Fener Avrupa’da iyi(!)


Bizim takımlarımız çok garip mi demeliyim yoksa “this is futbol” mu?
Bir Fener izliyorsun, haksız durumdayken bile hakemi dövercesine isyan eden Fener yerine ofsayttan gol yese dahi tek kelime etmeyen Fener, sonra bir Fener daha izliyorsun, kalesinde pozisyonlar verse de mentalite olarak atak yapmayı düşünebilen Fener.
Dışarıdan yabancı bir arkadaşınız geldi diyelim. Haftasonu Fener-Kasımpaşa maçını izlettiniz ama ülkenizdeki futboldan bihaber. Ne bileyim, Afrika’dan veya Uzakdoğu’dan geliyor olsun. Tanımıyor hiç oyuncuları ve takımları falan. X takımı söylediğinde oyuncu mu diye soruyor sana, o derece.
Önce Fener-Kasımpaşa maçını izlesin, sonra Twente’nin haftasonu yaptığı maçı izlesin (ben de izlemedim gerçi, belki rakibi tek kale oynayıp son dakkada atıp kazanmıştır bilemiyorum ama 10 maç üst üste kazanmak kolay değil) veya Twente’nin 10 haftalık performansından haberi olsun, sonra gelsin Twente-Fener maçını izlesin. Bu ne lan! diye şapşırır. Aslında Fener öyle aman aman iyi oynamadı, bol bol gol pozisyonu da verdi ama gol pozisyonlarına da girebilmeyi becerdi haftasonunki maça oranla. Hem de baya baya girip harcadı sürekli.

Twente de liginde 10 haftadır kazanıyorsa, nasıl bir maç bekleniyor? İlk Fener-Twente maçında 2-1’lik sonuçtan sonra, kendi evinde karşısındaki takımı yenemeyen, Kasımpaşa’ya ezilen bir Fener ile kendi liginde 10 maçtır kazanan ve bu maça kadar gayet moralli gelen bir Twente olunca insan çok farklı bir karşılaşma bekliyor. Bakın! istiyor demiyorum, bekliyor. Ben hiçbir zaman takımlarımızın Avrupa’da yenilmesini isteyen tipte bir adam değilim. Ufakken öyleydim, çaktırmayın da.. 🙂


Maçı, 10. dakikasından itibaren izledim. Fener ayağı yere basan bir futbol oynadı ligteki son 2-3 performansına oranla. 2-3 pas yapabilen, araya adam kaçırabilen, pozisyonlara girebilen, defansı ara sıra iyi yapabilen bir Fener vardı.
Twente de aynıydı aslında. Kafa kafaya bile oynadılar diyebiliriz. Fener’in kornerden bulduğu golden önce boş kale yerine, takımdan her an gitmesi muhtemel olan Carlos’a nişanlamasa topu Twente’li futbolcu, belki de daha farklı bir maç izleyecektik. Maçın sonlarında Fener’in yakaladığı %100, yok ya ne %100’ü, %100.000’lik pozisyonları Twente yakalayacaktı Fener gol ararken. Ama o ve onun gibi bir kaç pozisyonu kaçırınca Twente, gol arayan ve defansında felaket açık veren takım Twente oldu. Fener 3-4 farkla kazanabileceği bir maçtan 1-0 galip gelip, sonuçta “atanın aldığı” bir maçla Avrupa’daki yoluna devam etti. Ligde de 1.ler zaten, e daha ne olsun? 🙂
Tabii ki Türk insanı için ligte kazanmak daha önemli olduğundan Fener’in ilk içerde oynayacağı maçta da seyircisi az olacaktır. Gerçi sen boş tribünlere o cell bu cell diye reklam koyarsan ben daha ne olsun diye sorarım ya neyse…


Oyuncular için de 1-2 şey yazmak istedim.
Volkan yine Volkanlığını yaptı. Zaten kaleye bol bol gelen adamlara elindeki topu ikram etmesini bildi. Ağır cüssesiyle artık top kontrolünde son noktaya ulaşmış durumda. Fener’e Allah kolaylık versin diyorum.
Karakterinden şüphe ettiğim TOPUZ bana göre maçtaki iyilerdendi. Kazım’a oranla daha iyidir en azından. Çalımlarıyla falan ayakta kalan ender oyunculardandı.
Alex, Carlos’un “bırak ulen taçtan asist yapıcam ben” edasıyla kullandığı kafa şutundan başka bir varlık gösteremedi diyebiliriz. Net bir pozisyonda dağlara taşlara vurdu. Gerçi asist yine ondan geldii, klasik duran top.
Güiza Alex’e bir güzel asist yaptı ama onun dışında yine epey pozisyon harcadı.
Andre Santos sonradan girdi vasatı aşamadı.
Gökhan Gönül ufaktan çaba göstermeye başlamış. Onun dışında vasata yakındı.
Cristian iyi işler yaptı diyebiliriz. Pek göremediğimiz deparlar sergiledi. 2 çalım 3 pas tarzında hoş hareketleri vardı. Vasatın üstündeydi.
Lugano golü attı ama defansta da epey hata yaptı. Bilica gibi. Bu ikili bomba gibi Fener açısından. Beklenenden çok uzaklar bana göre. Ama Lugano da eski çirkefliğinden epey uzaklaştı. Elle uzaklaştırdığı pozisyonda hakemin üzerine yürümesi dışında o gözleri açıp piskopat piskopat bakma olaylarına girmiyor epeydir.
Selçuk ve sonradan oyuna giren Deniz de büyük takım vasıflarını yitirmişler, veya hiç kazanmamışlardı? 🙂

Maçtan aklımda kalanlar bunlar. Sonuç olarak dediğim gibi atan aldı. Twente girdiği pozisyonları en başta değerlendirse, direkten dönenlerle falan farklı da kazanbilirdi; ya da tam tersi, 0-1’den sonra Fener kaleciyle karşı karşıya kaldıklarını değerlendirse 0-3, 0-4 olurdu. Fener’in ligde bozulan moralini düzeltmesi açısından faydalı bir maç oldu bana göre. Yarın da bu şekilde GS kazanırsa koptukları lige tekrardan tutunurlar artık. Sonuçta biri kaybetti mi diğerinin de morali bozulup puanları bırakmıyor mu? 🙂 Yanlışsa yanlış diyin. 😛

Blogger’ın bugün bana yaptığı pis şakadan sonra 1-2 satır karalamak istedim. Nokta. 🙂


Yorum Yapın

Arts Blogs