Oscarlarını ne yaptılar?

Russell Crowe (Gladiator, 2001): Eğer dalga geçmiyorsa, Crowe heykelini Avustralya’daki çiftliğinin kümesine koyduğunu söylemişti. Herhalde tavuklarına daha iri yumurtlamaları konusunda ilham versin diye…

Timothy Hutton (Ordinary People, 1981): Yakın zamanda USA Today’e verdiği söyleşide şöyle buyurmuştu: “Beş yıl önce kız kardeşimle New York’taki evimde parti veriyorduk. Heykeli aldı buzdolabına koydu. İnsanlar dolaba gidip içecek bir şey aldıklarında bunun hoş bir şaka olacağını düşünmüştü. Hâlâ orada duruyor.”

Dustin Hoffman (Kramer vs. Kramer, 1980 ve Rain Man, 1989): InStyle dergisine verdiği söyleşideki beyanı: “Eskiden Oscar’larımı gözlerden uzak tutardım. Ama artık çalışma odamdaki şömine rafında duruyorlar. Fikrimi ne değiştirdi derseniz… Muhtemelen yıllardır aldığım terapiler…”

Morgan Freeman (Million Dollar Baby, 2005): 1988’de evini inşa ettirirken, ustalardan biri bir ödül vitrini yapmak istemiş. Vitrinin en üst rafına da “Park Yasak: Yalnızca Oscar’a!” yazılı akrilik bir tabela koymuş. Aktör gecikmeli Oscar’ına kavuşunca heykelin yeri çoktan hazırmış anlayacağınız!

Catherine Zeta-Jones (Chicago, 2003): Aktrisin heykeli uzun bir tatilde. “Bermuda’daki yazlığımızda duruyor. Oralarda pek Oscar olmaz diye düşünmüştüm. Tabii her gelen fotoğraf çektirmek istiyor.”

Juliette Binoche (The English Patient, 1997): Heykelinin sonu en hazin olan da Fransız aktris. Eve getirir getirmez kurcalamaya başlayan küçük oğlu koskoca Oscar’ın altın kaplamasını kısa sürede epeyce kazımayı nasılsa becermiş!

Gwyneth Paltrow (Shakespeare in Love, 1998): Bir İskoç gazetesine, Oscar’ını bir depoya kaldırdığını söylemişti: “O şeyi evimde istemiyorum. Beni korkutuyor!”

Tilda Swinton (Michael Clayton, 2008): Ödül kabul konuşmasında söz verdiği gibi, Oscar’ını menajerine vermiş!

Angeline Jolie (Girl, Interrupted, 2000): “Kazandığımdan beri görmedim. Ödülleri pek yakınımda tutmuyorum çünkü bence böylesi daha iyi.” Jolie’nin Oscar’ı 2007’de ölen annesinde duruyordu.

Marlon Brando: (Rıhtımlar Üzerinde, 1954; The Godfather, 1972): Biliyorsunuz, “Baba”yla kazandığı Oscar’ı almaya gitmediği gibi ödülü kabul için yerine yarı çıplak bir Kızılderiliyi göndermesi meşhur hikayedir. Otobiyografisinde “Rıhtımlar Üzerinde”yle kazandığı ilk heykelin ise nerede olduğuna dair hiçbir fikri olmadığını yazmıştı.

Whoopie Goldberg (Ghost, 1991): 2001’de temizlensin diye UPS’le kargoya verildikten sonra heykel kayboldu; büyük ihtimalle çalındı. Sonra güney Kaliforniya’daki Ontario Havaalanı’ndaki bir çöp kutusunda bulundu. UPS, heykelciği aktrise vermesi için Akademi’ye gönderdi.

William Hurt (Kiss of the Spider Woman, 1986): Aktör 2005’te evini taşırken Oscar’ı kayboldu. Bir daha da bulunamadı.

Olympia Dukakis (Moonstruck, 1988): Ödülü kazandıktan yalnızca iki gün sonra evine giren hırsızlar yalnızca Oscar Amca’yı cebe atarak kayıplara karıştılar. Dukakis, Akademi’den yenisini istedi.

Nick Park (Wallace & Gromit – The Curse Of The Were-Rabbit, 2005): O yıl en iyi animasyon ödülünü alan filmin yaratıcısı olan Park, kazandıkları Oscar’ı şirketi Aardman Animations’ın kantinine koydurmuş. “Bu ödül yalnızca benim değil, hepimizin!”

İşte ünlülerin durumu böyle. Peki Oscar’ı siz kazansaydınız ne yapardınız? Gidip alır mıydınız yoksa Baba gibi protesto mu ederdiniz? Nerelerde saklardınız? Ben özel bir büfe yaptırırdım herhalde. 😀


11 Comments

  1. Fatih diyor ki:

    >Ben olsam heykelle uğraşmayı bırakıp yeni projelere odaklanırım. tabi birkaç sıfır fazlasıyla… 😉

  2. GzdBnl diyor ki:

    >evin girişine özel bir yer yaptırırdım gelen görsün 😀 Yada oturma odasına koyardım misafirler otururken hep ınu görsün baksın kıskansın 😀 Görgüsüzlük yapardım yani 😀 hahah 😀

  3. mit diyor ki:

    >Yastığımın altında saklardım herhalde 🙂 Böylece her gece rüyamda Oscar alırdım. Ya da her gece Oscar heykelcikleri tarafından çıkmaz bir sokakta da kovalanabilirdim 🙂

  4. tyler78 diyor ki:

    >Bir dolaba atıverirdim sanırım.

  5. Bora-MAN diyor ki:

    >Ben benimkini rehineciye bırakıp Miami'ye tatile gittim 😀 😀

    Geç ya Oscar yalan artık.

  6. hedehödö diyor ki:

    >saf altın mı?

  7. SirEvo diyor ki:

    >@Bora-MAN
    Sloumdog Millionare 150 tane Oscar aldığında yalan olmadı da şimdi mi yalan oldu abi? Bence tam gaz devam etmekte. Her sene herkesin istediği olmaz. 🙂 Kendini şartlandırmayacaksın bazı filmlere. Dünden belliydi, 150 kere söyledim sana The Hurt Locker alırsa ağlama diye. :))

    @hedehödö
    Hee, saf. Ama o hale gelene kadar epey bi' işlemden geçiyormuş, geçen paylaşmışlardı. Resimleri yan yana ekleyince alt alta çıkmıyor olsa eklicem fotoğrafları da, alt alta gözüktüğünden rezil bir görüntü oluyor.

  8. Popdater diyor ki:

    >Ciddiye almayanlarin n'oldugu ortada. Juliette Binoche Oscar aldiktan sonra market açti galiba. Bi de ara sira filmlerde oynuyo sanirim. Angelina Jolie de Oscar sonrasi koca bulduydu.. Ben çakma Oscarlarimin yanina koyucam..

  9. CER diyor ki:

    >Hemen bir kasaya kaldırırdım heralde 🙂

  10. SirEvo diyor ki:

    >Kasa ama şeffaf bir kasa galiba 😛
    Hani şöyle salonun baş köşesinde. 😛

    @Popdater
    Hop, Jolie'ye laf yok. :Pp

  11. CER diyor ki:

    >Aynen öyle şeffaf bir kasa üstüne de beyaz dantel 🙂

Yorum Yapın

Arts Blogs