Lost nasıl bitti? Yorumlarınız? Bir de şunu okuyun…

*Yazıda spoiler olabilir de olmayabilir de, finali izlemediysen lütfen okuma.*

Evet, öyle veya böyle artık Lost yok. Çoğu kişinin beklentilerinin çok çok altında, çoğu kişinin de tam beklediği gibi bitti. Peki sizde durumlar nasıl? Anketimiz zaten sağ tarafta ama ben finali izleyen herkesten yorum bekliyorum. Daha doğrusu teori. Sonuçta bana göre net bir son yok. %100 şöyle bitmiştir diyebiliyor musunuz? Hepsi uçak düştüğünde zaten ölmüş ve bunlar hayalmiş veya son sezona kadar olanlar gerçekmiş. Veya uçak düşmedi ve şöyle şöyle oldu. İçinizde kalanları, finalin sizdeki etkilerini ve bu finalin size göre mantıklı açıklamasını bekliyorum. Gündüz yokum, geldiğimde teorileri okumak istiyorum, lütfen. Mantıklı bir açıklama duymak istiyorum birilerinden.
Siz kafanızda atacağınız yorumu toparlarken şöyle bir yazı sunayım. Divxplanet’ten PythonIII nickli arkadaş yazmış. Aynen kopyalıyorum. Şimdiye kadar okuduğum en mantıklı Lost yazılarından biri. Bu nasıl finaldi be diyorsanız okumanızı tavsiye ederim. Biraz uzun ama 6 sene izlediğiniz dizi için pek de uzun sayılmaz. 5 dakikanızı ayırıp okuyun…

***Bundan sonrasını okumak demek Lost izlemeye yeltenecek birisi için intihar girişiminde bulunmak demektir. İzlemeye başlayacaksanız da bu yazıdan sonra izlemenize gerek kalmaz zaten. Onu göze alarak okuyun. Spoiler’ın dibine vurulmuştur. Tekrar tekrar uyarıyorum…***

—- Büyük Resim —-

Aslında ilk zamanlarda adaylık filan yok. O rahatsız kadın sıradan insanları ışıktan uzak tutuyor sadece. Ne zaman ki Jacob kardeşini o kuyuda öldürüp Black Smoke’a dönüşmesini sağlıyor işte o zaman başlıyor adaylık işi… Işık korunmaya o zaman ihtiyaç duyuyor. Jacob da başlıyor adaya adam toplamaya…

– İlk getirilenler Black Rock ekibi…

Black Smoke tarafından çatır çatır öldürülüyor çoğu. Geriye kalıyor Ricardo. Onu kullanarak Jacob’ı öldürmeye çalışıyor MIB… Bu henüz ilk denemesi ve büyük bir dezavantaja dönüşüyor. Jacob Richard’ı ikna ederek yardımcısı olmasını sağlıyor. Böylece adaya getirdiği insanları MIB’e karşı uyarabiliyor.

Black Rock’tan kalmış olan bir avuç insan bizim Others olarak bildiklerimizi oluşuturuyor. (Hatırlarsanız hepsi İngiliz aksanıyla konuşuyordu) Richard onlara göz kulak olsun diye Jacob tarafından görevlendiriliyor.

– ABD askerleri adayı bulur….

Işığın korunması gerektiğini hatırlıyor Jacob, ve Others’ı askerlerin üzerine salıyor. Askerlerden Others’a katılanlar oluyor. (Bazılarının taşıdığı ordu çakıları vs…)

– Dharma adaya gelir…

Others ile aralarında savaş çıkıyor. Sebebi ise; gelişmiş teknolojileriyle ışığın kaynağını bulmaya en yakın olanlar olmaları. Hatta buluyorlar da… Swan istasyonunu kuruyorlar üstüne(veya yanına). (İstasyonun önünden akan küçük suyu hatırlarsınız…)

Richard, Jacob; Benjamin ise Richard tarafından ikna edilerek Dharma adadan siliniyor. Others çadırda yaşamak yerine Dharma’nın yaptığı barakalarda yaşamayı tercih ediyor. Bir süre sonra aile hayatı vs şeyler nedeniyle adaya olan görevlerini 2. plana atıyorlar. Bu sıralarda da “bir şekilde” çocuk doğurup aile kurmaları engelleniyor. Fakat bu Others’ı yıldırmıyor Jacob’a karşı cephe alıyorlar neredeyse. Adaya doğum uzmanı getirerek sorunu düzeltmeye uğraşıyorlar… (Hikayenin en kilit kısmı zaten burası)

