Hırçın forvet Youla…


Youla’yı oldum olası sevmem ben. Bana göre topçu falan değildir. Nasıl forvet olmuş, hele Beşiktaş’a hangi zihniyetle transfer olmuş kafam basmıyor. Gerçi bizim yıllardır yaptığımız transferlere bakınca kafamın basmaması için bir sebep yok ama Youla gibi bir futbolcunun neyini beğenip de almışlar vakti zamanında anlaşılacak iş değil.

Youla’yı sevmem dedim, peki neden sevmem? İnsanlığına vs. lafım yok. Türkçe’yi çözmesi falan o yönden tamam da, yav bir futbolcu nasıl kale çizgisine 30 santim mesafeden topu kale üstünden auta gönderir? Nasıl önüne gelen topa 50 santimlik yerde boş kaleye yuvarlayamaz? Üstteki fotoğraflara bakın, anlamazsanız bir de aşağıdaki videoyu izleyin.
Yıllardır bu sorununu yani beceriksizliğini bildiğimiz ve arkadaşlar arasında sürekli dalga geçtiğimiz, “Youla gibi” termini lugatımıza kazandıran adamın son faciasına dün tanık oldu Es-Es taraftarı. Ben de dün gece özetlere denk geldim. Eskişehir maçı başlarken arkadaşlaa, aha Youla’yı izleyelim hadi dedik hiçbir şeyden haberimiz yokken. Ama Youla bizim yüzümüzü yine kara çıkarmadı ve sahada harikalar yarattı. Bizim 10 dakika aralıksız gülmemizi, gözümüzden yaşlar gelmesini sağladı. Ellerine sağlık Youla. Sen Türk futbolunda olduğun sürece biz daha çok güleriz.

Bu arada Youla kadro dışı kalmış. Yazıyı zaten yazacaktım da, tuzu biberi oldu o da. E haketmiş.
2. bu arada ise geçen sezon ligte 13 gol atmış olduğu. Ki altın sezonunu yaşamış, ilk defa 3 gol barajını aşmış. =)

http://www.youtube.com/watch?v=tMRLH6giUOI

Yorum Yapın

Arts Blogs