Kara Şövalye Yükseliyor (2012) – Nolan’ın Vedası

Christopher Nolan ve Christian Bale ikilisinin 2005’de başladıkları yolculuk; araya giren kötü karakterler, enfes müzikler ve sürükleyici filmlerle dolu bir 7,5 saat yaşattı bizlere ve Yükselen Kara Şövalye’yle son buldu. Hemen söyleyeyim, bu yolculuğun son kısmını oluşturan The Dark Knight Rises, film boyunca ve akabinde beni bir hayli tatmin ederek ayırdığım süreyi hakkıyla kullanmasını bildi, yani benden geçer notu aldı.

Christian Bale, Gary Oldman, Morgan Freeman, Michael Caine‘li ekstra sağlam kadrosuna Tom Hardy, Joseph Gordon-Levitt, Anne Hathaway ve Marion Cotillard gibi bir o kadar daha sağlam ismi ekleyince tadından yenmeyecek, serinin adına yakışır ve halkanın en iyisi olmasa da farkını hissettiren bir parçası ortaya çıkmış. En önemli karakterlerinden birini canlandıran oyuncusunu 2. filmde kaybettiği yetmiyormuş gibi, halkanın son filminin gösteriminde yaşanan katliam Batman isminin ciddi manada önüne geçmiş gibi dursa da, adını bir anda unutulmazlar arasına yazdırmasını sağladığı için Batman’e binlerce kez teşekkür etmesi gereken (ki bunu bir veda mektubuyla gerçekleştiren) Nolan’a bizim teşekkür etmemiz gerekiyor bizleri bu süreçte çok iyi ağırladığı için.

Kara Şövalye Yükseliyor, arkasında hikayenin açıklarını da kapsayan soru işaretlerini (saçmalık dersem ayıp olacak ama bir görüşte Batman’i tanımak bana biraz saçma geldi açıkçası. O kadarla da kalsa iyi, linke tıklarsanız ne demek istediğimi anlayacaksınız.) kafalarımıza gömerek aramızdan ayrılsa da, bence yapması gerekeni yaptı ve serinin adına yakışır bir finale imza attı. Tamam belki karşımıza Jokervari bambaşka bir karakter çıkartamadı ama kötü adam olarak izlediğimiz Bane de işini çok iyi yapmış gibi duruyor. Ses tonu, hareketleri beni benden aldı. Son birkaç yılda bir anda ortaya çıkartılan Tom Hardy, hayvani mizacına ve fazla iyi olmayan oyunculuğuna karşılık beklediğimden çok daha iyi bir kötü adam performansı ortaya koymuş. Zaten bana kalırsa, Joker’in havasını atacak, veya onun “o havasının” yakınına yaklaşacak bir performans uzun yıllar izlemeyeceğiz.

Oyunculuğunu pek sevmediğim, hatta ve hatta filmde sırıtacağını düşündüğüm Anne Hathaway de Kedi Kadın olarak bana yeterli gibi geldi. Şu isim o karakteri daha önceden şöyle iyi/kötü oynadı diye kıyaslama yapacağım bir versiyonunu izlemediğimdendir belki, ya da Nolan’ın senaryodaki dokonuşuyla da olabilir, ancak ve ancak ben bu Kedi Kadın’ı sevmiş bile olabilirim.
Joseph Gordon-Levitt ve Marion Cotillard yine kendi hallerinde, tahtaya çıkıp sorunun doğru cevabını vererek öğretmenlerinden geçer not alan birer öğrenci gibi üstlerine düşen görevi yaparak kenara çekilmişler. Joseph Gordon-Levitt aslında biraz fazlaya kaçırılmış gibi ama daha fazla yazarsak ciddi spoiler’a gireceği için üstlemek istemiyorum.
Esas kadro ise yine bilindik. Bir tek Batman abi biraz garip geldi bana. İstikrarı bir türlü yakalayamayan ve genç yaşta emekliye ayrılan futbolculara benzettim kendisini. Sürekli ya sakat, ya ailevi sebeplerden morali bozuk ya da oynadığı maçta golü atıp takımını kurtarıyor. Ama sonra yine teybi başa alıp aynı hatıraların üzerinden geçiyor.

Nolan’ın dokunuşu demişken ayrı bir paragraf açmak lazım Nolan’ın son filmde yaptıklarına. Replikler ve karakterler arasındaki karşılıklı atışmalar çok yerinde geldi bana. Araya serpiştirilen espriler de tam kıvamındaydı. Nolan seriye veda ederken elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmış ve bunu da olabildiğince başarmış gibi duruyor.

Hans Zimmer ustaya bir parantez açmadan olmaz yine. Bu adam, insan evladı değil. Başka bir şey var onun içinde. Ben bu kadar yaratıcı bir insan görmedim yahu. Parmağının değdiği yapımı alıp başka yerlere götürüyor. Yine inanılmaz işlere imza atmış. Müzikler enfesti. Filme tutunduruyor sizi resmen. Zerre değil, zerrecik sıkılmıyorsunuz onun elinden çıkan işleri dinlerken. Çok büyük bir yetenek, uzun yıllar adını o kayan ekranda okuruz umarım. Ama Akademi üyeleri bizim kadar sevmiyor kendisini gördüğüm kadarıyla. 8 kere aday gösterip sadece Aslan Kral’daki müziklerine Oscar vermişler. Hele ki 2 sene önceki Inception yerine Sosyal Ağ’ı seçmeleri adlarına yakışır bir hareket olmuş.

