El Kamerasıyla Gerilim; The Bay (2012)

1999 yapımı Blair Cadısı‘nın başlattığı el kamerasıyla gerilim yıllar içinde epey bir gelişim gösterdi ve Paranormal Activity serisiyle patlama noktasına geldi. Artık her yıl en az 2-3 tane el kamerasıyla çekilip gerilimi daha gerçekçi hale getirmeye çalışan yapımlara rastlıyoruz. Genelde istenen düzeye ulaşamasa da, el kamerasıyla yaratılan gerçekçilik ortamı bazı seyircilere daha cazip geliyor diyebiliriz.

Son yıllardaki korku/gerilim eksikliği, kendini tekrar eden senaryolar derken gerilime hasret kaldık. El kamerasıyla çekilenler de bir kısma çok gerçekçi gelirken bir kısmı ise hiç tatmin etmiyor, hatta filmi izlerken gülüp dalga geçiyorlar. Ben ilk kısımdanım. En sevdiğim olaylardan biridir el kamerasıyla çekilen gerilimler. Tabii tadında bırakmayı bildikleri sürece.

Biz Paranormal Activity’nin 4. filmini beklerken, bu sırada “found footage” dedikleri türe yeni bir ilave geliyor. Sleepers, You Don’t Know Jack ve Rain Man gibi filmlerin Oscarlı yönetmeni Barry Levinson‘ın son filmi The Bay‘in kadrosunda Kristen Connolly (The Cabin in the Woods), Jane McNeill (The Walking Dead) ve Anthony Reynolds gibi pek tanınmayan isimler yer alıyor. Ancak The Bay’in en dikkat çekici tarafı, Paranormal Activity ve izlerken gerim gerim geren Insidious filmlerinde yapımcı olarak gözüken çoğu ismin bu yapımın da arka planında yer alıyor olması. Tabii bu beklentiyi arttırdığı için pozitif bir etki mi yoksa negatif bir etki mi yapacak, onu film vizyona girdikten sonraki yorumlarda göreceğiz.

Hikaye aslında epey tanıdık. Kasabaya gelen görevliler sudaki zehirli maddeden dolayı kasaba yönetimini uyarıyor ancak başkan panik olmasın diye hasıraltı ediyor olayı. Akabinde de halk sudan zehirlenip bambaşka bir ruh haline geçiyorlar. Ve olaylar gelişiyor.

Hikaye klişe, el kamerası muhabbetleri de artık klişeye bağladı, bakalım 1 saat 24 dakikalık film güzel bir iz bırakabilecek mi izleyicide. 13 Eylül’de Toronto Film Festivali‘nde gösterilecek, ardından 2 Kasım 2012‘de Amerika’da sınırlı sayıda sinemada gösterime girecek. Türkiye’ye gelir mi, gelirse kaç ay sonra gelir bekleyip göreceğiz artık.

Fragman yukarıda, yorumu size bırakıyorum. Bu tarz el kamerasıyla çekilen filmler aynı hızda devam etsin mi yoksa şimdiden sıktı mı?


Yorum Yapın

Arts Blogs