuz, tabir-i caizse koltuğa çiviliyor. Andreas nereden geldiğini bilmediği bir şehirde buluyor kendini. Kendine yetecek kadar para kazanacağı bir işi, kafasını sokabileceği güzel de bir dairesi ve taş gibi de bir sevgilisi var. Hayattan umabileceği her şeyi bulmuş gözüküyor. Ama bir sorun var, bir şeyler eksik. Olması gereken, ama günümüzde dahi olmasa da insanların varmış gibi yaptığı bir şey bu. Andreas bu durumdan biraz rahatsız gibi dursa da sorgulama yapma gereksinimini en başta kendinde bulmuyor ve bu hiç bilmediği hayata ayak uydurmaya çalışıyor. Ama o ne kadar ayak uydurmaya çalışsa da, bu nereden geldiğini bilmediği şehirde yaşadığı ve gördüğü enstantaneler kafasındaki soru işaretlerini biraz daha arttırıyor. Yediğiniz yemeğin tadı, kokusu yoksa, içtiğiniz içki sizi sarhoş etmiyorsa, beraber olduğunuz insan başkalarıyla da aynı düzeyde görüşüyor ve bu durumu çok doğal karşılıyorsa ne yaparsınız? Siz de bu monotondan da ileri düzeydeki hayatı yaşamaya mı çalışırsınız yoksa bundan kurtulmaya mı?

Sorun Yaratan Adam, belki de son zamanlarda izlediğim en çarpıcı ve en etkileyici filmlerden biri. Anlatım tarzıyla ve gizemiyle de bu farklılığı sonuna kadar götüren çok farklı bir iş. Bir kere oyunculuklar çok iyi. İskandinavlar’ın o soğukluğu filmin havasına cuk oturmuş. Bunun yanında müzikler de muazzam bir uyum yakalamış. Mest ediyor resmen. Ama hepsinin yanında öyle güzel ve parmakla gösteren bir senaryoya sahip ki, bittiği gibi baştan izleme isteği duyuyor insan içinde.

Jens Lien herkesin hoşuna gitmeyecek bir filme imza atmış. Cannes ve Norveç’in Oscarı olarak kabul edilen Amanda Ödülleri de dahil bilimum yerlerden 19 ödül ve 4 adaylığa sahip Den brysomme mannen, yaptığı eleştiri ve göndermelerle kendini uzun süre unutturmayacak kesinlikle. Hatta bünyeye daha bir oturması için birkaç kere daha izlemek gerektiğini düşünüyorum. Yazanın kalemine, çekenin kamerasına sağlık. 9/10


15 Comments

  1. sweet drop diyor ki:

    Koşarak eve gidesim geliyor ama sen böyle anlatınca.Bu haftasonu ilk bunu izlicem.
    Bizimle paylaştığın için sağol.Zevklerin zevklerimiz oluyor.

    • SirEvo diyor ki:

      Sen de değerli yorumlarını bizimle paylaştığın ben teşekkür ederim. İzledikten sonra da bekliyorum yorumunu.

  2. Meczup diyor ki:

    http://i.imgur.com/RDpEM.png şekil 1-a da da görüldüğü üzere listeye alındı. Maraton sonrası izlenecek ilk filmlerden biri olacak gibi gözüküyor.. ellerine sağlık paylaşım için..

  3. volkan diyor ki:

    allah aşkına şu film güzel mi ya, tabi kişiye göre değişir ama öyle bir övmüşsün ki çok güzel birşey bekliyordum, sonuna kadar dayandım acaba… diye. ama nafile…

    • SirEvo diyor ki:

      Herkes her filmi beğenecek olsaydı, kimse film çekmek için çaba harcamaz, hep aynı şeyler yapılırdı dostum. O da senin görüşündür, saygı duyarım. Ama yani yazıyı okumuş isen “Jens Lien herkesin hoşuna gitmeyecek bir filme imza atmış.” diye belirttiğimi de görürdün sanırım.

  4. arnawut diyor ki:

    garip bir film, senin yorumlarını filmleri izledikten sonra okuyorum, daha bi değişik oluyor. hayat hakkında vurucu öğeler mevcut ve bunu benim dışımda başkalarının da görmesi hoş. ayrıca, benzici de wilkommen pankartı asan adamın, her defasında üşenmeden aynı şeyi yapması da insanların yapmacıklıkta ne kadar aşabileceklerini hissettirdi :)))

    son 5 filmi senin tavsiyelerine göre izledim ve memnunum evrim. aynen devam:)))

    • SirEvo diyor ki:

      Beğenmene sevindim. Aslında tavsiye bol da, buraya hepsini ekleyemiyorum. Twitter’dan anlık paylaşıyorum, haberin ola. 🙂

  5. hakan yücel diyor ki:

    enterasan garip bir filmdi.ama çok beğendim açıkçası.avrupa sinemasını bu tip özgün senaryoları dolayısıyla çok sık takip etmeye başladım.bunda senin yorumlarında etkili oldu tabii.naçizane benimde birkaç film tavsiyem olacak. ilk ikisi almanya dan “Die Welle” http://www.imdb.com/title/tt1063669/ ve diğeri ise “Das Leben der Anderen a.k.a The Lives Of Others” http://www.imdb.com/title/tt0405094/?ref_=fn_al_tt_2 kesinlikle izlenesi filmler.

    • SirEvo diyor ki:

      Tavsiyeler için teşekkürler. İki filmi de izleyeli epey oldu ama bir tekrar dahi yapılabilir. Son yıllarda Almanya’dan çıkmış en iyi birkaç filmden ikisidir muhtemelen, Die Welle ve Das Leben der Anderen.

  6. sweet drop diyor ki:

    Ve izledim.İzlerken müziklerin şahaneliği filmi bir durdurdu.Soundtrack albümü aradım ne yazık bulamadım.
    Bunları yazarken de filmin sonundaki müzik kulağımda.
    Çok güzeldi ama çok da yaralayan bi filmdi.
    Benim kalbim en çok metrodaki o sahnelerde,tüneldeki çabalarda ve tabi sonrasında burkuldu.
    Filmin en çarpıcı sahnesi Andreas’ın yarabere içinde eve geldiğinde gördüğü muameleydi.
    Farklı filmleri bulmama yardımcı insanların başına geliyorsun.Çok teşekkürler.
    Bi de son olarak o et çarpan demir yığını diyorum.Ve kaçıyorum.Hala kulaklarımda..
    Hayır bi de şey var.Bir parça kurabiye ya da kek.Dünyanın en güzel en ulaşılması zor şeyi olabilir.
    Yediklerimizi çiğnerken iki kere düşünelim derim.

    • SirEvo diyor ki:

      Underrated ötesi bir film sonuç olarak. Şöyle bir sarsıyor. Bitirdikten sonra ne oldum diyorsun. Güzel yorumların ve her zamanki desteğin için bir kez daha teşekkürler.

  7. Himmet diyor ki:

    Bu kadar övgüden sonra bu filmi seyretmeden duramam. Daha sonra da yorumumu yazacağım. Tavsiye için teşekkürler.

  8. fatih diyor ki:

    tamamdır buldum :))) cok sağolasın sayın admin

  9. Miralay diyor ki:

    gercekten güzel bir film… tavsiye icin ve emegin icin tesekkürler

Yorum Yapın

Arts Blogs