Gerçekten değinilecek çok detay var. Hatta o detaylar üzerine tartışmak için 2-3 kez daha izlemek lazım diye düşünüyorum ben. Ve istiyorum da tekrar izlemeyi. Biri çıkıp da “hadi canım benim, bir de beraber izleyelim bakalım neymiş bu batman dedikleri tek dişi kalmış canavar” derse koşa koşa giderim peşinden. Son sahneyi gördüğümü anladığımda bu kadar mı diyerek garsondan bir tane daha sipariş edecektim az kaldı. 2 saat 45 dakikaya doyamadım gibi bir şey oldu. Bir filmin 2 saat 45 dakika sürmesi başlı başına bir olayken, size o süre bile yetmiyorsa o film olmuş demektir zaten. Sırf şu yönüyle bile benim için belirli bir çıtanın üstündedir Kara Şövalye Yükseliyor.

Dediğim ve linkini verdiğim detaylardan bazıları filmi izlerken ciddi manada gözüme batsa da (kimisini okurken de harbiden o nasıl oldu ya dedim), Bane’in kötülüğüne, Zimmer’in müziklerine, Nolan’ın Batman’ine, Kara Şövalye’ye vedasına tanıklık etmek için mutlaka sinemada izleyin diyorum ben. Zaten serinin hastaları şimdiye dek en 2 defa izlemişlerdir ama seriye ekstra bir ilginiz yoksa bile verdiğiniz paranın hakkını fazlasıyla alacağınızı temin ediyorum ben. Arkanıza yaslanın ve keyfini çıkartmaya bakın. 9/10 (Hollywood’dan her yıl epi topu 3-5 tane eli yüzü düzgün film çıktığını da hesaba katarsak, illa ki sinemada izlenmeli.)

Bu arada ben fragman izlemediğim için farketmemiştim Bane’in sesinin o kadar anlaşılamaz olduğunu ama filmi izlerken bunu farkedip arkadaşlara da söyledim. Meğer bu konu üzerine epey bir geyik falan da dönmüş amerikada. Belki o geyikler yüzünden belki gelen eleştrilerden belki de kendileri de rahatsız oldular ama ses üzerinde biraz oynama yapmışlar ve vizyona girmeden önce daha anlaşılabilir olması üzerinde karar kılmışlar anlaşılan. Aşağıdaki videoda, Aralık 2011’de yayınlanan fragmandaki Bane sesiyle, vizyona giren filmdeki Bane sesini karşılaştırmışlar. Gerçi ben yine muallakta kaldım bazı sahnelerde ama ses tonu o kadar karizma olunca insan o kadar da önemsemiyor o anlaşılmazlığı. Tabii bir de uzun bir zaman sonra eli yüzü düzgün bir altyazıyla izlemenin verdiği gurur da var bu önemsemeyişte. Son yıllarda sinemalarda ne rezalet altyazılarla film izlettiklerini gayet iyi biliyoruz.


6 Comments

  1. detays diyor ki:

    Başındaki uçak sahnesine hayran kalmıştım.
    Bir de ==SPOİLER!!== polisler ve Bane’in adamlarının karşı karşıya geldiği ve çatıştığı sahnelerde mükemmeldi.

    Kısaca son zamanlarda izlediğim en güzel yapımlardan biriydi.

    • SirEvo diyor ki:

      Polisler ve Bane’in karşı karşıya geldiği sahnelerde inanılmaz bir saçmalık vardı ama. Spoiler diye konuya yazmadım, kötü adamlar ellerinde taramalı silahlarla (ki en az 15-20 adam vardı herhalde) karşılarından gelen bir insan ordusuna ateş ediyorlar, kurşunların %99’u yere, sağa-sola gidiyor. Sözde Bane’in adamları olacak bunlar. Polislerden birkaç tane vurulan olması büyük fiyaskoydu o sahnede.

  2. detays diyor ki:

    O halde o sahneye binaen; ==SPOİLER!!==;

    Adamlar 90 gün kanalda kalıyor bir çıkıyorlar formalar jilet gibi, suratlar sinek kaydı. 🙂
    Nolan bunu bilerek mi yapmış diyecem ama sanmam. Gerçi gözden kaçma ihtimalide böylesi bir yapıma harcanan emeği göz önüne alınca zor geliyor.

    ++

    Ya hep merak etmişimdir. Batman filmde ağzında falan bir maske olmamasına rağmen sesini nasıl değiştiriyor. 🙂

    • SirEvo diyor ki:

      Filmi izlerken ben de arkadaşa sordum o ses değiştirme olayını. Merak etmekteyim ben de. 🙂

    • 1023 diyor ki:

      *Kanalda kalınan süre boyunca onların ihtiyaçları gideriliyor diye biliyorum. İki üç jilet de atmışlardır herhalde. 😀

      *Evde deneyerek Batman sesi çıkarabileceğinizi bilmiyor muydunuz? Boğazlarına çok zarar veriyor ama yapacak bir şey yok. Bruce Wayne de deneye deneye başardı. 😀
      Ses değişimiyle ilgili eski Batman’den şu sahne ilginizi çekecektir. Yeni filmlerin havası biraz daha esnek olsaydı böyle bir sahne izleyebilirdik belki de, kim bilir. 😀
      http://www.youtube.com/watch?v=tgCkmUS1IYI

      @Sirevo
      Güzel yazı için teşekkürler.

  3. SirEvo diyor ki:

    Video şahane 1023, izlememiştim bu sahneyi. Teşekkür ettim.

Yorum Yapın

Arts Blogs