Oscar Ödülleri’nde Sürpriz Yok!

Nasıl başlık ama? Çok net değil mi? Şaka bir yana, bizim saatimizle bu sabaha karşı 86. kez dağıtılan Oscarları canlı izleme imkanım olmadı yıllardan sonra. Sırf törenden keyif alayım diye adayların çoğunu izledim, hatta elimden geldiğince burada da yorumladım ancak o kadar geç saatte ki bünye kaldırmadı bu defa, sızdım. Gerçi izlememe de gerek yokmuş, “ben demiştim” der gibi bütün tahminlerim ilk defa doğru çıktı. 24 daldan 17 tahmin yaptığım için pek bir artizlik yapma şansım olmasa da Lupita’nınki hariç kalan 16 “kazanır” tahminim tamamen doğru. Kısa kısa;

  • Gecenin şampiyonu, biraz da çakma olarak 7 Oscar ile Gravity oldu. En İyi Yönetmen haricinde senaryo ve oyuncu dallarında bir şey kazanamasa da teknik dallarla beraber 2014 Oscarlarının en öne çıkan filmi olmayı başardı. Cuaron’un bize yaşattığı deneyimi es geçmek olmazdı, Akademi de es geçmedi. Ben 6’da kalmıştım, benim tahminlere ek olarak Müzik heykelciğini de armağan etmişler. (Özet kısmında Müzik yazsam da bir üst paragrafta Ses Kurgusu’nu vermişim ben, yanlış olmasın.) Cuaron ve saz arkadaşlarının eline sağlık. Kamera arkası ekip bambaşka bir iş çıkarttılar.
  • Gecenin ezileni de hakkıyla American Hustle oldu. 10 adaylıktan eli boş döndü resmen. Ben zaten izledikten sonra overrated diye tweet atıp üzerine birkaç satır dahi yazmamıştım. Hakettiğini buldu kısaca. Sadece Lawrence’a üzüldüm, ilk defa. Silver Linings Playbook‘da ne kadar haketmediyse bu sene de o kadar haketmişti benim gözümde. Yaşı genç ama, üzülmesin atlatır.
  • Her. Senenin en iyi işi. Bana kalsa tüm oscarları verirdim. Filmi de alması gerekiyordu ama rakip çok tuhaftı işte. 12 Yıllık Esaret’e versen bir dert vermesen bir dert. Yönetmen’de, Başrol’de aday bile değil. Senaryo’yu alarak bir nebze olsun öfkemizi dindirdi Akademi ama farketmez, Her 2013’ün en iyi filmidir hala.
  • Evet, Film ayrı Yönetmen ayrı Senaryo ayrı filme gitti bu yıl. Genelde hiç değilse bile Film ve Yönetmen heykelciğini aynı yapıma hediye ederlerdi. 2006’da Crash ve Brokeback Mountain ayrı ayrı kazanmışlardı, ardından gelen 6 senede hep aynı film götürmüştü, ta ki geçtiğimiz yılki Argo ve Life of Pi’ye kadar. İkide iki yapıp yine farklı filmleri seçtiler. Bakalım seneye nasıl kararsız kalacaklar.
  • 12 Years a Slave 3 Oscar kazandı. Film, Uyarlama Senaryo ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu. Hepsi değerli ama en önemlisi Akademi tarihinde bir ilki yaşatan Film heykelciği. Çünkü ilk defa siyahi bir yönetmenin filmi bu ödüle layık görüldü. Siyahların, zamanında ne acılar çektiğini anlatan filmle kazanması da ayrı bir gururdur McQueen için muhtemelen.
  • Oscarı sunan Ellen’ın Twitter üzerinden “Bradley’in kolu biraz daha uzun olsaydı” yazıp paylaştığı resim, 2.3 milyon RT ile tüm zamanların en çok ReTweet edilen tweeti oldu -ve artmaya devam ediyor-. Ayrıca Ellen yine kendine has bir şeyler yapmış, “karnı acıkan var mı” diye sorup mekana pizzaları yığmış. Gözün doysun Jolie!
  • Bir diğer canımız ciğerimiz Dallas Buyers Club 3 heykelcikle eve döndü. Filmi izledikten sonra “Jared Leto. Matthew McConaughey’e selam çakmış, senenin en iyi ikili performanslarından birine imza atılmasını sağlamış” diye not düşmüştüm. McConaughey’in bu kadar sivrilmesinde Leto’nun payı çok fazlaydı. Akademi de aynı şekilde düşünüyormuş. Bir film için çok çok önemlidir hem başrol hem de yardımcısının Oscar kazanması. Ekstra ekstra sevindim diyebilirim. Sınırsızlar Kulübü bununla da yetinmedi Makyaj’ı da cebe attı -tıpkı tahmin ettiğim gibi nihoho-. Hikayesini de düşündüğümüzde senenin mutlaka görülesi filmlerden olduğunu tekrardan hatırlatayım.
  • Geceye tanık olmasam da şu kareye çok güldüm. Lupita’nın adı okunduğunda Brad Pitt ve uzatmalı sevgilim Angelina Jolie ayağa kalkıp alkışıyor. “O kadar evlat edinmek istiyorlar ki!” diye paylaşan arkadaşın yaratıcılığına kurban olmak gerek.
  • Cate ablaya tekrar tekrar methiyeler düzmeye gerek var mı bilemiyorum ama unutmak olmaz. Blue Jasmine‘i sırf onun ödüle doymak bilmeyen insan üstü performansı için defalarca izleyebilirim. Oscar’ı alacağını tahmin etmek zor olmadı o yüzden ama çok yakışmamış mı? Gülüşünü yirim!
  • Yayın Digitürk’teydi, yorumculardan biri de bizim bayan oyuncularımızdan Fadik Sevim Atasoy‘du. Öne çıkan tüm tweet ve haberlerde kendisinin adının geçtiğini görünce biraz bakınayım dedim, törenden birkaç gün önce verilen Oscar partisine katılmış meğersem. 2 yıldır Amerika’daymış, moda sektöründe ilerliyormuş. Önce tebrik edeyim de, bütün gece neden kendisine o kadar çok laf atıldı merak ettim. Yayını kaçırdığıma da üzülsem mi sevinsem mi bilemedim. Yorumlarda paylaşan olursa sevinirim.
  • Son bir yorum atacak olsam, bu yıl gerçekten çok tahmin edilebilir olmuş. İzlemiş olsam her kategoriden sonra “ben demiştim” diye diye 3,5 saatlik töreni eritecekmişim. Uykusuz kalmaya değmezmiş sanırım, en azından verilen ödüller onu gösteriyor. Yine de detayları ve nadir güzel esprileriyle senede bir kez denk geldiğimiz bu şovu izlemek lazım. Sırf keyfi için izleyip de fazla anlam yüklemediğimizde daha içinden çıkılabilir hal alacaktır diyor ve sizi kazananlarla başbaşa bırakıyorum;


Yorum Yapın

Arts Blogs