Frozen (2010) – 1 Teleferik 3 Genç Buz Gibi Bir Hava

Filmlerle haşır neşir birinin dizilere sarması bir zaman sonra filmlerden ciddi anlamda soğumasını sağlıyor. Bir dizi bölümü için ortalama 40 dakika harcıyorsunuz ve elde edeceğiniz sonucu da önceden kestiriyorsunuz. Tanıdığınız karakterler, bildiğiniz konu ve 40 dakika sonunda gelen finalden alacağınız belirgin tad. Zaten beğenmediğiniz bir diziye 3, bilemedin 5 bölüm katlanıyorsunuz ama bir filme başlamak nerden baksanız en az 1.5 saatinize mâl oluyor ve benim gibi konuyu okumayan birisi için bu süre çoğu zaman bitmek bilmiyor. E konuyu oku o zaman diyeceksiniz tabii ama o zaman da hiçbir tadı kalmıyor yahu. İşte tadından bihaber olduğunuz yemek için nasıl “yok ya ben yemem” diyorsanız, filmler de bir zaman sonra o moda bağlıyor.

Son birkaç haftadır bendeki görüntü buydu. Bir türlü film izleme monuda giremiyordum ama Frozen filminin afişini görmemle beraber izlemem gerektiğini anladım. Beni izle diye bağırıyor resmen. Teleferik, sarkan bir adam, iddialı bir cümle. Tamam, gerilim burada diyor ve 1.5 saatlik bu gerilime açık davetiye gönderiyor. Kabul etmemek ayıp olur.

35 yaşındaki Adam Green, 2006 yapımı Hatchet (önümüzdeki Ekim ayında ikincisi vizyona girecek) filminden başka ciddi bir uzun metrajlı film yönetmemiş. Birçok kısa filmi olmasına rağmen Hatchet dışında filmi yok kayıtlarda. Kendisinin aynı zamanda yönettiği filmlerin senaryosunu üstlenme gibi bir marifeti de var, tıpkı Frozen’da olduğu gibi. Hatta yine Frozen’da olduğu gibi filmin bir karesinde görünme gibi bir huyu da mevcut. Seviyor filmin her yerinde parmağının olmasını.
Başrolde ise aşağıdaki üçlü bulunuyor. Daha önceden türlü türlü yapımlarda oynamış, hatta önümüzdeki günlerde vizyona girecek The Walking Dead adlı merakla beklenen zombi temalı dizide izleyeceğimiz Emma Bell, X-Men‘den hatırladığımız Shawn Ashmore, yine birçok yapımda karşımıza çıkan Kevin Zegers. Hikayenin göbeğindeki üç isim bunlar. Peki hikaye nedir?

Utah’taki bir kayak merkezinde, hiçbir bilgisayar efekti, stüdyo veya yeşil perde kullanılmadan çekilen film ilk defa Avatar, Shutter Island ve The Lovely Bones gibi filmlerle beraber gösterilmiş. İzleyen bayanlardan biri o kadar etkilenmiş ki, sahnelerden birinde baygınlık geçirmeye kadar varmış bu etki. Hatta Sundance Film Festivali sırasında kusanlar veya epey etkilenip salonu terk edenler olmuş. Aslında bakıldığında o derece bir etkisi yok tabii ama konusundan, türünden bihaber birinin filmi izlemesi bu tarz ekstrem sıkıntılara yol açabilir, uyarmadı demeyin.

Hikayemiz uzaktan aslında biraz klişe gibi duruyor. Hani sonunu kestirebiliyor insan. En fazla ne olabilir ki diyorsunuz. Ne kadar sürpriz yapabilirler…
Ama özellikle bu tarz tek mekanda geçen filmleri seviyorsanız ve gerilim sizin için üst sıralarda yer edinmişse, Frozen sizin için biçilmiş kaftan diyebilirim. Hikayeyi merak edenler için de, efendim bir teleferik var. Üç tane de kanı damarında durmayan, içi pırpır eden genç var. Bu gençlerimiz hazır buraya kadar geldik, hadi sınırları iyice zorlayalım diyorlar ve klasik bir gençlik gerilim havası oluşturuyorlar. Ama elemanlarımızın oyunculuğu, mekanların gerçekliği ve hikayenin psikolojik açıdan iyice germesi, hem keyifli hem de gerilimli dakikalar geçirmenizi sağlıyor.