– Oceanic tayfası adaya gelir…

Jacob, Others’a olan inancını yitirdiğinde aklına daha parlak bir fikir geliyor ve geçmişini unutmak isteyen bir avuç yürekli insanı adaya getiriyor. Bazılarına da ‘süper güçler’ bahşediyor. (Ölülerle konuşma, geleceği görme…) Hatta birisi var ki Jacob’ın kim olduğunu bilmezken bile adadan emirler alıp uyguluyor…

Jacob artık Others’a yardım etmediği için bu yeni grubu ortadan kaldırabilecek bir planları olmuyor. Bizimkiler adada anormal işler döndüğü farkettilerinde ise çoktan adayı terk etmiş oluyorlar. Adayı terk edenler ise ne ilginçtir ki en çok ayrılmak isteyenler.

Bir süre sonra aslında hayatlarında dönecek hiçbir şeyleri olmadığını farkedip adaya geri dönmeye çalışıyorlar. Yalnız bir kişi hariç… O da Kate(İzninizle derin bir “offff…” çekmek istiyorum adını zikrettikten sonra). Sebebi anne olması. Jacob tarafından adı çiziliyor güzelin…

Konuya dönersek; adaya dönen ekip 77’ye giderek Dharma’nın sonunu hazırlıyor. Böylece Jack de inanmaya başlıyor… Ama bomba patladıktan sonra günümüzde hiçbir şeyin değişmediği farkettiğinde asıl yapması gerekenin bu olmadığını da anlıyor.

Bizimkiler Jacob’ın son kalesi olan Temple’a sığınıyorlar… Black Smoke orayı dağıtıyor…
Bizimkiler adayı terk etmeye çalışıyorlar… Black Smoke buna da izin vermiyor.

Jacob yüzünü gösteriyor. Onları neden adaya getirdiğini, ne yapmaları gerektiğini bir bir anlatıyor… Jack, denilenleri yapıyor. Kendisini feda ediyor. Yüzyıllar sonra Black Smoke yok oluyor… Böylece adanın kaderi de tamamlanmış oluyor…

—- Gelelim Karakterlerimize —-

Boone, Shannon, Libby, Ana-Lucia, Eko, Charlie, Charlotte, Daniel, Juliet, Sayid, Sun, Jin ve Jack… Bu adamlar adada öldüler… Locke ve Michael ise ada dışında öldü…
Hurley, Benjamin, Rose ve Bernard adada; Kate, Desmond, Sawyer, Claire, Richard, Miles ve Lapidus ise adadan kurtularak ömürleri yettiğince yaşadılar…

Eninde sonunda Christian Shephard’ın da dediği gibi “Bazıları Jack’ten önce, bazıları ise çok uzun zaman sonra ölüyor” ve flashsideways’te buluşuyorlar. Hepsi normalde hayatlarında yaşamayı dilediği gibi yaşıyor… Sonunda ise birbirleriyle hasret gideriyorlar… Böylece karakterlerimizin kaderi de tamamlanmış oluyor…

– – – – DESTINY FOUND – – – –

15 Comments

  1. Loreathan diyor ki:

    >Evet mantıklı bir açıklama, ama gerçekten öyle mi hala soru işaretleri sürüyor. Bazıları uçak düştüğünde zaten ölmüşler diyor, böyle bir şey yok bence kesinlikle. Yaşadığın herşey gerçekti dedi Jack'in babası. Millet "I see dead people" ın etkisinde fazla kalarak bu şekilde düşünmüş ama adada yaşanan herşey yaşandı.

