Sons of Anarchy’nin 5. Sezonu Başladı -Sovereign –

Arada bir düşünüyorum neden bu Sons of Anarchy benim en sevdiğim diziler arasında diye ama hani şu 5. sezon açılışını gördükten sonra böyle bir düşüncenin aklımın ucundan dahi geçmesine kızmam gerek. Çünkü SOA öyle bir başlangıç yaptı ki yeni sezona, düşman çatlattı desem yeridir.

Kadrosu, oyunculukları, senaryosu, müzikleri, gözünüzü açıp kapayıncaya kadar biten bölümleri ve hatta sezonlarıyla Sons of Anarchy son birkaç yıldır benim gözümdeki en iyi dizilerden biri. 5. sezonu için uzunca bir süre beklediğimiz FX’in suçu bol dizisi geçtiğimiz günlerde yeni sezonuna merhaba dedi. Ama ne merhaba!

*Yazının bundan sonraki kısmı bölüme dair ciddi spoiler içerir*

Spoiler vermeyi sevmiyorum ama yahu bir insanın evladı gözünün önünde nasıl diri diri yakarak öldürülür? Nasıl bir intikamdır bu? Zencilerin klanı Niners’ların esas adamı olarak karşımıza çıkan Pope (Lost’tan Michael olarak hatırladığımız Harold Perrineau) bu sezon epey baş ağrıtacak gibi. 4. sezon finalinde zaten Niners‘la aralarında bir şey olacağını göstermişlerdi ama hani Pope karakteri epey bir acımasız çıktı. Yardımcısının da ondan kalır yanı yok tabii. Kurt Sutter abi coşmuş.

Bu arada Dexter’dan savcı Miguel Prado olarak hatırladığımız Jimmy Smits de bambaşka bir karaktere bürünmüş olarak karşımıza çıktı Sovereign‘de. Halka faydalı bir iş kolunun önemli bir adamı olarak gözüken Nero, daha ilk bölümden SAMCRO’ya kucağını açtı ama bakalım karşılığında neler isteyecek? Güzel ablamız Katey Sagal’la yetineceğini sanmıyorum ben.

Masaya yeni oturan abilerden biri ayağını şişman dostumuzun üstüne attığında aslında bunun altından bir şey çıkacağını beklemeliydik. Beni de twitter’dan bir arkadaş uyarınca farkettim, o bölüm finalindeki takma ayak SAMCRO’ya yeni gelen üyelerden birine ait. Evet, şimdi hatırladınız galiba. Bu kadar kalite kontrol yapmadan üye almak da hiç yakışmıyor hani. Gerçi masanın etrafı öyle bir doldu ki, kimin eli kimin cebinde belli değil. Entrikanın kralı döndü yıllardır, o yüzden pek abartmasak mı? Ama bu yeni gelen pek hayırlı gelmedi. Bakalım…

Bölüm üzerine yazacak daha epey bir şey var. Clay’in dönüşü, Opie’nin gidişi, hapisten çıkan Bobby, İrlandalılarla yatağa girmek zorunda kalan Jax vs diye devam ettirebiliriz. Ama benim anlamadığım 60 dakikalık bir bölüm nasıl bu kadar çabuk bitiyor? Nasıl bir anda o finaldeki enfes slow parçayla başbaşa kalıyoruz? Nedir bu işin sırrı Kurt amca bize de söyle!

Yeni sezon çok çok iyi başladı. Hani tahminimden de iyi başladı. Hatta o kadar iyi başlamış ki, şimdiye kadar en çok izlenen bölüm olmuş, rekor kırmış. Süper bir sezon bizi bekliyor. Erkenden bitecek olması sebebiyle sindire sindire izlemekte fayda var. Tabii siz hala SOA’yla tanışmadıysanız, hemen buraya tıklayarak spoiler-free tavsiye başlığını okuyorsunuz.

Sizin yeni sezona dair görüşleriniz nedir? Var mı hoşuna gitmeyen, daha iyisi de olabilirdi, beklediğimden kötü çıktı diyen?


3 Comments

  1. FeeLThePain diyor ki:

    Muhteşem bir açılış yaptı SoA. Yeni karakterler, tanıdık simalar görmek güzel oldu. Ama Tig’in başına gelen yemin ediyorum altından kalkılabilecek bir olay değil. Artık tamamen intikam için yaşayacak, bu sezon gözünü kan bürümüş bir Tig izleyeceğiz.
    Pope amca fena bir giriş yaptı ama bakalım nasıl çıkacak bu işin içinden…

  2. Hakan diyor ki:

    5. sezonuyla mükemmel bir geri dönüş yaptı, bana göre izlediğim diziler arasından en iyi season premiere idi. Kulübe katılan yeni simalar ve Dexter’dan ve Lost’tan tanıdık simalar görmek de harika oldu. Pope damgasını vuracak gibi… Heyecanla bekliyoruz önümüzdeki bölümleri.

    Not: Bu arada yazıya ek olarak bir ekleme yapmak istiyorum, Dexter’dan bir karakter daha var. Dedektif Mike Anderson olarak izlediğimiz Billy Brown, Pope’un bir numaralı adamı August Marks rolünde. Dexter’da da gerek konuşma tarzı, ciddi ses tonu ve zeki, hırslı dedektif rolüyle beğenmiştim. SoA’da da birinci bölüm itibariyle aynı güzel performansı gösterdi denebilir.

    • SirEvo diyor ki:

      Evet, Dexter’dan diğer elemanı da farketmiştim ama yazarken aklımdan çıkmış galiba. Farkedilmeyecek gibi de değil hani. 🙂

Yorum Yapın

Arts Blogs