Sizden istediğimiz işte bu…


Bu kadar ya, bu kadar işte. Adam gibi top oynayın, gol atacağınız pozisyonları gole çevirin, defansı adam gibi yapın, gerisi gelir zaten.
7’de 7 oldu. İlk 6 haftasında tarihinin en kötü BJK’sini izlediğimiz 2009-2010 sezonu ciddi ciddi garip bir dönem geçiriyor.
İlk 6 hafta rezil bir BJK. Sanırım 1 galibiyet. 6 haftada 10 puan toplayamayan bir BJK.
Ardından Ankaraspor ligden gidiyor ve BJK o haftadan sonra coşmaya başlıyor. Önüne geleni tokatlıyor. Tabii CL’yi saymıyorum, annemizin liginden bahsediyorum.

Evet, Ankaraspor düştü ve Ankaraspor’u fikstürde takip eden BJK bir anda açılmaya başladı.
Herkes, ben dahil, “ohoo adamlar dinlenip gelecek, büyük dezavantaj” dedik, dediler.
Ama tam tersi oldu. Ekstradan 1 hafta dinlenen her takım BJK karşısında mağlup oldu.
Belki hiç de bir alakası yok ama ne olursa olsun BJK rezil başladığı sezonda bir anda yakaladığı ivmeyi biraz da olsun güzel futbolla lehine çevirdi ve şimdilik işler iyi gidiyor gibi. Taraftar da artık tüpçüye yüklenmiyor. 87’de kısa da olsa biraz tepki vardı ama hemen ıslıklar yükselince susmak zorunda kaldılar. Son dakikada aynı olay tekrarlansa da önceki maçlar gibi 90 dakika süren tipten tepkiler olmadı uzun bir aradan sonra.

İbrahim Üzülmez maçta 2 asist yaptı, sanırım 2 tane de gollük pas verdi. Bana göre, şimdiye kadar izlediğim en iyi İbo’ydu. Kendisini pek sevmem ama keşke hep böyle oynasa….
Bobo TS maçından sonra yine golünü atıp birazcık daha rahatladı sanırım. Umarım geçen seneki formunu yakalayıp sadece büyük maçlar olmadan her maç forvetlik görevini yerine getirir ve bizi çizgiden top çıkartan Nobre’ye mahkum etmez. 🙂


Lugano’nun yorgunluğu, Alex’in yokluğu, Emre ve Kazım’ın çirkefliği bunlara eklenince Beşiktaş için galibiyet kaçınılmaz oldu.
Aldığımız tabii ki sadece 3 puan. Haftaya ola ki 1 mağlubiyet alsak fark yine açılır. O yüzden Fener’i yenmekle iş bitmiyor. Bundan sonraki maçlara da bu futbolu yansıtıp istikrarı korumak lazım.

Bu arada Kazım hakkında 1-2 şey yazmadan olmaz.
Şimdiye kadar gördüğüm en çirkef, en itici, en gereksiz futbolcu olduğunu bir kez daha kanıtladı. Özellikle maçtan önce profilinde paylaştığı yazıda “BJK” olan kısmı “8JK” olarak yazarak.
Böylesine kişiliği zayıf insan müsfettesi bir adamın Fener gibi büyük bir klüpte olması acı verici. Üstüne Milli Takım’da olması da iyice skandal. BJK’de de GS’de de böyle adamlar geldi geçti belki ama ben bu kadarına şahit olmadım. Her pozisyondan sonra hakeme yüklenen, el kol hareketleri yapan, dandirik bir taç pozisyonunda hakem “ona göre” yanlış karar verince “FUCK OFF” diyen adam futbolcu mu diye insan soruyor kendine…


Yazıyı Kazımla bitirmek olmazdı. Son olarak Ferrari’ye teşekkür etmek istiyorum. Yıllardan beri delik deşik olan BJK defansının, bu sene en az gol yeme başarısını göstermesinde büyük payı var. Hataları da elbet var ama artıları eksileri çatır çatır götürüyor. Onun defans zihniyetini izlemek çok büyük zevk veriyor. Umarım bu istikrarı o da bozmaz.
Fink’in attığı o gole ise diyecek bir şey yok. Bütün maç doğru düzgün gözükmese de attığı gol müthişti.
Ve en son son son olarak 🙂 taraftardan istediğimiz de bu. İzmir’de dövünüyoruz, maçlara gidemiyoruz. Bari siz sadece takıma yönelin. Bırakın etrafı yahu. BJK’nin size ihtiyacı var.


5 Comments

  1. Schumy diyor ki:

    >En baştan başlayım.

    Dinlenen takımların maç eksiğiyle karşınıza çıkacağını iddia etmiştim. Yani dinlenmiş olmak her zaman iyi değil. Tabi bu arayı bir hazırlık maçıyla değerlendirse takımlar çok farklı olur eminim.

    Demirören'e son dakikada tepki verenler de bak oğlum skor taraftarı olmayalım diye çırpınan ve yönetimden para yiyen tiplerden başkası değildi. Yani bu mantıkla toplu tepkinin de skor ve galeyana gelme yüzünden olduğunu söyleyebiliriz. Tribünün %80'inin bu işlerle alakası yok yani.

    Ferrari de Ronaldo ve Zago'dan sonra Beşiktaş'a gelen en iyi defans oyuncusu diyebiliriz. Gerçekten onun gibi bir adam bugün Galatasaray'da olsa Uefa için ciddi anlamda büyük aday olurdu.

    Son olarak da Beşiktaş'ı Fener'e koyduğu için kutluyorum. Bir blogda da Ferrari Kazım'ı(a) attırsın diye yorum yapan bir arkadaş vardı, onu da kutluyorum 😀 😀

  2. stalker diyor ki:

    >maçın özeti, koyduk mu 🙂

    ben başka bişey diycem.

    çok holivud ve güncel içerik var blogda. avrupa sineması ve eski filmlere değinmeni de isterük. ne zamandır şu yorumu yapayım diyodum kısfmet fb maçınaymış.

    sevgiler..

    koyduk mu 🙂

  3. SirEvo diyor ki:

    >Merhaba,
    Ben de aslında Avrupa sineması yazma taraftarıyım ama elimde o kadar çok fim var ki, onları eritmeden Avrupa sinemasına geçemiyorum. HDD'lerde yer kalmadı. Sürekli film izleyip silme işlemi falan yapıyorum. Birazcık da zorunluluktan Hollywood izleyip yazıyorum diyebilirim.
    Avrupa sineması olmasa da arada eski filmlerden de izlemeye gayret gösterip yazıyorum da çok seyrek oluyor ne yazık ki…

    Senin yazının başlığı bomba zaten. 😀

  4. Bora-MAN diyor ki:

    >Abıl bu adamlar bize çalıoyr olm resmen :D:D

    Aferim her zaman böyle 🙂

  5. SirEvo diyor ki:

    >Biz size çalışmıyoz, kendimize çalışıyoz sanırım. :))

Yorum Yapın

Arts Blogs