House of Cards

< style="text-align: justify;">Henüz izlemediğim bir diziyle ilgili yorum yapmayı, burada kendisine yer vermeyi pek sevmesem de bugün gelen kargoyla ufak bir istisna yapabileceğimi farkettim. Dizilere olan tutkumuz her geçen gün bir kademe daha artarken, Türkiye’de bu alana verilen önem de ufaktan artıyor sanırım. Bugün gelen kargoda onu hissettim en azından.

Digitürk’ün yayın haklarını satın alıp Dizimax Drama HD‘de 5 Şubat’tan beri izleyicisine sunduğu House of Cards, benim için efsane olan bir ismin önderliğinde kucaklıyor seyirciyi. Kevin Spacey‘den bahsediyorum tabii ki. Hangi rolü emanet ederseniz olabilecek en iyi seviyede hayat veren, robota verdiği sesle bile kendine hayran bıraktıran bir isimdir Spacey. Onun önderliğindeki House of Cards, hırslı bir politikacının zirveye tırmanırken başından geçenleri, bu zirve yolculuğu sırasında nasıl gözünün dönebileceğini en çarpıcı şekilde anlatmak için yola çıkmış. David Fincher gibi bir ismin kamera arkasında olması da ayrı bir detayken, ilk bölümlere harcanan devasa paralar da diziye verilen değeri gösteriyor aslında.

Kargo demiştim, aşağıdaki gibi güzel hazırlanmış bir kitap çıktı içinden. Temiz Politika Hakkında Her Şey adındaki kitabın sayfaları boş, sadece arkasında dizinin her salı 22.45’te yayınlanacağını belirten bir detay mevcut. İçerisinde de, resimdeki gibi güzel bir ayraç vardı. Ki benim gibi kitap kurdu bir insanı sırf bu ayraçla bile sevindirebilirsiniz.

Sözün özü, House of Cards’ı zaten izlemeyi çok istiyordum, artık istek katsayım biraz daha arttı. Imdb‘deki puanı da 9.0 gibi yok artık dedirten bir ortalamaya sahipken izlemezsek ayıp etmiş oluruz zaten.

Peki siz izleme şansı buldunuz mu? İzlediyseniz tavsiye ettiğiniz/etmediğiniz yönleri hakkında spoilersız bir yorum güzel olurdu.


Yorum Yapın

Arts Blogs