  2. Mclaren diyor ki:

    >Bu sezon yaratılmış çoğu giz üstü kapalı bırakıldı ama lost'un kendine özgü her cevabın içinde yeni bir soru yaratma ritüelinden dolayı buna hazırlıklıydık, forumlarda ''Çüş, bunun için mi izledik, yazıklar olsun'' diyenleri bu sebepten anlayamıyorum. Evrimi de anlamıyorum. Sil çabuk anketten 2. şıkkı :))

    Final öncesi side away'lerle adadaki yaşam hattının absürd biçimde bağlanabileceği endişesi taşıyordum ama tüm eleştirilere rağmen bence en güzel sonu yakaladılar. Final yorumum arkadaşınkiyle aynı. Adada yaşananlar gerçekti ve paralel hayat dediğimiz olay da aslında yaşamak istediği hayatı somut yahut soyut şekilde görselize eden karakterlerin ölüm sonrası bir araya geldiği ve toplu olarak edebiyete (veya ne deniyorsa) intikal ettikleri bir nevi son yolculuktu.

    Jack'in gözüyle açılan maceranın yine aynı gözün kapanmasıyla bitmesi eminim dünden beri senaristlere giydiren milyonların da hoşuna gitmiştir. 6. sezon prömiyerinde Jack'in gözüne odak bir kare hatırlıyorum (gözü açıktı), forumlarda tartışması yapılıyordu dizinin son karesi olabilir mi diye. Bizden de yaratıcı fikirler çıkabiliyormuş arkadaş 🙂 Yalnız side away'leri paralel hayat, alternatif zaman olarak gören bünyeler olarak hepimiz ters köşeye yattık. Ya da en azından final konusunda benimle fikir birliği edenler bu kanıda…

    Benim eleştirim; özellikle 4. sezondan sonra sırf gizem yaratmak adına bazı olayların abartılarak özün dışına çıkılması ve daha sonra mevzuyu toparlayamayan senaristlerin husumeti ''İzleyici yorumlasın'' kisvesi altında bizim üzerimize yıkmasıdır. Tamam kutup ayıları nasıl geldi, o yemekler tepeden nasıl düştü olayına girmiyorum ama koca black smoke bir bölümde açıklandı arkadaş. Nasıl açıklandığı ayrı konu. Bir de her olayın altından bir çapanoğlu çıktığı için her şeye teori ürete ürete bazı hayal kırklıklarına da kendimiz zemin hazırladık. Heykel nasıl yıkıldı diye en az 10 farklı fikir okumuşumdur forumlarda. Black rock yıkmış arkadaş, bu kadar basit:) Fısırladaşmalar da adada kitli kalan ölü ruhlar falanmış. Giz araya araya, her şeyin altından fantastik birşeyler çıksın isteyince netice kaçınılmaz oluyor ama bunu da losta borçluyuz, hırsızın hiç mi suçu yok:)

    Son olarak Jimmy Kimmel şovu izlemeyen varsa mutlaka netten indirip izlesin. Jack, Locke, Sayid, Claire, Richard, Widmore, Ben, Jin, Michael'ın katıldığı 40 dakikalık bir talk show. Çok keyifliydi. O bahsini ettikleri alternatif son olayını da müthiş gırgıra vurmuşlar:)

  3. Bora-MAN diyor ki:

    >Böyle kötü bir final olur mu ya ! Lost izlemiyorum ama o sabah bir buruklukla uyandım.Demekki nedeni buymuş :D:D:D

  4. chameleonbjk diyor ki:

