Ninja Assassin (2009) – Biri ninja mı dedi?

Hani bazı filmler vardır, afişini ekleyip altına da kaç puan verdiğinizi not düşseniz yeterlidir. Bu da onlardan biri mi acaba diye düşünmeden edemedim filmi bitirince. Ama yazıyı bitirdikten sonra anladım ki, sanırım canım yazmak istemiş. [Alakaya maydanoz? :D]
Sınava çalışma bahanesiyle pc başından ayrıldığım sürelerin hepsinde sınava çalışmadım elbet. O kadar çalışkan biri olsam bu kadar geç kalmazdım okumakta. İşte o sınava çalışma vakitlerine ara verdiğim dönemde 2 film izledim. Onlardan biri de 2009 Hollywood yapımı, bütün çekik gözlülerin İngilizce konuştuğu Ninja Assassin.

V for Vendetta ismini duymayan kalmamıştır. İşte o filmin yönetmeni James McTeigue‘nin 2. yönetmenlik denemesi Ninja temalı filmimiz. Aslında kendisi The Matrix gibi efsaneleşmiş bir seride de yönetmen yardımcılığı yaparak pişen bir isim. 2003’e kadar asistanlık yaptıktan sonra “yeter lan bu kadar piştiğim, hadi bir tane de ben ekleyeyim efsaneler arasına” demiş ve V for Vendetta’yı buluşturmuştu bizlere. En azından ben öyle düşünüyorum. 2005’teki ilk filminden sonra bir de Daniel Craig ve Nicole Kidman’lı kadrosuyla The Invasion’da gözüküyor ismi ama ön plandaki isim o değil. Belki de V for Vendetta gibi bir filmden sonra tepede bırakmak istemiş de olabilir ama kesin olan bir şey var ki bu abimiz yönetmenlikten anlıyor.
Senaryoda ise işler biraz karışık. Kalemi eline alan ilk isim Matthew Sand olmuş fakat filmin yapımcıları olan Wachowski biraderler, Sand’in yazdığı senaryodan tatmin olmayınca filmin çekimlerine 6 hafta kala Babylon 5‘a 5 sezon boyunca hayat veren, 110 bölümünü (her bölümünü) yazan J. Michael Straczynski’yi işin başına getirmişler ve o da 53 saatte bitirmiş koskoca filmin senaryosunu. Tabii hikayeyi ellemeyip Sand’in konusuna sadık kalarak. Alt metini değiştirmiş de diyebiliriz..

Warner Bros. Pictures bandrolüyle piyasaya sürülen ve çekimleri Almanya’da yapılan filmin başrolünde ise Koreli pop yıldızı Rain yer alıyor. Kendisi daha önceden Güney Kore dizileri ve I’m a Cyborg, But That’s OK filminde rol alsa da, en son daha doğrusu ilk ciddi filmi Speed Racer olmuş, ki yine Wachowskiler’in parmağının olduğu bir film diye hatırlatayım.
Rain’le beraber filmin büyük bir bölümünde izlediğimiz zenci bayan oyuncu Naomie Harris ve Rain’in canlandırdığı Raizo’nun hocası rolündeki Shô Kosugi de gözden kaçmaması gereken diğer oyuncular.

Filme gelecek olursak; açıkçası umduğumu bulduğum, afişine bakınca aklıma gelen sahneleri yeterince izlediğim ve eğlenceli 1.5 saat geçirmemi sağlayan bir film diyebilirim. Açılış sahnesindeki vahşetin ve film boyunca izlediğimiz kanların biraz abartılmış olduğunu düşünsem de aklıma Spartacus: Blood and Sand‘i getirince “olacak o kadar” diyip geçiyorum.
Görsel efektlerinin sırıtmadığı, dövüş sahnelerinin kilitlediği, seslerin de tam kıvamında olduğu bir ninja filmi izlemek isterseniz tavsiyedir. Uzun süredir ninjavari bir film izlemeyince illaki beğeniyor insan ama hani öyle abartılı şeyler de beklememek gerek. İzlerken eğlendiren, bittikten sonra da üzerine fazla düşündürmeyen filmlerden. Gerçi şöyle bir şey var filmi izledikten sonra aklınıza takılabilecek. Elin pop starı nasıl böyle iyi dövüşebiliyor, nasıl bu kadar esnek olabiliyor. Basit. Rain 6 ay boyunca Chad Stahelski, Peng Zhang, Jon Valera, Jonathan Eusebio ismindeki 4 kareografla dövüş sanatları üzerine ve vücudu için de özel hocalarla body üzerine kasmış. İzlediğim kadarıyla da elde ettiği sonuç bence harika. Hani bana deseler 6 ay kasacaksın ve bu hale geleceksin diye hiç düşünmeden kabul ederim herhalde.
Dediğim gibi, üzerine fazla kafa yormayacağınız ve izlerken keyif almak istediğiniz bir film varsa, aksiyonu, dövüşü ve kanı da seviyorsanız Ninja Assassin benden size tavsiye. 7/10


One Comment

  1. ozhi dedi ki:

    >izlemedim yazidan sonra izlerim

Yorum Yapın

Arts Blogs