Hachiko: A Dog’s Story (2009) – Yok böyle bir köpek!

Arada bir böyle etkileyici hikayelere sahip filmler izlemek bünyeye gerçekten iyi geliyor. Film bitince salya sümük moduna bağlayıp içini boşaltıyor insan.
Hachiko (ya da Hachi), köpeğimizin ismi. Richard Gere‘ın canlandırdığı Parker Wilson eve dönerken karşılaşıyor akita cinsi bu köpekle. Bir şekilde evine götürmek durumunda kalıyor ve hikayemiz başlıyor. Ama ne hikaye…

Şöyle söyleyeyim, köpek resmen “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” oscarını bana verin diye bas bas bağırıyor. Yahu öyle sahneler var ki, sanki köpek ne yaptığının farkında ve o anki duyguyu tamamen size aktarıyor. Hele bir sahnedeki yüz ifadesi bile gözünüzden yaş gelmesine yetiyor.
Filmi anlatmak için kelimeleri toparlayamıyorum. Anlatmama da gerek yok zaten. Imdb’de 8.1 olan puan tabelasına ben 10’u yapıştırdım. The Blind Side’dan sonra duygusal manada bu kadar etkilenmemiştim. Ciddi ciddi sarsıyor. Köpeğiniz varsa mümkünse izlememenizi tavsiye ediyorum çünkü eğer ben köpeğim yokken bu kadar etkileniyorsam, siz piskopata bağlayabilirsiniz. Aman dikkat!
Şaka bir yana, duygusal bir film arıyorsanız ilk fırsatta izleyeceğiniz film Hachi olmalı. Aman mendilleri hazırlamayı unutmayın.

Bu arada, 1987 yapımı Hachikô monogatari‘den uyarlanan Amerika yapımı bu film Amerika’da vizyona girmeden doğrudan DVD’deki raflarda yerini almış. Amerikalılardan da böyle bir filmi vizyona sokmalarını beklemek salaklık olurdu herhalde.

Bundan sonrası spoiler, lütfen filmi izlemeden okumayın. Aslında filmin konusunu okumaya kalksanız muhakkak aşağıda yazdıklarımdan bir kısmına rastlayacaksınız ama olsun, içim rahat etmez.
….

Okumayın diyorum, son uyarım.

..
.

Hey Allahım!

Evet, nerede kalmıştık. Bu Hachi gerçek oğlu gerçek bir hikaye efendim. Zaten filmin sonunda da 90. dakika golünü atarak sizi olduğunuz yere yapıştırıyor. Ama birkaç yoruma baktım da, gerçekten inanılmaz bir hikaye. Köpek, Shibuya istasyonunun hatta Japonya’nın bir simgesi haline gelmiş. Olağanüstü sadakati yüzünden önce heykelini dikmişler, ardından öldüğü günü her yıl kutlamaya başlamışlar. Ki öyle bir hakediyor ki bu kadarını. İstasyonun o kapısı Hachi çıkışı olarak adlandırılıyormuş ve heykelin olduğu nokta da buluşma yeri olarak etiketlenmiş. Ne diyeyim, şu satırları okuduysanız zaten ya filmi izlemişsinizdir ya da uyarılara rağmen kendinizi tutamamışsınızdır. Japonlar şu köpeğe gösterdikleri saygıyı bir de yunuslara göstermiş olsa tadından yenmezdi tabii ama…
Sevmem ama kendimi toparlayamadığımdan yazı da çok dağınık oldu. Bu seferlik böyle olsun diyor ve sizi şöyle güzel bir yazyla başbaşa bırakıyorum.


8 Comments

  1. S.U. diyor ki:

    >Bu filmi izlemiyorum… İzler izlemez, fırlar bir "Hachiko" alırım korkusuyla..
    PS: Bu konuyla ilgili bir yazı sıradaydı. Vakti gelmiş demek ki.

  2. SirEvo diyor ki:

    >kraliyet köpeği ya, alınmayacak gibi de değil abi. Sadakati üst düzeyde bir hayvan. İlk defa böyle bir köpekle karşılaştım ben yani.

  3. chameleonbjk diyor ki:

    >oha ki ne oha daha dün izledim filmi:)) sahane bi film,10u bastim direk, tabi önce yaslarimi sildim, bi dahaki köpegim akita olacak ismini de hachi koyucam topu atacam getirmeycek, var mi:)))

  4. Çakır diyor ki:

    Film o kadar guzel ki ağlattı bazı yerlerinde.Filmde ki kadar sadakatli bir köpek görmedim ben.

    • SirEvo diyor ki:

      Böyle bir köpek (veya başka bir hayvan) bulduğunda zaten insana gerek kalmaz sanırım. 🙂

  5. Udeh diyor ki:

    güzel ve etkileyici ve de mükemmel bir filmdi.. ..

  6. nurcan diyor ki:

    harika bir film hayvan dostlarının özellikle seyretmesini isterim kaçırmayın

  7. fatma diyor ki:

    harika bir film idi tşşkr ederim
    hayvan dostlarından ziyada hayvan sevmeyenlerin -ki bu insanlar kendi türdeşlerini de sevmeyen insanlardır- izlemesini isterdim gerçek sevginin nasıl birşey olduğunu öğrenmeleri için

Yorum Yapın

Arts Blogs