    >Senaristlerin 2004te ilk bölümü yazdiklarinda 6 sene sonra böyle bi son bölüm yazacaklarini düsündüklerini hic sanmiyorum… 6 sene boyunca "soru sor,cevaplama,gizemi bize kalsin" taktigi izleyiciler tarafindan acayip tutulmasi ve dizinin büyük olay olmasi yüzünden hep ayni yola basvurdular ve kafalari allak bullak ettiler… sona yaklastikca icinden cikilamaz hale geldi LOST, o yüzdendir ki bence senaristler bile ne yapsak nasi bitirsek diye dizlerini dövdüler… zaten bu kadar gizem olan bi dizide her soruyu cevaplamak imkansizdi o yüzden büyük beklentilerle izlemedim dizi finalini… son haftalara dogru dizinin yapimcilari da her sorunun cevaplan( a )mayacagini belirtmisti. Cok büyük beklentim olmadigi icin beni tatmin etti sayilir dizi finali…
    Sonunun acik birakilmasi da bence biryere kadar dogru bi hamleydi…
    Gelelim sonuna: Duygusal olarak bence cok iyi bagladilar finali… özellikle karakterlerin birbirlerini hatirladiklari sahneler cok güzel olmus. Sonu acik oldugu icin kanaatimce degerlendirecegim herkes ayni düsüncede olmayabiilir saygiliyim. Cogu kisinin söyledigi hersey bi rüyaymis aslinda böyle bisey olmamis herkes ölmüs falan bence yanlis. Hersey Hugonun bene söyledigi lafta gizli aslinda. Cok iyi bir iki numaraydin demisti. Burdan cikardigimiz Hugo ve Ben adayi bi süreligine korumuslar, ne kadar uzun bi süre belli degil. En son kilisede bulustuklari sahnede herkes ölü evet, ama bu yer zamansiz bi yer. herkes ayni zamanda ölmedi. Jackin babasi ilk basta ölmüstü, onu boone takip etti, shannon vs. Farkindaysaniz kilisedeki grubun icinde Desmond ve Penny de var, yani orijinal Oceanic 815te olmayanlar. Dizi finalinde en son sahnede Jack öldü, ve ölürken Ajira ucagini gördü. Ajira ucagindakiler adadan kurtuldu ve hayatlarina devam ettiler, ve bi süre sonra onlar da öldüler herkesin zamani gelince ölmesi gerektigi gibi. Diyelim ki Hugo ve Ben adayi 100 sene kontrol altinda tuttular, sonra baskasina devretme zamani geldi ve onlarda öldü. Sonunda grup kendilerine alternatif veya hayali bir dünya yarattilar, birbirilerini tekrar bulabilmek icin, ve hatirlamak icin. Izleyicilere LA X olarak tanitilan bu dünya bence gercek degil, bir nevi bulusma yeri gibi. Herkes hatirlayip kilisede bulusunca artik Moving On kismi gelmis oldu, buna ister cennet deyin, ister reenkarnasyon, beyaz isik, araf vs.Yani toparamak gerekirse Kilise sahnesinde herkes ölü, ama dizinin son sahnesinde ajira ucagindakiler ile desmond,hugo,ben halen hayatta.
    Bu arada dizinin 1. bölümünde jackin gözlerini acmasiyla baslayan dizi final bölümünde gözlerin kapanmasiyla bitti, hos bir bitiris olmus…
    Ben aslinda Lostu Cem Yilmaz filmlerine benzetiyorum. Adam bi film yapiyo, herkes aaa gidelim abi geberecez gülmekten cok güzel olacak, hayatimda izledigim en güzel film olacak cok eglenecez yuhuuu diye filme bi gidiyo sonra hüsran oluyo… Cok beklenti icinde izlemezseniz benim kadar begeneceginizi garanti ederim Herseye ragmen 6 sene boyunca bize süper karakterler izlettiler, ölümsüz sürmeli Ricardus olsun, Brotha Desmond olsun, Sahtekar Sawyer olsun, Magnificent Bastard Benjamin Linus olsun hepsi hatirda kalir karakterlerdi… basladi ve bitti cok büyütmeyin alt tarafi bi dizi iste

  5. Hande diyor ki:

    >yazı hakkaten iyi geldi.. ama benim kafam hala çok karışık.. :S yorumları okuyup en mantıklı açıklamayı benimsemek istiyorum 😀

  6. SirEvo diyor ki:

    >@Loreathan
    Katılıyorum, bence de yaşandı. Zaten şu uzun yazıda da aynı tez savunuluyor, ben de arkasındayım. 😀

    @Mclaren
    Vallaha dostum aldığı oy sayısını görüyorsun, elimden bir şey gelmez. 😀
    Side away midir nedir onları ben de paralel evren sanıyordum vallaha, hep öyle bir his yarattılar ama Jack'in çocuğunun olmaması mevzusu bile paralel olmadığını, yani uçağın düşmemiş halinin yaşanmadığını kanıtladı bana göre.
    Aynı eleştiri bende de var. Şöyle %100 net bir şekilde aktarsalardı keşke olayı, bu kadar soru işareti bırakmak çok çakal bir hareket. Sebebi de belli tabii, üstüne haftalarca, aylarca hatta yıllarca konuşulsun, tartışılsın. Başka bir amaçları olduğunu sanmıyorum. 😀
    Jimmy Kimmel muhabbetleri dönüyordu son 1 haftadır, sınavlardan sonra izleyelim onu da 🙂
    @Bora-MAN
    Ya bora toz ol. 😀

