Mientras duermes (2011) – [rec]’in Yönetmeninden…

İspanyol sinemasının gerilim türünde attığı adımları tekrar tekrar yazmaya gerek yok. [rec]’in yönetmeni Jaume Balagueró serinin 3. filmi için kamerayı Paco Plaza’ya devredip Alberto Marini‘nin yazdığı Mientras duermes filmine yönelmiş ve ortaya da yine adından söz ettirecek bir gerilim çıkmış.

Celda 211 filminde de keyifle izlediğimiz  Malamadre karakterini canlandıran Luis Tosar ile yine aynı filmden hatırlayacağımız Marta Etura‘nın başrollerini paylaştığı film, hayatında bir türlü mutluluğu yakalayaman, daha doğrusu yakalamayı bilmeyen bir adamın hikayesini konu alıyor.
Kapıcı olarak çalıştığı binada insan sarrafı olmuş Cesar, kimin ne zaman ne yaptığından ve yapacağından bizzat haberdar. Ama onun derdi mutlu olan insanlarla.

Korku, gerilim etiketi yapıştırılsa da gerilim kategorisine çok iyi bir giriş yapmış. Bu türdeki klişelerden barındırılmış olması da inanılmaz büyük bir artı. Konu hem başlı başına orijinal hem de işleyiş ve final dumur ediyor. Çeviriye başlamadan önce bu kadar etkileyici ve klas bir filmle karşılacağımdan zerre haberim yoktu. Imdb puanı olan 7.1 beni cezbetti ve iyi ki de çevirmişim dedim bittiğinde.

Oyunculuklar şahane öncelikle. Luis Tosar‘ı ilk defa Celda 211‘de izleyip hayran kalmıştım. Ki daha önceden de Mondays in the Sun, Even the Rain, Take My Eyes gibi kayda değer filmlerde oynayıp ya Goya’ya aday gösterilmiş ya da direk kazanmış. Özellikle Mondays in the Sun filmini uzun zamandır izlemek istediğimi hesaba katarsak, Luis Tosar’la bundan sonra biraz daha yakınen ilgileneceğiz gibi duruyor. Filmi tek başına o götürse de, Clara olarak izlediğimiz Marta Etura da güzelliğiyle üzerine düşeni yapmış ve filmi tam izlenir kıvama getirmiş.

Birkaç 18+ sahne barındırsa da (cinsellik ve kan), bunlar çok fazla yer etmediğinden belirli bir yaşın üstündeki herkes için ideal diyebilirim film. Yönetmen Jaume Balagueró‘ya değinmeden önce senaryoyu yazan Alberto Marini‘nin de bir alkışı hakettiğini söyleyeyim. Hem klişelere yer vermemiş hem de seyirciyi filmin sonuna kadar ekranda tutacak bir hikaye yaratmayı başarmış. İlk 2 [rec] filminde yardımcı yapımcı olduğunu hatırlattıktan sonra, Balagueró’ya topu atalım. [rec] serisiyle bizi tanıştırdı desek yeterli herhalde. Uzun zamandır açlık çektiğimiz sağlam korku filmlerine “el kamerasıyla” selam durması yeterince etkiledi zaten. Serinin 3. filmini “alın siz çekin artık” diyerek bırakmış ve Sleep Tight’a yönelmiş. Çok da iyi yapmış kanımca.

Elimizde pek de bulamadığımız sağlam gerilim filmlerinden biri var. Hikayesi, oyunculukları, gayet oturaklı müzikleriyle güzel bir vakit geçirmenizi sağlıyor. Eh, bide altyazısını çeviren tanıdık olunca artık ilk fırsatta izlersiniz diye tahmin etmekteyim. Türü seviyorsanız kaçırmayın derim. Keyifli seyirler. 8/10


12 Comments

  1. Ness dedi ki:

    >"Elimizde pek de bulamadığımız sağlam gerilim filmlerinden biri var."

    Henüz bu satırı okumadan merakımı cezbetti bu film 🙂
    Bundan böyle hangi filmi izlesem diye düşünmeden bu bloga bir göz atmalıyım kanımca.

    Teşekkürler 🙂

  2. SirEvo dedi ki:

    >Her zaman bekleriz efem. Keyifli seyirler. 🙂

  3. konusu dedi ki:

    >sağlam bir yapım olucak

  4. duskdiyebiri dedi ki:

    Dün gece izledik. Hakkaten kayda değer güzel bir filmmiş. Çeviri de harika emeğine sağlık.

  5. Meczup dedi ki:

    GetGlue yazdım bişeyler ama burada bulunsun istedim. Ne denli iyi bir film ve çeviri olduğunu… Söylediğinin ertesi günü izledim, liste başı yaptım anlayacağın..Tavsiye için çok teşekkür etmek, çeviri ve güzel tavsiye yazın için de ellerine sağlık demek isterim..

  6. emre göçer dedi ki:

    iğrenç bir film. yok film güzel ama kurgu iğrenç. yok kurgu da orijinal ama luis toser iğrenç. yok adam iyi rol yapmış ama içimde kalan hisler iğrenç. ömrüm boyunca her filmi unutabilme payım vardır ama bunu unutamam. iyi ki de bu iğrenç filmi izlemişim, teşekkür ederim. toser e kocaman bir parantez lazım, izlettiğim birçok arkadaş cel211 deki adam olduğunu farkedemedi bile…

Yorum Yapın

Arts Blogs