Jüri ve Önyargı… 12 Angry Men (1957)

Aylar önce, blogu ilk açtığım zamanlarda yazdığım filmlerden. O ara pek kimse yoktu buralarda, görücüye çıksın en azından dedim. Ara ara böyle değişiklik yapmak iyidir..

Hem blogda yer alan filmler açısından hem de kişisel açıdan en eski filmim. 1957 yapımı. Filmdeki oyunculardan sadece 1 tanesi yaşıyor. O kadar eski…
Genelde böyle eski filmleri pek sevmem, izlemem de. Ama klasikleri izlemeden olmuyor. Ayda 1-2 tane izlemek şart, “o zamanda nasıl böyle film yaparlar bea!” demek için..
İyi ki de izlemişim, şahane bir filmdi.

Önyargının ne denli lanet bir şey olduğunu gözler önüne seriyor film. İnsanlara neler yaptırabildiğini, bir insanın hayatına ne denli gözü kör yaklaştıklarına değiniyor.
Spoiler vermekten çekinmiyorum, çünkü bugüne kadar izleyen izlemiştir filmi, izlemeyen de zaten bir daha izlemez muhtemelen, ama bana kalırsa izlenesi bir film, her ne kadar sonu başından belli olsa da, o sona nasıl gidildiğini çarpıcı bir şekilde anlattığı için hem de.

Varoşlarda büyümüş 18 yaşında bir genç. Hatta adam diyeyim, hapislere girmiş çıkmış, hayatı allak bullak olmuş daha annesini ufak yaşta kaybedince. Aslında bu adamı film boyunca sadece bir kez, o da filmin başında görüyoruz. Ondan sonra bir daha hiç ekranlara gelmiyor.
Bu çocuk-adam gitmiş babasını bıçaklayıp öldürmüş. O zamanın şartlarına göre, elektrikli sandalyede idam cezasını gerektiriyor bu suç. Gerçi ABD’de hala öyle mi bilemiyorum da.. Neyse.
12 adet Jürimiz var. Yargıç, buyrun söz sizde diyip bu Jüriyi bir odaya salıyor.
Ama çocuğun %100, hatta yüzden bin katil olduğuna o kadar emin ki bu jüri, bütün filmin geçeceği o tek odadan, çocuğu ölüme salıp 5 dakikada çıkıp gitmek istiyorlar.
İşte film de burada başlıyor.
12 adam aralarında oylama yapıyor ve 11 suçlu, 1 suçsuz sonucu çıkıyor.
Aslında ortadaki kanıtlar, mahkemede bizim görmediğimiz ama dinlenmiş tanıklar o kadar kesin ki, çocuk kesin katil.
Suçlu oyunu kullanan 11 jürinin hepsi de onun katil olduğundan kendilerinden eminler. Bu çocuk katilin daniskası diyorlar. Ama “Henry Fonda” adında efsanevi bir aktör, filmdeki adıyla Jüri#8, bir şekilde kendinden emin olmadığı için “suçsuz” diyor. Tabii bir yaygara kopuyor, diğer 11 jüri çıldırıyor. Çocuğun katil olduğundan avukatı bile eminken, sen nasıl oluyor da suçsuz diyorsun tarzında tepkilerle filmin startını veriyorlar.
Ardından, tek bir jüri odasında geçen müthiş bir film bizleri bekliyor.

Jüri#8 gibi bir adam her jüride var mıdır?
Her Jüri bu kadar umursamaz mıdır?
Bir insanın hayatı bu kadar ucuz mudur?
Bu ve bunun gibi çoğaltılabilecek onlarca soruya tokat gibi bir cevap veriyor ve jüri sistemini de ufaktan sorguluyor.

Filmin bütçesi sadece 350.000$ ve toplamda 21 günde çekimleri tamamlanmış.
Vizyona girdiği ilk zaman, bir gişe başarısı elde edemeyen filmde oynayanların isimlerini bilen yok. Sadece 2 karakterin adını öğreniyoruz, o da sonunda.
Her karakteri meslekleriyle tanıyoruz; biri lise koçu, biri işçi, diğeri reklam sektöründe, bir başkası mimar gibi…

Henry Fonda, oynadığı en iyi 3 filmden biri olarak görüyormuş bu filmi.
Diğer ikisi de; The Grapes of Wrath ve The Ox-Bow Incident, ki zaten hepsi top250’de bulunuyor. Bulup indirmek lazım bir ara.

Son olarak, eğer The Man from Earth gibi tek mekanda geçen filmleri seviyorsanız, eski/yeni farketmez diyorsanız, izlemenizi tavsiye ederim. Ben bu türü iyice beğenmeye başladım, varsa bu tarz öneriler yorumlarda bekliyorum.

Yönetmen: Sidney Lumet
Tür: Suç, Dram
Ülke: Amerika
Slogan: Life Is In Their Hands — Death Is On Their Minds!
IMDB Puanı: 8.9/10 (96,443 oy) Top 250: #7
Benim puanım; 10/10
Süre: 96 dk
Ödüller: 3 Oscar adaylığı var fakat aday olduğu 3 dalda da, o yıl 7 Oscar alan
The Bridge on the River Kwai filmine kaybetmiş. Onu da bir ara izlemek lazım.
Oyuncular : Henry Fonda, Martin Balsam, John Fiedler, Lee J. Cobb, E.G. Marshall, Jack Klugman, Ed Binns, Jack Warden, Joseph Sweeney, Ed Begley, George Voskovec, Robert Webber

6 Comments

  1. Kısaca Fd dedi ki:

    >okudum ve merak ettim.ben severim eski filmleri.."fareler ve insanlar" o kadar eski değil ama izlememişsen izle derim..

  2. SirEvo dedi ki:

    >Önerini dikkate alacağım. 🙂

  3. Kamil Akar dedi ki:

    >İzledim,izliyorum ve izlettireceğim harika bir yapıt Henry Fonda'da çok dikkatimi çekmektedir bu yapımda.

    Ayrıca izlemediysen Guguk Kuşu (One Flew Over the Cuckoo's Nest ) flmini öneririm.

  4. SirEvo dedi ki:

    >http://cineshoot.blogspot.com/2009/09/guguk-kusu-1975.html

    Şöyle alalım seni. :))

  5. tyler78 dedi ki:

    >Çok güzel bir film gerçekten. Fonda gerçekten harikaydı. Bir film, bir sanat eseri izlediğinizi fark ediyorsunuz.
    Hiçbir arkadaşıma sevdirememiş, hatta izletememiş olsam da herkese tavsiye ederim.

  6. arif dedi ki:

    >Yıllar sonra gelen yorum:)

    Bu filmi nereden bulabiliriz ki,iyiceden meraklandım şimdi.

Yorum Yapın

Arts Blogs