    @chameleonbjk
    Evet özellikle şu birbirlerine ilk defa dokunduklarında yaşadıkları duygular şahane yansıtılmış, o eski görüntüleri izleyince gözlerim doldu benim çok fena.
    Yazdıklarına genel manada katılıyorum, aynı şeyleri düşünmekteyim ben de. Özellikle yarattığı karakterlere bağlanmamız, olayın içinde daima devam eden gizem ve ne olursa olsun izleme sevdamızın devam etmesi. Lost gibisi gelmez ama gitti diye de yerden yere atmaya gerek yok kendimizi. 😀

  7. felix mourinho diyor ki:

    >aslında yazı olan biteni toparlayıp, güzel bir şekilde okumamızı sağlamış. zaten lost'un hikayesini anlatmak için 5 ve 6.sezondan anahtar 1-2 olay ve cevap dışında birşeye gerek yok sanki. 1.ve 2.sezonda olayın büyük bir kısmını açıkladılar en azından resmin büyük kısmını. gerisi uzatmak da uzatmak işte.

  8. Biblio diyor ki:

    >İyi hikayeler muğlak sonla biter diye düşünüyordum, Lost'ta da böyle oldu.

    Tüm soruları cevaplama kaygısı duymasalar da Jack'in koruma görevini nasıl aldığına dair bir açıklama vardı izleyicilere.

    Çok fazla ayrıntı içinden bazıları da basit kalmıştı tabii, su içerek değişim meselesi gibi. Ve ışık yeniden belirince sadece Desmond'un etkilenmediği elektromanyetik alan yeniden oluşmadı mı?

    Sorular sürer gider böyle, zaten bu kadar tutulmasının nedeni de bu, merak olgusu. İyi ve sağlam bir diziydi. Finali de kendine yakışır şekildeydi diyorum.

  9. Kamil Akar diyor ki:

    >""""Paralel evren diye bize yutturdukları olayın ters köşe taktiği olduğunu anladık, malumunuz adadaki ahali 6.sezon boyunca ada maceras yanında Flashside dediğimiz olayı yaşadı ancak Flashside'lar tamamiyle kişilerin olmak istedikleri ancak olamadıkları hayatlarından bir kesit, oradaki olaylar kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır.
    O evre zama kuramı olamayan ve ada da hayatları kötü gidip verilen ikinci bir şansı iyi değerlendiren kişilerin toplanma alanı olarak görülebilir.
    Ölen kişiler istedikleri hayatları yaşarlar ve zamanla herkesin ölmesiyle iş biter hep beraber ışığa doğru yol alırlar.

    Tabiii onlarca soru daha kaldı. Asıl beni üzen bunlar, 2. ve 3. sezonda o kadar dallanıp budaklanması oldu. Madem konu sade neden bu kadar ince detaylara girilir bunu çözemedim. Hadi tamam soru ve gizem Lost'un herşeyi ama biraz cevap verilmeye erken başlanması gerekmiyormuydu ? Öyle sorular soruluyor ki forumlarda dillere destan adeta. Tamam hepsi istenmesede en azından bir kısım soru cevaplanmalıydı.

    Belki ben abartıyorum belki beklentilerim çok yüksekti ama ne olursa olsun LOST isminin bir ağırlığı var onu alâladen bir dizi olarak değil diziler ve LOST diye görüyordum. Bunların hepsi birleşince beklediğimiz finali siz hayal edin artık.
    Peki bize verilen final neydi ? (Bunu tabiiki yerden yere vurmak için değil tatmin etmeyen yönlerini belirtmek için yazıyorum) Bize verilen final tanrı katında hayaller içinde bekleyen ruhlar ve son ölenle birlikte cennete giden aşıklar topluluğu. O kadar anı hatırlama sahnesi olduki Lost'ta olduğumu unuttum bir an. Ben Dharma'lar, Daniel Faraday'lar, Dr. Chang'ler, Kuantumlar ve zamanda yolculuklar beklerken karşıma tanrı, ruhlar, ışıklar, uçan bulutlar geldi.

