[REC] 2 (2009) – Gerilim tam gaz devam ediyor!

[REC] 2 (2009) – Gerilim tam gaz devam ediyor!

Blair Cadısı’nın 3. filmi için 2011’den gün alınınca, Blair Cadısı 3 ve El Kamerasının kaymağı… başlığıyla bir yazı yazmıştım. Az buz değil, ikinci filmden 11 yıl sonra gelecekti üçüncü film. Hem de o rezil devam filminden sonra. O yazı sırasında [REC]’le ilgili şöyle bir şey yazmışım;“Ardından bu tarzda filmlerden 2007 yapımı [REC] ile tanıştık. İspanyol […]


Goya Ödülleri’ne "Celda 211" Damgası!

Goya Ödülleri’ne "Celda 211" Damgası!

Yılın ilk aylarında dağıtılan ödüllere biz doyduk, verenler doymadı. Bu seferki ödüllerimiz, İspanya’nın en önemlisi olarak bilinen ve bu sene 24.sü düzenlenen Goya Ödülleri‘nden geliyor…Törene damga vuran film ise; Francisco Pérez Gandul‘un aynı ismi taşıyan romanından uyarlanan, Daniel Monzón‘un yönetmenliğini yaptığı, başrollerinde Carlos Bardem ve Luis Tosar‘ın olduğu Celda 211 oldu. En İyi Film, En […]


Günün Afişi #33

Günün Afişi #33

Orijinal ismi Io sono l’amore olan I am Love filminde oyunculuğunu çok beğendiğim, The Chronicles of Narnia serisinden, Constantine‘den, The Curious Case of Benjamin Button‘dan tanıdığımız Oscarlı oyuncu Tilda Swinton var. Ki kendisi bu filmdeki rolü için çekimlerden önce İtalyanca ve Rusça dersleri almış.Yönetmen koltuğunda ise aynı zamanda senaryosunda ve yapımında da katkısı olan Luca […]


Barcelona’daki İspanyol Pansiyonu müthiş!

Barcelona’daki İspanyol Pansiyonu müthiş!

Audrey’in (nam-i diğer Amelie) filmlerine bulaşınca başka bir şeyler izlemek istemiyor insan. Amelie’nin üzerimizde bıraktığı etkiyi tekrar söylemeye gerek yok. Herkes gibi ben de izlediğimde “bu ne ya, nasıl atladım ben bunu?” dedim 2001 çıkışlı film için. Cidden de baştan sonra sizi içine çeken bir yapısı vardı. Ondan sonra bir daha Audrey filmi izlememiştim ki, […]


Günün Afişi #31

Günün Afişi #31

Hani sağ tarafta bir aralar bir oylama vardı “Film seçme kriterleriniz…” diye. Seçeneklerden biri de “Afişi” idi. Sanırım sırf bu film için o şıkkı işaretleyen epey insan çıkacaktır. Ne tatlı bir çocuk yahu! Şahane!Sevilen Fransız yönetmen François Ozon‘un kamerayı eline aldığı filmde; Alexandra Lamy ve Sergi López başrollerde. Tabii ki harika bebek Ricky‘i de unutmamak […]


DJ’lere özel çeviri… [Berlin Calling – 2008]

DJ’lere özel çeviri… [Berlin Calling – 2008]

21 Aralık’ta duyurmuşum çeviriye başladığımı.Bir aralar DJ’liğe özenen ve güzel paralar da harcayan bir arkadaşın ricası üzerine başlamıştım Berlin Calling / Berlin Ateşi filminin çevirisine. Hem epeydir çeviri yapmıyordum, hem de Almanya’dan bir filmin altyazısını çevirmek cazip gelmişti. Hepsinin üstüne puanının da güzel olması ve DJ’lerin anlatılığı pek filmin üretiliyor olmaması da eklenince çeviriye başlamamak […]


Encore dix secondes?

Encore dix secondes?

Filmi izledikten sonra 8/10 vermiştim IMDb’de. Ne gariptir aklımda kalan tonla sahnesi var. Son bir tahlil yaptım mı 9’a çıkacak o not sanırım. Üstteki 3 kare de, filmden aklımda kalan en güzel sahnelerden birini özetler nitelikte. Başlık sahnenin ana temasını oluşturuyor. Fransızcasını düzgün yazıp yazmadığımdan emin olmamakla beraber, Türkçesini versem tadı kaçacağı için öyle kalması […]


Paha Biçilemez! Audrey Tautou…

Paha Biçilemez! Audrey Tautou…

Amelie desem? Le fabuleux destin d’Amélie Poulain?Peki Audrey Tautou? Az önce Amelie’nin başka bir filmini izledim; Hors de prix. İngilizce ismi de başlığın ingilizcesi; Priceless. 2006 yapımı, tabii yine Fransız filmi. Schumy önermişti. Kendisi sürekli romantik-komedi izlediğinden, güzel dediklerini çaktırmadan indirip izliyorum ben. Bu da ara sıra çürük çıkmayanlardan. 😛 Şaka şaka, genelde beğendikleri güzel […]


Ateşle Oynaşan Kız (2009)

Ateşle Oynaşan Kız (2009)

Flickan som lekte med elden / The Girl Who Played with Fire (2009) Son zamanlarda pek film izleyemediğimden bahsetmiştim. Zaten epeydir de izlediğim filmlere dair bir şeyler yazamıyorum. O fırsatı yaratamıyorum bir türlü. Sebebini ben de çözebilmiş değilim. Canım filmler hakkında yazmak istemiyor galiba.Ama sonunda toparlanıp şu film hakkında 2-3 satır bir şey yazmaya karar […]


Uzakdoğu’dan Almanya’ya Çeviri Seferi…

Uzakdoğu’dan Almanya’ya Çeviri Seferi…

2 Uzakdoğu çevirisinden sonra, request üzerine Almanya semalarına doğru yol aldım, başkent Berlin hudutlarına doğru. Bu seferki konseptin merkezinde bir Dj var. Paul Kalkbrenner adında Almanya’da epey tanınan bir Dj. Tabii o filmin başrol oyuncusu. 2008 yapımı Berlin Calling filmi onun hayat hikayesine ışık tutmuyor ama hani gerçek olaylarla direk alakası var diyebilirim. Bir çeviriyi […]


Arts Blogs