Korsanlar Tarih Mi Oluyor?

Korsan dendi mi aklıma 2 tip korsan geliyor. Birincisi Jack Sparrow olan korsanlar, diğeri de eskisi kadar sokaklarda göremesem de, cd-dvd’nin içine film diye oyun koyan, oyun diye program koyan korsan cd satıcıları. Zamanın birinde evimde internet yokken alışveriş yapma cüretinde bulunmuştum ve iyi ki de satın almıştım Meryl Streep, Nicole Kidman’lı kadrosuyla 2002 yapımı The Hours’u. Gerçi annemin istediği bir filmdi ama sonuç olarak içinden Hours falan çıkmamıştı. Ne çıktığını şimdi hatırlamıyorum da, film olmadığı kesin bir şeydi. O günden sonra da Jack Sparrow dışındaki tüm korsanlarla irtabatımı koparmıştım zaten…

Korsan cd satıcılarının en büyük geçim kaynağı idi sinema çekimi filmler. Vizyona girdiğinin ertesinde arşivlerine ve direkt olarak da tezgâhlarına düşüyordu bütün filmler. Bilenler için neyse ama bilmeyenler için, “oo çıkmış yav, al al” tarzı tepkilere neden oluyordu haliyle. -di’li geçmiş zaman kullandım ama hani hâlâ vardır bu tarz satıcılar bana hiç denk gelmese de. Tezgâh korsancılığının yerini internet korsancılığı aldığı için geçmişte kalmış gibi konuşsam da, eminim bu işten para kazanan insanlar vardır hâlâ.

Adam alıyor eline kamerayı, sokuyor paltosunun cebine. Artık kameralar da ufacık zaten. HD destekliler falan da var. Hiçbir üst baş arama olayının olmadığı sinemaya çatır çutur sokuyor cihazı. Film başladığı gibi de çaktırmadan yöneliyor kamerasına ve gelsin dolarlar gitsin eurolar…
Buna bir son verelim demiş bizim çok bilmiş çekik gözlü Japonlar. Yeni bir buluş, yeni bir enteresanlık gelmeyedursun şunlardan zaten.

Sharp firmasıyla Japonya’nın Ulusal Bilişim Enstitüsü ortak çalışmayla bir teknoloji geliştirmiş. Beyazperdenin arkasına yerleştirecekleri özel bir cihaz, kızılötesi ışınlar gönderiyormuş salona. Bu ışınlar kamerayı kandırıp sanki perdede hiçbir şey yokmuş havası estiriyormuş güzelim HD kameralara. Şimdilik sadece haber niteliğinde olan bu olay yürürlüğe geçerse Cam, TS, TeleSync gibi sunumlar internet ortamları dahil tüm tezgahlardan kalkar. Bütün filmlerin Bluray sunumlarını beklediğim için, argo tabirle bana giren çıkan olmaz bu durumdan ama hani sağlık açısından da büyük bir soru işareti var. Perde arkasından yansıtılacak bu kızılötesi ışınların, isanların başta gözlerinin olmak üzere sağlığını tehdit edip etmeyeceği. Sağlıkla bir alıp veremediği yok bu cihazların demiş yetkililer ama 1,5-2 saat boyunca görmeseniz de size dönük olan o kızılötesi ışınların ne yapacağı hiç belli olmaz…


2 Comments

  1. Guyjre diyor ki:

    >olmaz ki yani benim gibi film cikar cikmaz indirmeyip dvdripini bekleyenlerde cok. Dvdrip bitmezse korsanda bitmez:D

  2. SirEvo diyor ki:

    >Tabii ki DVDRip bekleyen de çok ama TS, Cam olarak da indiren o kadar fazla insan var ki torrent sitelerinde. 😀

Yorum Yapın

Arts Blogs