Onların Kulağı Olmak!

Hepimiz sinemalara gidiyoruz. O salona girdikten sonra sanki kendimizi bambaşka bir yerde buluyoruz. Gelecek program, bir sonraki program şeklinde geçen film fragmanlarında bile koltuğumuza çivilenebiliyoruz. Film başladıktan sonra ise bambaşka bir dünya bizleri bekliyor. İzlediğimiz filmin dünyası…
Büyük perde, sağa sola öne arkaya alta üste, her tarafa yerleştirilmiş hoparlörler, filmin müzikleri, çatışma sahnelerindeki incelikler, uzaktan atılan kanasın o muhteşem sesi, arka plandan gelen bir tıkırtıyla irkilmemiz, hıçkırıkları duymamızla gözlerimizden gelen yaşlar, karla beraber gelen rüzgar sesiyle o soğuğu iliklerimizde hissetmemiz, normal ilerleyen bir sahnede aniden gelen patlama sesiyle koltuğumuzdan fırlamamız….
İzlediğimiz her filmde, her dizide kesin ama kesinlikle yaşarız bu duyguları. Ben yaşamıyorum diyen o izlediği şeyden ne keyif alıyordur, ne kendini akışına bırakmıştır.

Duyamayanlar…
İşte bizim hayatımızda yer eden sinemayı farklı bir boyuttan takip edenler var. İşitme engelliler. Bizim bir filmi izlerken duyduğumuz hiçbir sesi içlerinde hissedemiyorlar ve kendi sessiz dünyalarında ne olup bittiğini anlamaya çalışıyorlar. Aslında işitme sorunu olan bir yakınım yok. Tabii ki onların bir filmi izlerken neler yaşadıklarını bilemem ama bir filmi hoparlörü kapayarak, kulaklarımıza bir tıkaç takarak izlediğimizde az-çok bir şeyler öğrenebiliriz neler yaşadıkları hakkında. Düşünsenize, muhteşem bir çatışmanın ortasında savaşan askerleri izleyen ama sadece izleyebilen, ne olup bittiğini sadece gözleriyle anlamaya çalışan, arka plandan gelen mermi seslerini, insanların haykırışlarını, ölümün soğukluğunu bir nebze olsun duyamadığınızı. Düşünsenize sadece müziklerine aşık olduğunuz filmlerin o muhteşem müziklerini duyamayışınızı. Düşünsenize daha ekranda hiçbir şey yokken arka fondan gelen sesleri duyamayıp o sahnede acaba ne oluyor diye aklınızı yorduğunuzu. Düşünsenize Nefes’teki Egeli İbo’nun o şivesini duyamadığınızı, düşünsenize Leon’un finalinde çalan şarkının nasıl olduğunu hiç bilemeyecek olmanızı…

İşte bu insanların, işitme engeli olan vatandaşlarımızın kulağı olmak, bir filmi izlerken bizim duyduğumuz ama onların sadece izledikleri özellikle Türk filmlerinin Türkçe altyazılarını hazırlayarak bir nebze olsun faydamız olsun mantığıyla, tamamen gönüllülük esasına dayanan bir oluşum var. Aslında oluşumdan ziyade bir site. Benim de İngilizce’den Türkçe’ye çeviri yaptıktan sonra altyazıları yüklediğim, günün büyük bir bölümünü geçirdiğim, duyarlı insanların bolca olduğu bir site. Amaç hiçbir karşılık gütmeden işitme engeli olan, duymakta zorlanan insanlarımıza, kardeşlerimize birazcık da olsun yardımda bulunmak. En azından benim bu çorbaya tuz atmamdaki sebep bu. Gerçi şimdiye kadar yapılan altyazıları göz önüne aldığımızda benim yaptığım koca bir “hiç”. Gerçekten çok iyi işlere imzalar atıldı, birçok önemli eser Türkçe Altyazı’ya kavuşturuldu, kavuşturulmaya da devam ediyor.

İlk Adım
Size bu kapsamda önemli bir olaydan bahsedeyim. İstanbul Esenler Belediyesi, 23 Nisan 2009’da Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda bir etkinlik düzenledi. Etkinliğin amaçlarından biri de, işitme engelli yavrularımıza, çocuklarımıza kulak olabilecek, filmde geçen konuşmaların ve aktarılması gereken seslerin yazıya döküldüğü, filmle beraber aşağıda geçen altyazıyla Tosun Paşa filmini izletmekti. Etkinlikte, bizler gibi üyelerin hazırladığı Türkçe Altyazı kullanıldı ve aktarılan izlenimler gerçekten çok önemliydi. Orada bulunma şansım olmadı. Ama o çocukların filmde geçen bir sahneyi okudukları altyazıyla anlamaları ve akabinde verdikleri tepkiyi görmeyi her şeyden çok isterdim. Umuyorum ki bu tarz etkinlikler, büyüklerimizin yardımıyla artarak devam edecektir.

İşitme engelli oldukları için film seyredemeyen çocuklar, Şener Şen, Kemal Sunal ve Müjde Ar’ın başrollerini paylaştıkları “Tosun Paşa” adlı güldürü filmini alt yazılı olarak kahkahalarla izleme imkanı buldular. İşitme engelli çocuklar, ilk defa izledikleri bir filmden bir şey anladıklarını ve çok sevdiklerini belirterek, “Bize bu imkanı sağlayan Esenler Belediye Başkanı M. Teyfik Göksu’ya teşekkür ediyoruz” diyerek memnuniyetlerini dile getirdiler.


