Inception (2010) – Christopher Nolan’ın son başyapıtı!

Christopher Nolan, mindfuck filmlerine bir yenisini daha eklemiş. Memento ve The Prestige’den sonra Inception da finaline kadar kafanızın karmakarışık olduğu, çoğu yerde e şimdi bu nasıl oluyor diye düşündüren, credits aksa dahi hala kafanızda soru işaretleri bırakan ve tekrar tekrar izleme isteğinin içinizde doğduğu bir filmle daha selamladı hepimizi.
Hepsinden öte, filmden çıktığınızda kafanızda tek bir soru işareti var; Christopher Nolan insan mı?

Spoiler yememek uğruna filmin adını gördüğüm sayfanın x işaretini aradı gözlerim hep. Fragmanını hiç izlemedim (zaten izlemeyi de sevmem, genelde filmin önüne geçecek kadar iyi olsalar da). Gerçi izleyenlerin de pek bir şey anladığını söylemek zordu. Afişine bile doğru düzgün bakmadım. Ama bütün çabalarımın değdiğine şahit oldu bu gözler.
Nolan yine yapmış yapacağını ve daktilosunu konuşturduğu filme şahane görsel efektler, tatmin edici aksiyon, “o” havayı direk içinize işleyen müzikleri ve oyuncuları müthiş kurgulayıp tam bir başyapıt çıkartmış ortaya.

Leonardo DiCaprio, Joseph Gordon-Levitt, Ellen Page, Ken Watanabe, Cillian Murphy, Marion Cotillard, Tom Hardy, Dileep Rao ve Michael Caine isimlerini bir araya getiren, Christopher Nolan‘ın yapımcılığını üstlendiği, sonra yazdığı, bir de yönettiği filmin müzikleri de Hans Zimmer gibi bir ustaya ait.
Üstüne uzun bir süre yazılacak. Şu aslında şöyleydi, hayır öyle değil böyleydi. Aptal mısınız kardeşim hiç mi anlamadınız asıl böyleydi diye filmin mevzusunun geçtiği her ortamda güzel tartışmalar olacak. Ama tek bir gerçek var ki, şimdiye kadar yaptığı filmlerden sadece Memento ile En İyi Senaryo Oscar adaylığı bulunan C. Nolan bu filmiyle çatır çatır o heykelciği evine götürecek. Bu sene de saçma sapan bir propaganda filmi ortaya atıp üstüne 8-10 tane ödül verirlerse şaşırmam da, öyle bir durum olmazsa, nasıl Inglourious Basterds o ödülü hakettiyse, 2011’deki Akademi Töreni’nde de büyük bir sürpriz film ortaya çıkmadığı sürece (ki bu vakitten sonra bundan iyisini bekleyen yoktur en azından bu sene için) Inception En iyi Senaryo dahil birkaç ödülün sahibi olacaktır.

Sinemada, orada, burada, şurada. Bir şekilde bu filmi izleyin. İzledikten sonra benim gibi kafanız allak bullak olacak ve belki de filmin muhteşemliğini kestiremeyeceksiniz ama aradan geçen birkaç saat sonra böylesine muhteşem bir filmi izlediğiniz için ne kadar şanslı olduğunuz kafanıza dank edecek. Hatta muhtemelen benim gibi birkaç defa daha izlemek, kavrayamadığınız yerleri anlamak için birkaç defa daha bu başyapıtı görmek isteyeceksiniz.

Filmin büyük bir bölümünde üstüne düşeni fazlasıyla yapan Joseph Gordon-Levitt’in çekimleriyle başınızı döndüren sahnesi. Olağanüstüydü.

Edit: Niye çıktı bu yazı tekrardan demeyin, az daha komple gidiyordu. Yanlışlıkla sildim ama bir şekilde geri getirmeyi başardım. Yorumlar gitti ama yazının hiç varolmamasından iyidir diye düşünmekteyim. Verdiğimiz rahatsızlıktan ötürü özür dileriz.


8 Comments

  1. darkruse dedi ki:

    >Bugün 2'nci kez gidiyorum bir sorun çıkmazsa. 😀

  2. SirEvo dedi ki:

    >Ben de istiyorum da, zor gibi bu aralar. 🙂

  3. Astrea dedi ki:

    >Yarın bende gidicem büyük ihtimal,
    normalde spoil olayını severim ama nedense bu film hakkında hiç bişey okumamaya dikkat ettim, sanki büyüsü bozulcak gibi. Ayrıca tebrik ederim tek bir spoil vermeden bu kadar anlatılır. 🙂

  4. outlaw dedi ki:

    >çok güzel film gerçekten…

    ben de blogda inception'ın nasıl yorumlanabileceğine dair internette dolaşan teorilerden bir derleme yayınladım:

    http://gueneslipazartesiler.blogspot.com/2010/08/inceptioni-nasil-bilirsiniz.html

  5. SirEvo dedi ki:

    >Yazı biraz uzun olmuş. Ama güzel teoriler var gibi gözüküyor, başlıklara baktım sadece. İlk fırsatta okuyup bir yorum atayım ben de. 🙂

  6. Microp dedi ki:

    >3,5 kere 4 olacak 😀

  7. Kübra dedi ki:

    Hayatımda izlediğim en iyi aksiyon filmlerinden birisiydi, sadece izlemeniz gerek diyorum 🙂

  8. ercan dedi ki:

    kusursuz 10/10 Harika bir film..

Yorum Yapın

Arts Blogs