El secreto de sus ojos (2009) – En İyi Yabancı Film

Nasıl başlasam, neresinden başlasam, nasıl bitirsem bilemiyorum. Hani bir laf vardır ya kelimelerin bittiği yerdeyim diye, aynen tercüman olur şu anki ruh halime.
Bir filmi bitirdiğimde içimde bir ukte kalıyorsa, bir yumru oluşuyorsa, ertesi gün ÖSS sınavına girecek liseden yeni mezun bir öğrencinin o akşam bir türlü uyuyamamasını sağlayan midesindeki ağrının aynısını hissediyorsam o film benim için değerlidir, o film benim için tekrar tekrar izlenesidir, o film benim için başkadır.

El secreto de sus ojos (The Secret in Their Eyes), yönetmen koltuğunda oturan Juan José Campanella‘nın 2001 yapımı komedi El hijo de la novia‘dan sonra En İyi Yabancı Film dalında aday gösterilen ikinci filmi. El hijo de la novia ile Oscar’ı kazanamasa da bu sefer şeytanın bacağını kırıp yaptığı bu müthiş film En İyi Yabancı Film Oscarı‘nı kazanmış.
Arjantin Akademi Ödülleri’nde de tam 17 dalda aday gösterilen film bu ödüllerin 14 tanesini süpürerek de ayrı bir başarıya imza atmış. Filmin kazandırdığı toplam ödül sayısı 34 iken 19 da adaylığı bulunuyor.

Eduardo Sacheri‘nin romanı La pregunta de sus ojos (The Question in Their Eyes)‘den uyarlanan ve yönetmen Juan José Campanella ile Eduardo‘nun senaryosunu ortaklaşa yazdıkları filmin başrollerinde ise yönetmenin oyuncu arkadaşı, önceki filmlerinde de beraber çalıştığı ve Arjantinliler tarafından epey sevilen (salladım galiba) Ricardo Darín ile Soledad Villamil ve Guillermo Francella yer alıyor.

1974 ile 1999 yılları arasında gidip gelen, sıradan bir tecavüz/cinayet hikayesi olarak başlayan ve böyle devam eden film aslında müthiş bir senaryoya, vurucu repliklere, kanınızı donduran sahnelere, mükemmel bir aşka ve olağanüstü bir finale ev sahipliği yapıyor. 1974’te işlenen cinayet için ıkına sıkına olay mahalline giden Esposito’nun aklından bir türlü çıkmayan olay, aradan yıllar geçmesine rağmen saplantı haline getirdiği bir hikayeye dönüşür ve bunu bir şekilde kaleme almak ister.
Ayyaş dostu Sandoval, iş arkadaşı Irene, eşi hunharca katledilen Morales ve cinayet sanığı Gómez arasında geçen Gözlerindeki Sır Arjantin sinemasının en çok izlenen 2. filmi ünvanını elinde taşıyor.

Film için ne yorum yapacağımı tam olarak bilmiyorum. Gerçekten tıkanmış durumdayım. Aşırı etkileyici sahneler var. Oyunculuklar çok iyi. O “gözler” müthiş yansıtılmış ekrana. Harcanan emek takdire şahan. Sonuçta 30-40 yıl öncesini perdeye aktarmak bambaşka bir konu. Hele bir stadyum sahnesi var ki 5 dakika uzunluğunda, wiki’de yazana bakılırsa tam 2 yıl ön çalışma yapılmış. 200’e yakın denemeyle 3 günde çekilmiş ama 9 ay uğraşmışlar film haline getirmek için. Tribünlerdeki 50bin seyirci ve o anki maç için özel efektler kullanmışlar. Yani 70’lerdeki Arjantin futbolunu yansıtmak için epey çaba sarfetmişler ve o maçı yaşatmışlar gerçekten. Hele bir gol sahnesi var, stadtayım hissettim. Arjantin, Brezilya taraftarının gol sırasındaki aşırı sevincini biliyorsanız ne demek istediğimi çok iyi anlarsınız. Tabii futbol sahnesi filmin bir parçası. Çok da önemli olmayan bir parçası olduğundan yazdım zaten ama izlenmesi gereken ve “hadi canım” dedirten o kadar çok sahne var ki, anlatılmaz yaşanır resmen.

