Son Sefarad – Beyazıt Akman

< style="text-align: justify;">İnsan Beyazıt Akman eserleriyle tanıştıktan sonra sadece iki kitap yazmış olmasına üzülüyor. Hayranlıkla, pür dikkat, soluk soluğa okuduğumuz Dünyanın İlk Günü‘nden sonra İmparatorluk üçlemesinin ikinci kitabı olan Son Sefarad‘ı elime almamla bitirmem de bir oldu bu yüzden. Aslında sindire sindire, ağır ağır, belki de aylara yayarak okumak gerek bu adamın yazdıklarını ama öyle güzel betimliyor, öyle güzel birleştiriyor ki harfleri okumadan duramıyor, hikayenin devamını dinlemeden edemiyorsunuz.

Dünyanın gidişatını değiştiren İstanbul’un Fethi’ni anlatan ilk kitaptan sonra, İmparatorluk II’de, yani serinin ikinci kitabı olan Son Sefarad’da tarihi biraz daha ileri sararak Fatih’in oğlu II. Bayezid‘in emriyle yapılan, tarihin belki de en büyük kurtarma operasyonlarından birine yer veriyor Beyazıt Akman. Tabii bu hikayeyi de kuru kuru, sıradan bir olaymış gibi değil, nefes verdiği diğer detaylar ve aralara müthiş serpiştirdiği güzelliklerle yine uzun süreler tadı tamağınızda kalacak bir şekilde sunuyor size.

Beyazıt Akman’la tanışana kadar tarih okumayı sevmeyen bendenize bile “delirdin mi sen” diye ihtar çeken genç yazar, çok iyi yaptığı şekilde, bir kez daha birkaç koldan anlatarak bir kitaptan çok film havasında bitirmenizi sağlıyor serinin ikinci kitabını. Her yeni sayfaya geçtiğinizde biraz daha okumak istiyor, her bölümü bitirdiğinizde “acaba diğer tarafta durumlar ne?” diye merak etmekten kendinizi alamıyorsunuz.

Dünyanın İlk Günü’nden sonra Son Sefarad’la da aynı tadı vermeyi başarması, aynı kaliteyi sektirmeden devam ettirebilmesi, okuyucu için kitabı vazgeçilmez hale getirmesi Beyazıt Akman’ın en sevdiğim yanlarından oldu. Tarihi bilgisi ve araştırmaya olan tutkusu zaten kitabın her sayfasında buram buram kokuyor ama bunu kaleme döküp bir de bu kadar etkileyici bir kitap yazmak, daha doğrusu iki kitap yazmak büyük başarı. Sırf bu yönüyle bile çoğu yazardan sıyrıldığını söyleyebilirim. O yüzden hala bu adamla tanışmadıysanız bana kalırsa bu çok büyük bir kayıp. İlk gördüğünüz yerde satın almanızı ve türüne bakmadan balıklama dalmanızı tavsiye ederim. Son dönemde okuduğum en iyi birkaç kitaptan biridir. 10/10


Yorum Yapın

Arts Blogs