[Rec] 3 Genesis (2012) – Fiyasko

El kamerasıyla çekilen filmlerin gerilimi biraz daha gerçek hissettirmesi, seyirciyi ve yönetmenleri de bu teknolojiyle filmler çekmeye itiyor son zamanlarda. Tabii kapı sadece gerilimle açılmıyor, düşük maliyet ve yüksek getiri de kamera arkası ekibi iten önemli etmenlerden. Ancak ortada bir sıkıntı var, duracakları yer konusunda kamera arkası ekip nasıl davranacağını bilmiyor. Taşı sıkıp suyunu çıkartayım derken, seriyi uzatıp cıvığını çıkartıyorlar.

[Rec] serisi de böyle başladı. Bana kalırsa ilk film, bu türdeki en iyi filmlerden biridir. Serinin devam filmi biraz kendini tekrar ediyor gibi dursa da, yine verdiği gerilim ve heyecanıyla beni ekstra bir şekilde tatmin etti. Hele ki elimizi atsak klişesi bol gerilime rastladığımız şu dönemde, bir de el kamerasına fazladan ilgi duyan birisiyseniz, serinin ilk iki filmi kesinlikle doyuruyucuydu.

Ancak sırf “olsun da, nasıl olursa olsun” mantığıyla çekildiği her saniye buram buram kokan serinin son halkası [REC]³ Génesis, nasıl bir dokunuş hissettiyse, şimdiye kadar izlediğimiz bütün gerilim filmlerindeki saçmalıkları ve klişeleri toparlayıp ortaya inanılması zor bir iş çıkarmış. Daha doğrusu serinin adına hiç yakışmayan bir film olmuş bu. Bunun yegane suçlusu da Paco Plaza‘dur benim gözümde. Aslında ilk 2 filmi beraber çektikleri Jaume Balagueró‘nun çekip gitmesi ve filmin tamamen Paco Plaza’ya kalması sebebiyle Balagueró’yu suçluyorum ben daha çok.

Rec dışında daha önceden iki tane korku filmine imza atan Paco Plaza güzelim çorbayı almış, içine öyle saçma sapan, öyle absürd baharatlar eklemiş ki, ortaya çıkan ne idüğü belirsiz nesneyi verseniz kedi-köpek izlemez. Ada: Zombilerin Düğünü diye bir yerli yapım vardı, izlememiştim ama filmin adıyla Rec 3’ün konusu tamamen aynı. Bir düğünü basan zombiler ve düğün ahalisinin zombiye dönüşmeleriyle ortaya çıkan curcuna.

Yer yer komik, yer yer iğrenç, yer yer rezil, yer yer absürd. Paco Plaza abimiz güzelim Rec serisini kara bir leke olarak anımsamamızı sağlayacak 80 dakikalık bir video yaratmış. Öyle saçma, öyle gereksiz ki, yer yer kendimi Twilight serisinden bir film izliyormuş gibi hissettim. O serinin bile kendine has bir üslubu var yahu, seyircisi ne izleyeceğini biliyor ve ona göre atıyor elini cebine. [REC]³ Génesis ise tarif edilemeyecek kadar farklı, seriye hakaret düzeyinde bir gösteri, hatta twitter’dan bir arkadaşın dediği gibi, tam anlamıyla bir parodi.

[Rec] ve [Rec] 2’yi izleyip beğenmiş olabilirsiniz, hatta el kamerasıyla çekilen filmlere de ayrı bir ilginiz ve sevginiz vardır belki ama benim düştüğüm hataya sakın düşmeyin. [REC]³ Génesis, ne el kamerasıyla çekilip germeye çalışan, ne de serinin önceki filmleriyle uzaktan yakından alakası olan bir film. Başlı başına değerlendirilmesi gereken ve seriyi hiç izlemeyenlerin görmesi gereken bir yapım. Belki ancak öyle sindirilebilir, ancak öyle belirli bir kategoriye sokulabilir. Ben yine de uzak durmanızı tavsiye ederim. 4/10


Yorum Yapın

Arts Blogs