The Internet’s Own Boy: The Story of Aaron Swartz

The Internet’s Own Boy: The Story of Aaron Swartz

Paranın hüküm sürdüğü, kocaman birkaç şirketin bütün dünyaya hükmettiği günümüz dünyasında sağlık sisteminden adalet sistemine, finans sektöründen yiyecek sektörüne kadar her alanda yozlaşmanın en kallavi dönemini yaşayan Amerika Birleşik Devletleri’nin yok ettiği bir genci, bir dehayı, bir bireyi, bir aktivisti, güzeller güzeli bir insan evladı olan Aaron Swartz‘ın kısacık ama tarihe altın harflerle yazılacak hayat […]


Searching for Sugar Man (2012)

Searching for Sugar Man (2012)

< style="text-align: justify;">Bazen buraya yazdığım filmler fazla ilgi görmüyor. Ne doğru düzgün tıklanıyor ne de geri dönüş geliyor. Bundan çıkardığım sonuç, doğal olarak ya Türkiye’de fazla ilgi görmediği için google’dan gelen olmuyor, veya gelen olsa da tür ilgi çekmiyor, ya da tavsiyeyi alan kişi aklının unutma ihtimali yüksek olan bir köşesine kaydediyor okuduğu ismi. Searching […]


Andy Whitfield: Be Here Now

Andy Whitfield: Be Here Now

Hani kelimelerin anlamını yitirdiği anlar vardır ya, işte şu yaklaşık 7 dakikalık videoyu izlerken o duyguları yaşıyor insan. Champion of Capua, bu güzel insan, bu güzel baba, yıllardır lanet ettiğimiz kansere yenik düşmüştü aylar önce. Lilibet Foster, bu güzel adamın belgeselini yapmak istemiş ama insanlardan bu projeye bir şekilde katkı sağlamalarını, kanserli bir insanın bu […]


Belgesel Tavsiyesi: Exit Through the Gift Shop (2010)

Belgesel Tavsiyesi: Exit Through the Gift Shop (2010)

Japonların yunuslara yaptığı katliamı, işkenceyi inanılmaz şekilde kurgulayıp bizlere sunan Louie Psihoyos‘un The Cove adlı belgeselini izledikten sonra “izlediğim hiçbir belgesel beni bir daha bu kadar etkilemez” demiştim kendi kendime. Hem izlediğim görüntüler hem de belgeselden çok aksiyon filmi havasında yaşanan olayların yine aksiyonvari bir şekilde ekrana aktarıldığını gördükten sonra bol bol belgesel izleme isteği […]


The Cove (2009) – Yunusların katliamı…

The Cove (2009) – Yunusların katliamı…

The Blind Side’ı izledikten sonra bünye biraz yamulmuştu ama daha birkaç gün önce Oscarlarda havasını atıp “text dolphin to 44144” pankartını havalandırmış, adını hatırlayamadığım birinin önerisiyle indirdiğim ve En İyi Belgesel heykelciğini alarak merakımın kat be kat artmasını sağlayan The Cove (Koy)‘u izlemek için tam zamanı diye düşündüm kendi kendime. Niye böyle bir düşünce içine […]


Arts Blogs