Galaksinin Koruyucuları – Guardians of the Galaxy (2014)

Uzun zamandır sinemaya ayak basmayışımdan da olabilir, Marvel’in imzasını attığı en iyi filmlerden biri de olabilir ama tam olarak emin olmamakla birlikte Guardians of the Galaxy‘nin sunduğu seyir keyfini sinemada yaşamamak büyük bir kayıp gibi duruyor.

Avengers‘dan sonra seyirciyi daha ne kadar eğlendirebilirler diye düşünmüştüm. Joss Whedon gerçekten müthiş bir iş başarmıştı, özellikle senaryo kısmında. Yerlere yattığımız sahneler vardı gülmekten. Ancak Galaksinin Koruyucuları çıtayı biraz daha yukarı çıkartıp işin içine keyfine doyum olmayan karakterler ve müzikler ekleyerek Avengers’dan daha da iyi işler çıkartılabileceğini kanıtlamış.

Özellikle iş çıkışında ve benim için artık gecenin 10’u diyebileceğim bir seansta izlediğimden, çok da uykum varken salona girdiğimi bildiğimden filmin kesinlikle müthiş bir kabiliyetle sinemaya gelenleri yanıltmadığını söyleyebilirim. Uykunuzu açmakla kalmıyor, dört gözle sarılıyorsunuz ekrana 3 boyutun hediye ettiği gözlüklerin de katkısıyla.

Kıyas yapmak için Avengers’ı neden seçtim aslında belli çünkü bana kalırsa şimdiye kadar yapılmış en iyi Marvel yapımı Avengers idi ama Avengers’a oranla hem kadro şöhreti hem de karakter tanınmışlığı olarak bir hayli fark var aralarında. Henüz ikinci sinema filmini yöneten James Gunn bir yana, şimdiye kadar hiç başrolde yer almayan Chris Pratt bir yana. Ama işte burada da devreye Vin Disel ve Bradley Cooper gibi hem seslendirenlerer, hem de ara ara ekrana gelen Benicio Del Toro, Glenn Close gibi isimler giriyor.

Çizgi romanın popülerliği ve kalem becerisi de ayrı tabii. Çizgi romandan zaten epey bekleyeni vardı ama senaryo olarak da bir hayli tatmin ettiğini söyleyebilirim. Çoğu yerde kahkaha atmamızı sağladı, aksiyonuyla da sürekli ekranda tuttu. Bunun yanında es geçilmeyecek karakterler var ki filmin yapı taşı zaten. Bradley Cooper’ın seslendirdiği çatlak rakunumuz Rocket başta olmak üzere seyri saatlerce kaldırılabilecek, doyumsuz birçok karakteri barındırıyor film. Ki bu kadar sevilmesindeki yegane sebeplerden biri de “I am Groot” gibi 3 kelimelik performansıyla kendini seyirciye sevdirmesini bilen karakterleri.

Hepsinin yanına bir de sahnelerle uyumlu müzikleri seçtiniz mi Galaksinin Koruyucuları çıkıyor karşımıza. Seyir zevki bir hayli yüksek, bol bol güldüren, aksiyon dozajı tam kıvamında, karakter sıkıntısı yaşamayan ve bittiğinde devamını aradığınız, muhtemelen bu yılın sinemada izlenmeyi en çok hakeden, imdb top250‘de de şu an 76 metascore ve 8.8 puan ile 36. sırada olan filmi sakın kaçırayım demeyin.


3 Comments

  1. Lilith Hasanovic diyor ki:

    Film vizyonda mı değil mi hiç bilmiyordum =) Ama yazınızdan anladığım kadarıyla iyi vakit geçirmişsiniz. Sizden birkaç şey isteyeceğim (eleştiri ve film önerisi) ilk olarak bize ‘The Artist’ filmini eleştirmenizi istiyorum diğer ricam ise sonu bizi ters köşeye yatıran filmleri ya da daha çok katil kim tarzı filmleri de eleştirirseniz sevinirim.

    • SirEvo diyor ki:

      The Artist filmini izleyeli çok oldu yav, Oscar münasebetiyle izleyip büyük keyif almıştım.

      Ters köşeye yatıran filmler bulmak epey bir zordur ama Şiddetle Tavsiye Filmler kategorisinde ağzınıza layık birkaç yapım bulabilirsiniz.

Trackbacks for this post

  1. […] World ismiyle geldi vizyona dinozorları beyaz perdede izlediğimiz seri. Galaksinin Koruyucuları ile iyi bir çıkış yakalayan ve önümüzdeki senelerde bol bol izleyeceğimiz Chris […]

Yorum Yapın

Arts Blogs