Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

Rastgele bir şekilde Kuyucaklı Yusuf‘unu okuduğum Sabahattin Ali ustanın tarzını kitaba başladığım gibi sevmiştim. Dil biraz eski olsa da anlaşılmayacak kadar eski değil, üstüne, anlattıkları hiç de eski değil. Günümüzde de sektirmeden devam eden hikayeler.

Kuyucaklı Yusuf’u okuduktan sonra ne tavsiye edersiniz diye twitter’dan sorduğumda gelen yorumların hemen hemen hepsi Kürk Mantolu Madonna‘ydı. Hatta daha çok seveceğimi, mutlaka okumam gerektiğini söyleyenler de vardı. Nitekim öyle de oldu.

Kitap Fuarı’ndaki %25 indirimden yararlanıp aldığım Madonna’yı daha otobüste eve gelirken okumaya başladım ve ertesi akşam da bitirmiştim zaten.
“Yazarın Berlin’de geçirdiği iki yıllık (1928-1930) öğrencilik döneminin esinlemiş olabileceği bu uzun öykünün…” diye belirtmiş Füsun Akatlı Önsöz’de. Hikaye 40’larda başlıyor. Sıradan bir memurun tanıştığı başka bir sıradan memur Raif Efendi‘nin ilk bakışta sıradan gibi görünen ama 10 yıl öncesine gittiğinde bambaşka olan hikayesini anlatıyor.

Dediğim gibi zaten okuyanlar da bilir, S. Ali’nin 1943’de yazdığı kitabın dili biraz ağır ama hem 160 küsür sayfayı bulması hem de karakteri içinize işletmesi bir taraftan meraklandırıyor diğer taraftan dilin eskiliğini unutturuyor insana.
Mükemmel bir tutku, mükemmel bir boşluk aslında kitabın anlattığı. Sıradan bir adamın yaşadığı kısa ama hayatını derinden etkileyen sıradan bir dönemi süper aktarmış Sabahattin Ali. Benim gözümde “mutlaka okunası kitaplar” kategorisine hemen girdi. Tavsiye ederim. 10/10


5 Comments

  1. Benay diyor ki:

    Son 40 sayfasındayım. Beni o kadar sürüklemedi aslında. Ama beğenmedim de diyemem. Sindirmekte zorlanıyorum belki de. Dili yoğun geliyor bana.

  2. aysegul diyor ki:

    Ben şimdi Kuyucaklı Yusuf’u okuyorum. Kürk Mantolu Madonnayı daha önce okumuştum, gerçekten çok etkileyici. yazım dili farklı olmasına rağmen o duyguyu tamamen size aktarabiliyor. bu arada Haruki Murakami’nin de bütün kitaplarını tavsiye edebilirim, son zamanlarda okuduğum en iyi yazar. müthiş sürükleyici kitapları var.

    • SirEvo diyor ki:

      İçimizdeki Şeytan’ı da tavsiye edebilirim Sabahattin Ali’den. Yine aynı şekilde etkilemeyi başarıyor. Tabii bir Madonna değil, ama kesinlikle okunmalı.
      Ayrıca yine Sabahattin Ali’den Kamyon ve Yeni Dünya alınacaklar listemde duruyor. İlk gördüğüm yerde kapacağım. 🙂

      Haruki Murakami’yi düne kadar duymamıştım. Twitter’dan bir arkadaş söyledi böyle bir yazar var diye. Ben yeni olduğum için kitap mevzularında, yorum yapamadım.
      Şimdi bloga da böyle bir yorum gelmesi enteresan bir tesadüf olmuş. Araştıralım o zaman. 🙂

Trackbacks for this post

  1. […] her satırı, her cümlesi, her kelimesi keyif veren nadir yazarlardan biri olup çıktı Günday. Sabahattin Ali ve İskender Pala‘ydı bu klasmanda en tuttuğum adamlar. Pala’nın Şah ve Sultan […]

Yorum Yapın

Arts Blogs