Sağımız Solumuz Sinema

Böyle bir şey yapmak istiyordum ne zamandır, bir türlü start veremiyordum. Bir şekilde başlamak lazım. Twitter‘dan zaten paylaşıyorum da, eminim kaynıyordur arada. Gözden kaçmasını istemediğim ufak ama güzel detaylar, ufak ama önemli haberler, ufak ama hoş resimler olacak. Sağdan soldan topladıklarım işte. Devamının gelmesi dileğiyle diyelim ve başlayalım…

– National Geographic, Japonya’daki felaketle ilgili bir belgesel hazırlamış. Direk görgü tanıklarının ağzından, etkileyici bir şey olacak gibi. 15 Mayıs’ta yayınlayacakmış oralarda. Buralarda ne zaman nasıl yayınlanır göreceğiz, merakla beklemedeyiz.

Fox kanalı 5 diziyi birden iptal ederek kendi çapında bir rekor kırdı sanırım. Human Target ve Lie to Me başta olmak üzere, The Chicago Code, Breaking In ve Traffic Light iptal olanlar. Human Target’ın 2. sezonunun 6. bölümünde bırakan biri olarak, hakettiler diyebilirim. İlk sezonu iyiydi. Aksiyon açlığımızı hiç yoktan gideriyordu. Çekimleri ve kurgusu falan idare ediyordu ama 2. sezon önce jeneriği değiştirdiler sonra da hikayeler aşırı basite indirgendi. Zaten bırakmıştım, denk geldi iptal olması. Lie to Me’yi de 2. sezonun son 2 bölümünü izleyemedim. 3. sezon da kaldı öyle. Aslında dizinin olayı belli, mimik ilmiyle cinayet çözen adamlar. Seviyordum, hastası değildim ama üzüldüm iptal olmasına. Diğer 3 dizi hakkında bir şey diyemeyeceğim. Geçmiş olsun.

Coen biraderlerin ’96 yapımı Fargo filmi için güzel bir afiş hazırlamışlar. Film de iyidir hani. Coen’lerin sevdiğim nadir filmlerinden. İzlemediyseniz bir bakın.

Vin Diesel, Fast Five (Hızlı ve Öfkeli 5: Rio Soygunu olarak Türkiye’de vizyona giren film oluyor bu. Dağıtıcılar nasıl bir mantıkla bu ismi bulduysa, ayrıca onları da kutlamak lazım. Hadi 5 tamam da, Rio Soygunu’nu niye ekliyorsun arkadaş…) için Oscar‘a aday gösterilirse şaşırmam gibilerinden laflar söylemiş. Tamam, severiz seni. Karizma falansın ama film boyunca yaptığın tek şey poz atmak zaten, bide çıkmış Oscar falan diyorsun, ayıp ediyorsun. Film iyiydi ama ona lafım yok. Bir aksiyondan beklenen her şeyi veriyor. Ama o kadar. Öyle imdb’de 8’lere oynayacak bir film değil kesinlikle.

– “Doctor Who temalı düğün pastası nasıl olur?”a cevap için hazırlanmış olsa gerek.

– İlk sezonuyla epey etkileyen, son 2 bölümüyle de ağlatan Showtime dizisi The Big C, 28 Haziran 2011‘de 2. sezonu için tekrar merhaba diyecek. Laura Linney‘in başrolünde olduğu Altın Küre’li diziyle henüz tanışmadıysanız 2. sezon başlayana kadar epey vaktiniz var.

– Diğer haberimiz yine dizi dünyasından. House; 8. sezonu için, Chuck da 5. sezonu için onay almış bulunuyor (Chuck resmi değil dese de, her an resmileşebilir). Her iki diziyi de izlemediğim için bana bir etkisi yok ama özellikle Chuck hayranları şaşırmış olsa gerek. Kötü diyorlardı son sezon. House’çular için hep bayram zaten.

– En tepedeki afiş ne alaka diyorsanız, “eğer yazın vizyona girecek filmlerin posterleri gerçekleri anlatsaydı” nasıl olurlardı diye bir çalışma yapmışlar. Harry Potter‘dan X-Men‘e, Cars 2‘den The Tree of Life‘a müthiş göndermeler var. Mutlaka inceleyin.

– Bir önceki kayıtta Danny Trejo‘nun SOA‘nın 4. sezonuna konuk olacağını yazmıştım, kaynamasın. O tiple şahane bir seçim olmuş bence.

Cannes‘daki festival nedeniyle oteller ateş pahası olmuş. Lüks otellerdeki suitlerin geceliği 40 bin dolara kadar fırlamış. İnsan olmamak gerek orada tatile gitmek için herhalde. Bu arada Nuri Bilge Ceylan‘ın Bir Zamanlar Anadolu’da filmi de yarışıyor biliyorsunuz. Son gün gösterilecekmiş hatta. Büyük avantaj. Yine kazanacaktır bir şeyler. Go NBC diyoruz.

– Bir videoyla bitirelim. Filmlerdeki müthiş sandviçler diye ufak bir kesit sunmuşlar youtube’da. Annemizin yaptığına benzemez tabii ama müziği falan güzel olmuş.

Şimdilik paylaşacaklarım bu kadar. İzmir muhaberiniz SirEvo bildirdi… (Devamı için lütfen baskı ve pres yapmaktan kaçınmayınız.)


Yorum Yapın

Arts Blogs