Lost Adası’ndan ilginç bilgiler…

Pek gazeteye bakan biri değilimdir ama dün gözüme güzel bir yazı ilişti Hürriyet’te. Cengiz SEMERCİOĞLU isimli köşe yazarı abimiz Lost’un çekildiği adaya, Oahu’ya gitmiş ve izlenimlerini aktarmış. Lost takipçilerinin okumasını tavsiye ederim. Adadan enteresan bilgiler var. Ama uyarayım, diziye hiç başlamayanlar için bolca spoiler bulunuyor. Sonra vay ben görmedim vay ben duymadım demeyin…

Yazının tamamı burada, büyük bir kısmı da aşağıda. :))

“IRAK DA BU ADADA NİJERYA DA
Oahu 1536 kilometrekare, yaklaşık KKTC’nin yarısı kadar bir ada… Lost ekibi bu adanın neredeyse olabilecek her yerini dizi seti olarak kullanmış.
Dizinin çeşitli bölümlerinde kullanılan Irak, Tayland, İskoçya, Nijerya sahnelerinin tamamı da Oahu adasında çekilmiş.
Mesela Said’in Irak’ta işkence yaptığı sahneler, adanın Diamond Head olarak adlandırılan sönmüş volkan kraterlerinde çekilmiş.
Jack’in kaçıp kafasını dinlediği Tayland, Jin’le Sun’ın hayatının anlatıldığı sahneler için Kore, Dasmond’un askerlik günleri için İskoçya setleri hep bu adada inşa edilmiş. Hatta Los Angeles, Londra, Sydney sahneleri de burada…
HUMMER’LARLA LOST OLDUK
Adada Lost’un çekildiği mekanları gezmek 10 saat sürüyor. Bunun için Hummer cipler kiraladık ve yollara düştük.
Kate’in evinin bulunduğu şehir merkezinden başlayan yolculuğumuz adanın kuzeyinde daha önce Jurassic Park gibi ünlü pek çok filme ev sahipliği yapan Kualoa Vadisi’nde son buldu.
Dizinin pek çok önemli sahnesi tam bir doğa harikası olan bu vadide çekilmiş. Biz gittiğimizde dizinin çekimleri ne yazık ki üç gün önce sona ermişti. Bu yüzden adada oyuncularla buluşamadık.
Lost’un çekildiği mekanların pek çoğu özel şahıslara ait olduğu için, yapımcılar bu alanlara yüksek kira bedelleri ödemiş.
O sahnelerin çekimleri bittikten sonra da hemen seti boşaltmışlar. Bu yüzden çekim alanlarında Lost’a ait izler de hızla siliniyor. Bunun bir nedeni de Oahu adasında sürekli film çekilmesi.

KATE’İN YÜZDÜĞÜ ŞELALE
Dizinin en güzel karakterlerinden Kate’in şelalede yüzdüğü sahne Lost’un en unutulmaz sahnelerinden biriydi. İşte bu şelale de Oahu National Park’ın içinde yer alıyor.
Turistlerin 9 dolar ödeyerek girdiği National Park, Lost’taki bu sahneden sonra iyice popüler olmuş. Şelalenin suyu dizide görüldüğü kadar berrak değildi ama doğal güzelik olarak Lost turunun en unutulmaz anlarından biriydi.

İşte hayal kırıklıkları
Dizide ıssız bir yer olarak gösterilen Others’ların evleri, aslında yoksullara yönelik bir yaz kampı, üstelik de deniz kenarında. Sawyer’ın odası olarak gördüğümüz yerde şu an 6 çocuk ranzada yatıyor…
Boone’un öldüğü ve Charlie’nin uyuşturucu bulduğu uçak enkazı dizide ormanın ortasında gösterilmişti. Oysa burası National Park’ın girişinde bulunan otoparkın dışında bir yer değil.
Dizide pek çok şey bilgisayar ürünü… Mesela Jacob’ın Hurley’i Jack’le birlikte tapınaktan gönderdiği Light House’un sadece temeli inşa edilmiş, gerisi bilgisayarda yapılmış.
Dizinin pek çok bölümünde Sydney Havalimanı olarak gördüğümüz yer aslında Hawaii Convention Center, burada pek çok önemli toplantı yapılıyor.
Jacob’ın altında öldüğü heykel aslında yok, sadece heykelin en alt kısmını yapmışlar, gerisini bilgisayarla tamamlamışlar.
Kate’in yıkandığı şelale National Park’ta para verilerek girilen bir yer ve hiç de göründüğü gibi görkemli değil.
Hugo’nun yürüdüğü köprü aslında yok, sadece girişi yapılmış köprünün sonrası bilgisayar marifeti…
Uçağın düştüğü sahil, son derece küçük ve sıradan, arkadan geçen yolu kapatmak için bilgisayar hilesine başvurulmuş ve masa başında palmiyeler eklenmiş bu sahnelerin fonuna…
Tüm bunlara karşılık;
Jacob’la Karaduman’ın konuştuğu yerden baktığınızda ıssız olmasa da müthiş güzellikleri olan bir adada olduğunuzu anlıyorsunuz…”


3 Comments

  1. ceren diyor ki:

    >bu yazıyı bende okudum ama hoşuma gitmedi zira işin büyüsünü bozuyor bana kalırsa. aa bizi nasıl da kandırmışlar diyorum:)

  2. mit diyor ki:

    >Eh, en azından her şey dijital bir harika değil. Adamlar gerçek mekanları kullanmışlar. O da bir şey…

  3. Berre diyor ki:

    >"Hayal kırıklıkları"ndan sonraki cümleler beni pek bir güldürdü. E öyle olacak tabii? Ne bekliyordu ki 😛

    "Otoparkın dışında başka bir yer değil"miş. İzlerken ben arkada arabalar görmedim sonuçta 😀 Otoparkı ormanın ıssız bölgesi diye göstermişler, helal derim 😛

Yorum Yapın

Arts Blogs