Son zamanlarda iyi bir gerilim filmine rastlamak zor. Ben rastlayamıyorum en azından. Hep aynı klişe olaylar, sağdan soldan zıplayan karakterler. Bu onlardan biraz daha farklı. Gelişen olaylarla beraber kendinizi filmin içinde buluyor ve “yapma etme” “hayır” demeye başlıyorsunuz.
Gerilim sevenlere, gerilim isteyenlere, hatta gerim gerim gerilmek isteyenlere tavsiyemdir. Kapatın ışıkları, geçin ekran karşısına, bırakın kendinizi Frozen‘ın kollarına.

8/10

8 Comments

  1. inception dedi ki:

    >güzel bir inceleme yada eleştiri olmuş.

    ciddi anlamda izleyen birisi bayılmış mı? yada sahneden etkilenip kusanlar olmuş mu? yoksa ticari bir politika olabilir mi reklam için!? daha izlemedim ama yazıyı okuduktan sonra listeye aldım filmi.
    teşekkürler.

  2. BrunnHilde dedi ki:

    >Bence yavan bir film. İzlerken sıkıldım fena halde.

  3. SirEvo dedi ki:

    >@inception
    Reklamla bir alakası yok olayın. IMDb'nin Trivia kısmında yazıyordu. Fragmanlarında dönen bir olay veya ekstra bir şey değil.
    Ciddi anlamda olmasa yazacağını sanmam Trivia kısmında.

    @BrunnHilde
    Ne açıdan yavan? Hikaye mi dandik? Oyunculuklar mı kötü? Altını doldurabilirsek sevinirim yorumların. 🙂

  4. mozkarakoc dedi ki:

    >Son günlerde "dizilere sarma" durumu benim içinde geçerliydi.Film izlemekten bir hayli uzaktım ama sanırım "Frozen" yeniden film sahalarına dönmemi sağlayacak.
    Ortalara doğru biraz sıkılma aşamasına gelsem dahi yazıda belirtildiği gibi film esnasında kendimi "yapma etme" "hayır" gibi yorumlar yaparken buldum. 8/10 u kesinlikle hak eden bir filmdi. 🙂

    İnceleme ve öneri için teşekkürler..

  5. Hayat Çilingiri dedi ki:

    >Dar alanda kısa paslaşmalar konseptli filmleri sevsem de bu filmin fragmanını izledikten sonra yavan bir film olduğunu düşündüm.

  6. SirEvo dedi ki:

    >Ben fragman bile izlemem, bırak fragmandan film hakkında "yavan" sonucunu çıkarmayı. 🙂
    Türü sevmiyorsan bir şey diyemem de, fragmana bakıp da yorumlamak garip geliyor bana.
    Müthiş fragmana sahip nice filmler var dandik çıkan. Mesela en son eklediğim Sucker Punch fragmanı vardı. Olağanüstü hazırlamışlar. Bakalım film ne kaadar iyi olacak, göreceğiz. 🙂

    Çok zorlanmadıkça fragman izlenmemesini tavsiye ederim. Filmden alınacak keyfin büyük bir kısmını götürüyor gerçekten.

  7. Ölü Bir Gülümseme dedi ki:

    >Filmi sirevo dostumun önerisiyle izledim. gerçekten güzel bir filmdi. Çoğu sahnede o gerginliği ben de karakterle beraber yaşadım. Kendimi onların yerine koydum ve hatta üşüdüm 🙂 8/10 biraz iyi niyetli bir puanlama olsa da min. 7/10'u bence hakediyor.

  8. Affan dedi ki:

    Şiddetle tavsiye edilir…

Yorum Yapın

Arts Blogs