Şimdiye kadar 130’a yakın film ve dizinin altyazısı Türkçe’ye kazandırılmış. Bundaki en büyük emek tabii ki bu fikri ortaya atıp hayata geçiren selcukcuk‘tur. Onunla beraber cabbaristan, eposus ve Ying Yang‘ın katkılarını da unutmamak gerek. Şu sıralar ise bu işin en ön plana çıkan ismi, yakından da tanıma fırsatı bulduğum Prestige abim olsa da, artık olay tek kişiden çıkmış durumda. Bayrak yarışına dönmüş durumda daha doğrusu. Her çalışmaya dahil olan çok fazla arkadaş var. Bir filmin Türkçe Altyazısı hazırlanacağı duyurulduktan bir süre sonra koltuklar doluyor ve farklı farklı insanların katıldığı muhteşem bir aktivite ortaya çıkıyor. Maksimum 2 haftada hazırlanan altyazılar da, bizleri izlerken kendimizden geçiren filmleri birazcık da olsun duyabilme şansına erişmek isteyen insanlar için paylaşılıyor.

Bu konuya şimdiye kadar hep uzaktan bakmış, katılan arkadaşlara imrenmiştim. Kendimde o cesareti bulamamıştım. Ta ki Okan Bayülgen‘in başrolünde olduğu Kanal-i-zasyon filmine katılmam ve arkasından gelen Nefes: Vatan Sağolsun filminde bulunmama kadar. Artık bu aktiviteleri dört gözle beklemekteyim. Yapılan iş hem o kadar önemli hem o kadar kolay ki, insan zevkle yapıyor. Birilerine ulaşacağını bilmesi yetiyor. Çünkü gerçekten çok iyi tepkiler geliyor siteye. 5-10 dakikasını dinleyerek altyazıya kazandırdığınız film size o kadar güzel bir olumlu enerji veriyor ki, zaten birilerine faydanızın dokunacağını bilmek bile yetiyor.

Ben Bu Yazıyı Neden Yazdım?
Amacım asla reklam falan değil. Zaten ilgili sitenin de reklama ihtiyacı yok. Benimle bu tarzda bir iletişimleri de olmuş değil. Ülkemizde bulunan İşitme Engelliler için içime düşenleri yazmak istedim sadece. Eğer bu tarz projelerde yer almak, altyazı çalışmalarına katılmak isterseniz de benimle iletişime geçebilirsiniz. Ben de sizi gerekli yere yönlendiririm ve istediğiniz zaman bu tarz bir çalışmada yer alıp, hem nasıl yapıldığını öğrenirsiniz hem de çorbada tuzunuz olur.

Önceden hazırlanan ve hâlâ yayında olan filmlere buradan bakabilirsiniz.
Hazırlanan altyazılara ise buradan ulaşabilirsiniz.


8 Comments

  1. hedehödö diyor ki:

    >Kemal Sunal ve Şener Şen'in sesini duyamamak bir yana, duymayı bu kadar anlamlı kılmak bir yana.Herşey gönüllerinden nasıl geçmek isterse öyle olsun…

  2. Ying Yang diyor ki:

    >Yardım ve gönülden desteğin için sağol Evo. Aktivitelerimizdeki kardeşlik ortamı ve tatlı sohbetler, yaptığımız işlerin gönül rahatlığıyla çektiğimiz mis gibi uykular sanırım hiç bir şeye değişilmez. 🙂

  3. SirEvo diyor ki:

    >Asıl ben emekleriniz için teşekkür ederim abla.

  4. beenmaya diyor ki:

    >bu konuda bende elimden geldiğince birşeyler yapmak istiyorum. nereden başlayıp nasıl yapabileceğim konusunda beni yönlendirirseniz memnun olurum…

  5. SirEvo diyor ki:

    >İsterseniz benim iletişim adresini msninize ekleyin, oradan konuşalım?
    yok ben utanırım derseniz de bana bir mail atın oradan kısaca yazayım.

  6. beenmaya diyor ki:

    >yok utanmam merak etme de senin mail adresini bulamadım ben niyeyse :))

  7. SirEvo diyor ki:

    >Sağ panelde üstlerde yahu. 😀

    "Her türlü soru, görüş, öneri için çekinmeden mail atabilir veya MSN'e ekleyebilirsiniz;
    sirevo@divxplanet.com"

    =))

  8. Prestige diyor ki:

    >Sevgili SirEvo;
    Çok güzel bir yazı hazırlayıp sunmuşsun, bende okurken duygulandım. Senin de bahsettiğin gibi emeği geçen çok arkadaşımız olmuştur ve ben buna bir bayrak yarışı gibi bakıyorum. Yarışmacılar yorulsa bile bayrak her zaman ileri taşınmalıdır. Bir gün bakmışsın bayrak senin elinde belki de gün gelecek beenmaya'da olacak. Toplum bilinci adına mutlaka yapılması gereken güzel bir çalışma söz konusudur. Bazı adları yazmışsın ama bu aktivitelere zaman içinde katılan 125 kişi civarında gönüllü arkadaşımız var. Senin gibi değerli kardeşlerimiz sayesinde daha çok kişiye ulaşarak daha faydalı olmak dileğiyle. Eline sağlık.

Yorum Yapın

Arts Blogs