Film Sepeti (Norveç, İngiltere, Hollywood)

Tyrannosaur (2011)7/10 

Sıradan mı sıradan bir konuyu alıp ekrana çivileyen oyunculuklarla çok güzel bir hale getirmiş Paddy Considine. Günümüzün belki de en önemli konularından biridir kadına şiddet. Kocası tarafından sürekli ezilen bir kadınla eşini kaybetmiş öfke sorunları olan bir adamın kesişmesi. Yaşlı kurt Peter Mullan da, ona eşlik eden Olivia Colman da dehşet bir performans sergiliyor. Ağzınız açık bitiriyorsunuz filmi resmen. Seyirciye yaşatmışlar o iki karakteri.
Süresi tam kıvamında, İngilizler’e has ayarıyla da vuruyor. Etkileyici.

Machine Gun Preacher (2011) – 6/10

Gerard Butler‘ın sadece aksiyon filmlerinde yer almasını düşünen biri olarak istemeye istemeye başlamıştım izlemeye ki sonradan haklı olduğumu da farkettim. Film garip bi şekilde başlayıp gereksiz bi tempoyla devam ediyor. Aslında hayatı anlatılan Sam Childers‘ın yaptıkları az buz olaylar değil ama o karakterde en son izleyeceğim aktördür herhalde Butler. Böyle bir biyografiyi kaldıracak kapasitede değil bence. Biz onu aksiyon dozu çok daha yüksek filmlerde izlemekten gayet keyif alıyoruz. Baştan sona yanlış seçimlerle güzel bir hikaye çöpe gitmiş. Umarım yakın zamanda daha başarılı bir kadroya tekrar izleme şansına erişiriz bu güzel biyografiyi.

Hodejegerne / Headhunters / Kelle Avcıları (2011) –  8,5/10

İskandinav sineması gözardı edilecek gibi değil. Çok sağlam yapımlar çıkıyor birkaç yıldır. Kelle Avcıları da onlardan biri. Hikaye örgüsü, aksiyon dozu ve bitmek bilmeyen gerilimiyle mutlaka izlenecek filmler kategorisine kafadan giriş yapıyor. Özellikle suç/gizem/gerilim etiketlerinin böyle güzel harmanlandığı filmlerin verdiği tad da bir ayrı oluyor.

2008 yapımı Max Manus‘da yer alan Aksel Hennie de, bizim şu sıralar Game of Thrones’da Jaime Lannister olarak izlediğimiz Nikolaj Coster-Waldau da iyi iş çıkarmışlar. Özellikle Waldau acayip şaşırttı beni. Filme başlamadan önce haberim yoktu, izlerken “ben bu adamı bir yerden tanıyorum ama” diye düşünsem de Danimarkalı olabileceği hiç aklıma gelmemişti. Hele ki İngilizce’yi o kadar iyi kullanıyorken…

Baştan sona gizem, baştan sona aksiyon. Komploylsa komplo, paranoyaysa paranoya. Morten Tyldum‘un yönettiği Kelle Avcıları son zamanlarda izlediğim iyi filmlerden. Tekrar izlenesi filmlerden hatta. Türü seviyorsanız kaçırmayın.


9 Comments

  1. MendhiCS diyor ki:

    >'Film Sepeti' bu konsept çok orijinal durmuş yalnız. Bir de şu twitter'ın kuşu, yorum yazarken gelip imlecin üzerinde durmasa 🙂

  2. ~♡ηυяѕαℓкιмι™ diyor ki:

    >Konu günümüze çok uygun, oyunculuklarda güzelse izlenmeye değer..
    Tavsiye için teşekkürler.

  3. SirEvo diyor ki:

    >Kuştan zarar gelmez. 😛

  4. sweet drop diyor ki:

    Hodejegerne/ kendime yeni film buldum.Download yapıp kota doldurmayım diyordum vay başıma gelen

  5. sweet drop diyor ki:

    Tam olarak mükemmeldi.O sakinlikten nasıl bir anda çıldırdı ortalık…Süperdi süper sağolasın:)

  6. sweet drop diyor ki:

    Ve sonunda film sepetinin ilk filmi Tyrannosaur’u da izledim.
    Diz çöküp ağlamama ramak kaldı desem anlarsın beni.
    Yine farklı kimsede bulamayacağım güzel bi film izledim sayende.
    Çok teşekkürler Evrim.

Yorum Yapın

Arts Blogs