    Her neyse artık, geldi ve geçti ama şöyle bir gerçek varki… SENİ ÖZLEYECEĞİZ LOST"""

  10. hersheyler diyor ki:

    >ben kesinlikle bu yazılanlara katılıyorum süper bir özet geçmiş tek kelime yorum katılmadan
    yorumlamaya girilirse de aşırı dinsel öğeler var bence soru işaretleri sürmüyor sadece birden çok cevap var aynı vitraydaki gibi her bakış açısına göre cevaplar var

    bence finalden sonra bu kadar eleştiri yerine 1.sezondaki gibi müthiş teoriler ortaya çıkmalıydı
    flashsideways kısmı ok araf onu artık insanın gözüne soka soka gösterdiler o kısma ölümü değil mi denmemeli bile ancak adadaki gerçeklik sonuna kadar sorgulanabilir bana kalırsa bakmak isteyen göz için ada reankarnasyon bile olabilir gözünü açtığı yerde gözünü kapıyor bu yapımcılar yıllarca son ilk sahnedeydi diye burda gözlerini kapayacak mı dedi yoksa son gözünü açmaylamı bitiyor dedi acaba

    mib insanların kötü bencil yıkıcı olduklarını savunuyordu aynı şekilde adaya gelen insanları bu yola sevk etmek içinde elinden geleni yaptı walt kılığında christian kılığında shannon kılığında vsvsvs bi sürü kılıkta adadakilerin karşısına çıktı işte

    hatırladığım kadarıyla christiandan sonra en çok ortaya çıkan walttu ancak cs ölü olduğu için hayalet bu diyip geçtik walta takıldı herkes önemli biri diye cevaplanmasının sebebi mib'in öneminden kaynaklı

    sadece belli karakterlerin kilisede bir arada olma sebebini diğerlerinin olmamasını cs verdi esasında hayatlarının en güzel zamanını beraber yaşadılar ve orada olma sebepleri hatırlayıp vazgeçmekti kimin cennete kimin cehenneme gittiği falan kesinlikle yer almıyor

    cennet cehennem kavramıda yoktu ancak dinlerin birleştiği bir konu araftı arafı da o yüzden anladık zaten ( bana kalsa birleşme yeri kilise değil kara kule olurdu :)) )
    ben en iyi zamanını bizim lostielerle geçirip geçirmediğine karar veremedi o yüzden gitmedi geri kalanlarda zaten en iyi zamanlarını yaşamamışlardı adada
    keza orda bulunmanın önkoşulu ada ahalisi olmak ya da uçakta olmakta değildi desmond en güzel zamanlarını penny ve lostielerle geçirdi onların orda olma sebebide buydu

    adadaki heykeller yapılar vs… hepsi daha öncesinde adaya gelip yerleşen insanların yaptıklarıydı

    adada doğumun yasaklanma sebebide muhtemelen adada doğacak olanın mutlak aday olmasıydı bunu da jacob kader ortağı olmalarını önlemek amaçlı yaptılar zira hatırlarsanız adada doğan alexde kendileriyle aynı sona maruz kaldı annesinden çalındı ve bunu yapan fransızın arkadaşlarıydı hatırlarsanız ve mib'e maruz kaldıktan sonra kaçırdılar

    bence gelmiş geçmiş en iyi diziydi en azından benim için bir daha bölüm yayınlandı aman bugün indirmem lazım izlemem lazım demem başka bir dizi için o benim için kesin ancak bir daha oturup izlemem zira sonunu bilmeden güzeldi o bölümler asla aynı tadı alamam bittiğine de üzülmüyorum mutluyum daha çok konuşabiliyorum hakkında ^_^

  11. Gözde Benli diyor ki:

    >Bitti mi la Lost 😛 😀

  12. gasilhane diyor ki:

    >Senarist saate baktı. '… alarm çalmamış' dedi. Duş alıp finali yazıverdi. En büyük teorim bu.

  13. SirEvo diyor ki:

    >Şöyle bir yazı gördüm DP'de. Paylaşayım dedim, yorumları takip eden 1-2 kişi varsa mantıklı gelebilir şu açıklama;

    "Adada olan hiçbirşey hayali ve rüya ürünü değildi. Herşey gerçekti. Adada zamana yolculuk yaptılar mücadele ettiler kimi öldü kimi kurtuldu. Özetle sezon başından beri gördükleriniz ne bir rüya ne bir hayal hepsi gerçek ve yaşanmış olaylar.