2 saatlik süresiyle keşke bitmese devam etse dediğim, oyunculukların, çekimlerin, makyajın, kostümlerin, kötü adamın, iyi adamın, senaryonun, yani bir filmde arayıp da bulabileceğimiz her şeyin dör dörtlük olduğu, 10 üstünden 10 puanı gözüm kapalı verdiğim ve şiddetle, hiddetle, kesinlikle tavsiye ettiğim bir film. El secreto de sus ojos 23 Nisan 2010’da Türkiye’de vizyona giriyor, fırsatınız olursa mutlaka gidin. Beraber gidelim deseler tekrar izleyeceğim, hatta sinemada bile izleyeceğim bir film. En sevdiğim sahnelerden biriyle bitireyim;

– Racing nedir senin için?
– Bir tutkudur.

– Dokuz yıldır şampiyon
olamasa bile mi?
– Tutku tutkudur.

Bak gördün mü, Benjamin?
Bir erkek her şeyini değiştirebilir. Yüzünü, evini, ailesini, kız arkadaşını, dinini, tanrısını… Yine de değiştiremeyeceği bir şey var, Benjamin.
Tutkularını değiştiremez.

10 Comments

  1. Sanat Notları diyor ki:

    >Film gerçekten o kadar güzel ki, aslında birden fazla kez seyretmek gerek, her seferinde bir detayı farkedip hayran kalmamak mümkün değil, çok zekice yazılmış bir senaryo, ve finalide çok etkileyici

  2. SirEvo diyor ki:

    >Kesinlikle katılıyorum. Tek bir rahatsız edici sahnesi var, onu da kestim aileyle izlenirse sıkıntı yaratmasın diye. Yazdım DVD'ye. Takıp takıp izlenesi bir film. Şunun gibi 1-2 tane daha izleyip 2-3 ay daha film falan izlememek gerek aslında. 😀

  3. DaMieN diyor ki:

    >Eh izlemek farz oldu artık 🙂

  4. Ze1903 diyor ki:

    >Bende çok beğendim filmi,sonlarına doğru finali tahmin etmiştim ama zaten filmde bir sahnede ipucunuda veriyordu.Stadyum sahnesinin nasıl çekildiği konusunda fikrim yoktu adamlar o emek harcamışsa helal olsun.NTV nin oskar annketinde de izlemeden ismi güzel diye bu filmi atmıştım tuttu en az oy alanda buydu üstelik 🙂

  5. SirEvo diyor ki:

    >@DaMieN
    Pişman olmayacaksın kuzen.

    @Ze1903
    Ben filmin sonunu tahmin etmedim de, öyle olmasını diledim. Dilemek de değil aslında, öyle yapmış olmasın? diye düşündüm, yok yok yapmamıştır dedim, sonra da inşallah yapmıştır dedim. Öyle olduğunu anlayınca da bittim. 🙂

  6. kavuniçi diyor ki:

    >Filmin en çarpını yeri bence de burasıydı: tutkular…

  7. Biblio diyor ki:

    >Çok iyi tanımlamalar var filmde, "moron"lardan bahsettiği bölüm gibi. Hem etkileyici hem de komik diyalogları vardı zaman zaman. Mutlaka izlenmesi gereken filmlerden, yazınıza katılıyorum.

  8. ua1905 diyor ki:

    sitenizi yeni keşfettim nasılını hatırlamıyorum. Tavsiye ettiğiniz filmlerinizden bi kaç tane izledim devamda edicem bayadır bu şekilde tavsiye film yeri arıyodum gayet güzellermiş gerçekten teşekkürler. Bu filmde bu kadar çok övülünce bi deneyim dedim. Filme genel olarak film bitince baktığımda aşk dostluk kardeşlik sonu bunlar çok güzelmiş gerçekten diyosun ama izlerken hadi artık sonu gelsin demekten kendimi alamadım. Buda olayların çok yavaş işleyişinden sanırım az daha hareketli olsaymış daha çok severdim. Neyse yinede teşekkürler.

  9. birisi diyor ki:

    Bundan sonra Wild Tales’ı izlemiştim. O da İspanyol filmi, ben çok beğenmiştim.

    • SirEvo diyor ki:

      Bugün paylaştığım Truman’ı da tavsiye ederim. Bizzat çevirisini de yaptım hatta filmi çok beğendiğimden.

Yorum Yapın

Arts Blogs