Senin Hikayen (2013)

Başta Hollywood olmak üzere birçok ülke sinemasında aile ilişkilerinin ne kadar laçka olduğu üzerine her yıl onlarca belki yüzlerce film çekiledursun, güzel ülkemin o kadar güzel bir yapısı var ki, gündemi hergün farklı da olsa, yaşananlar her an değişiklik gösterebilse de Senin Hikayen‘deki gibi içinizi sıcacık eden bir yuvayla her saniye karşılaşma olasılığınız var.

Filmi çok beğendim öncelikle. Bayıldım bile diyebilirim fakat ondan önce başka bir detayı anlatayım istiyorum. Filmden çıktım, durağa yürüyorum. Yaşlı bir teyze elinde kocaman bir soba taşıyor, mağazadan yeni almış. Yanında da eşi. Amcam biraz zor yürüyor, belli taşıyacak hali yok. Yaklaştım yanına ve sobayı kaptım elinden. Yol boyunca biraz sohbet ettik, ben şu an çalışmadığımı da söylemiştim ve ayrılırken amca telefonumu istedi belki bir yardımı dokunur diye, teyze dualar edeceğini söyledi. Başka biri olsa, taşımalarına yardım ettiğim için teşekkür eder ve ayrılırdı belki ama amcayla teyze o kadar içten konuştular ki…

Kaybedenler Kulübü‘nü izleyip epey bir hayran kalmıştım. Bizden bu kadar güzel bir uyarlamayla karşılaşmak, bu kadar farklı bir hikayeyi izlemek çok çok keyif vermişti. O filmin arkasındaki Tolga Örnek (Labirent, Devrim Arabaları’nın da yazar-yönetmeni aynı zamanda) yine kalem ve kamerayla şahane seyirlik sunmuş. Hem yazmış hem de yönetmiş Senin Hikaye’ni. Timuçin Esen ve Selma Ergeç başrolleri paylaşmış, Sait Genay ve Nevra Serezli gibi ustalar da o kadar doğal canlandırmışlar ki karakterleri, basit konusuna rağmen son anına kadar sıkılmadan gözümü ekrandan ayırmadık.

Bence mizah çok önemli. Güldürmek büyük bir ustalık gerektiriyor. Özellikle bel-altı çalışmadan güldürebiliyorsanız çok çok büyük bir iş yapmışsınız demektir. Tolga Örnek de onu becermiş. Filmin büyük bir kısmını kahkaha atarak geçiriyorsunuz. Tek başınıza değil, bütün salon baya baya gülüyorsunuz. Bir yerli filmi izlerken bu kadar çok güldüğümü çok az hatırlıyorum. Ancak Tolga Örnek öyle güzel bir iş yapmış ki, filmin büyük bir kısmını gülerek izlesek de salondan yüreğimiz buruk ayrıldık. Yani mizahı önden yedirip karakterlere ısıtıyor, finalde de topu doksana gönderip seyirciyi ufaktan da olsa parçalıyor.

Dünyada her şeyden çok torun isteyen bir babanenin hikayesi Senin Hikayen. Evliliklerinde büyük bir karar aşamasında olan bir çiftin hikayesi aynı zamanda. Bir taraftan ne yapacağız diye birbirlerine soruyorlar, diğer taraftan baskının en kralını yiyorlar. Müzikler… Müziklerle de ben buradayım diyen bir iş. Cem Adrian, Ben Seni Çok Sevdim‘i muazzam söylemiş. Tolga Örnek, Kaybedenler Kulübü’nde beraber çalıştığı Cavit Ergun‘u yine yanına alarak ne de güzel yapmış.

Dört oyuncu. Çok yakın olan bir hikaye. Aile sevgisi, torun mutluluğu, baba olma duyguları, kazanılanlar ve yitirilenler… Senin Hikayen, özgün olmayan ancak içimizden konusunu dram ve mizahla o kadar özgün harmanlamış ki, oyunculukların da katkısıyla içinizi sıcacık eden bir tad bırakıyor bünyede.

Fragman: http://www.youtube.com/watch?v=P3bfwV5RbvA
Facebook: http://www.facebook.com/seninhikayenfilm
Twitter: http://www.twitter.com/senin_hikayen


One Comment

  1. ali diyor ki:

    son yillardin en guzel filmlerinden duygusal hemde komik.kosede kalmis film yine duyulmadi

Yorum Yapın

Arts Blogs