Kalan Hayatının İlk Günü (2008)

Kalan Hayatının İlk Günü (2008)

Adetim değildir orijinal başlıklar yerine Türkçe başlık atmak ama bu film için ufak bir istisna yapabiliriz sanırım, çünkü film vermek istediği mesajı, şahane bir şekilde ismine yerleştirmiş. Rémi Bezançon’un yazıp yönettiği film, Cesar ödüllerine 9 dalda birden aday gösterilip bunların 3 tanesini kazanmış. 2008’de Fransa’da en çok ses getiren filmlerden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz diye […]


I Saw the Devil (2010) – Etkileyici Bir Gerilim!

I Saw the Devil (2010) – Etkileyici Bir Gerilim!

Hunharca öldüren bir psikopat seri katil ile onun peşindeki bir polis. Şu cümleye baktığımda film o kadar sıradan gözüküyor ki, hani başkaları izlemese, takip ettiğimiz yerlerde izleyenler olmasa haberimiz bile olmayacak belki bu filmden. Sonuçta bu kadar klişe gibi duran konuya neden ilgi gösterelim ki? İşte film uzakdoğudan geliyorsa bir kez daha düşünmek gerekiyor onu. […]


Şiddetle Tavsiye: Welcome to Dongmakgol (2005)

Şiddetle Tavsiye: Welcome to Dongmakgol (2005)

Uzakdoğu sinemasından o kadar uzak kaldım ki, elim play tuşuna gitmiyordu Kore’den Japonya’dan Çin’den bir film gördüğümde. Doğru düzgün film izleyememem midir, dizilere bağlanmış olmam mıdır sebebi bilemiyorum ama böyle sihirli mi sihirli, vurucu mu vurucu bir dokunuşa ihtiyacım vardı işte. Bu gazla beraber beni tutabilene aşk olsun diyip hemen filme geçiyorum. Bir köy düşünün. […]


A Christmas Carol (2009) – Jim Carrey ve Animasyon

A Christmas Carol (2009) – Jim Carrey ve Animasyon

Animasyon olayına Pixar’ın ambargo koyduğunu artık herkes biliyor. Akademi’de her sene En İyi Oscar ödülünü almaktan onlar bıktı (evet, artık En İyi Film Oscar’ını istiyorlar, kampanya başlatmışlar Toy Story 3 için), ama Akademi vermekten bıkmadı. Gerçi onların da elinden gelen bir şey yok. Her sene bir öncekinden daha iyi animasyon yapıp tepeye yerleşiyorlar. Bu sene […]


Knight and Day (2010) – Bu ikiliye dikkat!

Knight and Day (2010) – Bu ikiliye dikkat!

Valla söze nasıl başlasam bilemiyorum. Günah çıkarma gibi olacak biraz ama bu film ilk vizyona girdiğinde öyle yorumlar okudum ki, filmi izlemeden sadece oyuncu kadrosunu baz alarak sağa sola “önermemeye”, “sakın izlemeyin” demeye başladım. Hadi filmi izlesem bir derece! Galiba gençlik dönemlerindeki filmlerini izleyip sevdiğimiz iki aktör 40’ına ve 50’sine merdiven dayayınca böylesine aksiyon etiketli […]


How to Train Your Dragon (2010) – Animasyoncular?

How to Train Your Dragon (2010) – Animasyoncular?

Aslında filmde de durum aynı ama animasyon sadece bilgisayar efektinin ön plana çıktığı bir iş olduğundan fikirler o kadar uçsuz bucaksız ki, eğer kaleminde usta bir yazarınız, sesinde usta bir aktörünüz, çizimlerinde usta bir bilgisayarcınız varsa, tabii cebinizde de 165 milyon dolarcık taşıyorsanız, How to Train Your Dragon gibi bir seyirlik ortaya çıkarmamanız için hiçbir […]


Loft (2008) – Belçika’nın en meşhuru, en esrarengizi!

Loft (2008) – Belçika’nın en meşhuru, en esrarengizi!

Avrupa sineması olsun, Güney Amerika olsun, Uzakdoğu olsun. En sevdiğim yanları, bu tarz vurucu filmlere imza atıyor olmaları. Her sene benim izleyebildiğim birkaç tane, yorumlarını okuyup fırsat veremediğim ama bu tarz etkileyici olduğundan emin olduğum sürüyle film çıkartıyorlar piyasaya. Buralara kadar gelip haberim olanlara da bir şekilde ulaşmaya ve izlemeye çalışıyorum. İzledikten sonra filmin üzerimde […]


L’arnacoeur (2010) – Fransızsa, At Sepete!

L’arnacoeur (2010) – Fransızsa, At Sepete!

Fransızların yaptığı, benim de izlemekten keyif aldığım bir tür varsa o da Romantik-Komedileridir. Adamlar yapıyor arkadaş. Her sene 1-2 tane izlenesi, tavsiye edilesi film mutlaka geliyor şarabıyla ünlü ülkeden. Uzun bir süre önce farkına varıp aylarca altyazısını beklediğim L’arnacoeur da 2010’un izlenmesi gereken Fransız filmlerinden işte. Altyazısını bekledim derken, İngilizce altyazısını beklediğimi belirteyim, çevirisini bizzat […]


Frozen (2010) – 1 Teleferik 3 Genç Buz Gibi Bir Hava

Frozen (2010) – 1 Teleferik 3 Genç Buz Gibi Bir Hava

Filmlerle haşır neşir birinin dizilere sarması bir zaman sonra filmlerden ciddi anlamda soğumasını sağlıyor. Bir dizi bölümü için ortalama 40 dakika harcıyorsunuz ve elde edeceğiniz sonucu da önceden kestiriyorsunuz. Tanıdığınız karakterler, bildiğiniz konu ve 40 dakika sonunda gelen finalden alacağınız belirgin tad. Zaten beğenmediğiniz bir diziye 3, bilemedin 5 bölüm katlanıyorsunuz ama bir filme başlamak […]


Dirty Pretty Things (2002) – Kirli Tatlı Şeyler

Dirty Pretty Things (2002) – Kirli Tatlı Şeyler

Gündüzleri taksi şoförlüğü yapıyorsunuz, geceleri ise bir otelde resepsiyondasınız. Bir gün çok samimi olmasanız da tanıdığınız müşterilerden biri sizi bir odaya gönderip, odadaki dağınıklıkla ilgilenmeniz gerektiğini söylüyor. Odaya vardığınızda tıkanık bir klozet göze çarpıyor. Klozeti temizlemeniz gerekmekte haliyle. Ama o da ne? Tuvaletin içinde hiç de tahmin edemeyeceğiniz bir cisim. Bir… Dirty Pretty Things, başrollerini […]


Arts Blogs