    Finalde herşey Christian tarafından Jack'e şu cümleyle anlatılıyor.

    Christian – Burasını birbirinizi bulabilmek için kendiniz tasarladınız. Hayatının en güzel günleri bu insanlarla yaşadığın dönemdi. İşte bu yüzden hepinizi buradasınız. Kimse yalnız kalamaz Jack. Senin onlara ihtiyacın olduğu gibi, onların da sana ihtiyacı vardı.

    Jack – Ne için?

    Christian – Hatırlamak ve vazgeçmek için.

    Jack – Kate gidiyoruz demişti.

    Christian – Gitmek mi ? hayır. Devam ediyoruz.

    Jack – Peki nereye?

    Christian – Haydi gidip birlikte öğrenelim.

    Yani özetle 6. sezona kadar olan herşey gerçek. 6. sezonda ortaya çıkan paralel evreni ise ortaklaşa kendileri tasarlamışlar. Yani bir bakıma ortak zihnin ürünü bir evren. Yani şöyle diyelim.

    Beden ölür ama ruh bakidir. Ruh anılarıyla günahlarıyla sevaplarıyla ahirete göçer. İşte karakterlerin ruhları ahirette birbirlerini bulmak ve anılarını tazelemek amacıyla ortak bir dünya yarattılar. Kendilerini gerçek dünyada olmaktansa hani hepimiz bazen deriz keşke şöyle doğsaydım ya da ikinci kez doğsam şöyle doğmak isterim gibi. İşte burada da Sawyer bir polis olarak kendini tasarlamış. Miles da öyle, Faraday ise müzisyen, Charlie ise en başından olması gerektiği gibiymiş vs. İşte kayıp ruhlar birbirlerini bulabilmek için bir ortak evren yarattılar. Tek bir ruh Desmond ise onların birbirlerini bulmasına yardımcı oldu ve hepbirlikte finalde buluşup cennete gittiler. smile.gif

    Aslında diziye adını veren LOST kayıp ruhları ifade ediyor gibi. Esasında dizi tüm dinlerde ortak olan ahiret,ruh ve ölüm sonrasına vurgu yapıyor. Nitekim kilisede görünen vitraydaki dini sembollerin anlamı da bu olabilir. Nitekim tek camda tüm dinleri ifade eden semboller mevcut."

  14. RENAULT diyor ki:

    >ya final sezonunun başında ada sular altındaydı pencereden cıkıp suyun altına girdiği sahne finalin sonu kendiyle bile çatıştı ada batmadı ben hep şunu bekliyordum linus babası bile hayatta olduğu için ada sanki hiç varolmasaydı böyle olacaktı tarzında gösterdiler sonradan hatırlama muhabbeti cıktı bari ondan sonrasını zamanda yolculuk yaptıkları için hatırlamıyora bağla veya belli bir olaydan sonrası tekrar yaşanmaya başlasın

    ya nasıl bitirirlerse bitirsinler kimse yadırgamazdı ama ucunu açık bıraktılar cennete mi gidiyolar adaya mı gidiyolar kate olmedi o zaman cennete gitmiş olamazlar sawyer jack in babasını vurdu geldi ucağa onun için bindi zaten ama adam diri dirilermi ölüler mi belli değil ,

    vel hasıl adam gibi sonunda final sezonda gösterdiklerimiz hayatlar şöyle şöyle oldu demdiler herkes hatırlıyo yaşıyo ama nasıl oldu belli değil herkes buna kızgın

  15. SirEvo diyor ki:

    >"Eninde sonunda Christian Shephard'ın da dediği gibi "Bazıları Jack'ten önce, bazıları ise çok uzun zaman sonra ölüyor" ve flashsideways'te buluşuyorlar."

    Kate Jack'le karşılaştığında en son dedi ki: Seni çok özledim

    Oradaki çoku üstüne basarak söyledi. Yani Kate yaşamaya devam etmiş ve ölene dek aklındaymış Jack.
    Yani finalde hepsi öldükten sonra buluşup nereye gittilerse gittiler.

    Vallaha şu en baştaki uzun yazıyı okuduktan sonra final bana çok anlamlı geliyor. 🙂

Yorum Yapın

Arts Blogs