Tavsiye: Contratiempo – The Invisible Guest (2016)

İspanya sinemasına çok az ara vermeye gelmiyor ki hemen bir tane Gizem-Suç kırması piyasaya sürüp gözümüzün ve sinema tutkumuzun pasını silmeyi başarıyorlar. Buradan uzak kaldığım dönemde izlediğim Al final del túnel hemen ilk aklıma gelen. Oyunculuklar, gizem, finale kadar şahane bir senaryo ve tekrar tekrar izleme isteği… Öncesinde zaten Arjantin-İspanya ortak yapımı, Ricardo Darin’li Truman‘ı paylaşmıştım. Verdiği keyfi görünce altyazısını da çevirmiştim herkes faydalansın bu güzel yapımdan diye. Ama bir abimiz vardı ki, 1975 Barcelona doğumlu; Oriol Paulo. Şiddetle tavsiyesini ettiğim El Cuerpo‘nun arkasındaki isim. Yine dayanamamış. Yine diyaloglar dolusu senaryo, yine gizem, yine şiddetle tavsiyelik bir film: Contratiempo.

Sıradan bir gün. Sıradan bir kaçamak. Araba kullanırken bir geyiğe çarpıyorsunuz. Peki bu kaza başınıza ne kadar iş açar, hiç düşündünüz mü? Biz geyik bilmeyiz, yavrucak köpeklere veya dağdan inen domuzlara rastlarız hep yollarda ama hikayenin başlangıç noktası işte bu trajik kaza. Akabinde gelişen olaylar ise hem kafanızı karıştırmaya yetiyor hem de İspanya sinemasının gizemini kolay kolay başka yerlerde bulamadığınızı o karışık kafanıza dank ettiriyor.

El Cuerpo‘da ilk kez yönetmenlik koltuğuna oturan Oriol Paulo hiç şaşmadan yoluna devam etmiş ve senaryosunu da yazdığı ikinci filmi Contratiempo‘da (The Invisible Guest) seyircinin aklıyla oynamak için and içtiğini yeniden kanıtlamış. [ekstra not: Türkiye’de vizyona girmedi fakat Görünmez/Gizli Misafir diye direkt çeviri yapabiliriz. Gerçi bizde vizyona girerse daha çekici bir isim bulacaklarından hiç şüphem yok.] Mario Casas, Ana Wagener, José Coronado, Bárbara Lennie ve Francesc Orella’yı izlediğimiz yapımda özellikle Virginia karakterini canlandıran Ana Wagener yabana atılmayacak bir performans sergilemiş.

Aşığını öldürmekle suçlanan ev hapsindeki bir adam, onu hakim karşısında savunmak için gelen bir avukat ve cinayeti çözmeye çalışan seyirciyi sık sık gafil avlayan 106 dakikalık bir senaryo. Merak unsurunun her daim damarlarda hissedildiği ve ters köşe yapmaktan hiç sıkılmayan o klasik İspanyol filmlerini seviyorsanız şiddetle tavsiyeler arasına yazıldığını bilin ve ilk fırsatta izlemekten çekinmeyin.


6 Comments

  1. emremj dedi ki:

    el cuerpo şokundan sonra sonu tahmin edilebilir bir film daha 🙂 bir el cuerpo olmasa da (bence) çok iyiydi. teşekkürler.

    • SirEvo dedi ki:

      El Cuerpo kesinlikle bir tık üstünde bu filmin, katılıyorum.

      İzlemediysen, yazının başında bahsettiğim Al final del túnel‘i izle. O da El Cuerpo ve bu filmin arasında bir yerde bana kalırsa.

  2. emre göçer dedi ki:

    sen dersin de ben izlemez miyim hocam. hemen izledim ve oldukça başarılı buldum. çok teşekkür ederim. bu tarzlarda daha başka filmler de tavsiye edebilir misin 🙂 mesleğim gereği film izleyip eleyecek zamanım yok da 🙂

    • SirEvo dedi ki:

      Denk gelirsem ederim tabii ki hocam, twitter kullanıyorsan oraya da gel. Sürekli ekleyemiyorum siteye ama oradan kesin yazıyorum.

    • emre göçer dedi ki:

      orada da takip ediyorum fakat twitter kullanmıyorum pek. sırf senin için orayı da günlük takip ederdim ama sdc sinema paylaşımında bulunmuyorsun.

    • SirEvo dedi ki:

      O açıdan haklısın, hatta sinemayı epey azalttım ama izlediğim zaman da buraya yazamadıklarımı orada paylaşıyorum. Artık keyfine kalmış diyebilirim, selamlar. 🙂

Yorum Yapın

Arts Blogs