Dokuzuncu Hariciye Koğuşu – Peyami Safa

dokuzuncu hariciye koğuşuSiteyle ilgilenemediğim dönemde ne kadar az film izlediysem, o kadar az kitap okudum sanırım. Ama ne yapıp edip elime geçen her fırsatta okumaya az da olsa vakit ayırıp Peyami Safa‘nın bu muazzam eserini bir çırpıda bitirdim.

Zaten 110 sayfa olan Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa’nın 20. yüzyılın başında bizzat yaşadığı olaylardan esinlenerek yazdığı bir kitap. Kısa olmasına kısa ancak o ufaklığın duygularını, yaşadıklarını, gel-gitlerini, hayata bakışının mazlumluğunu o kadar güzel hissettiriyor ki yazar, elinden bırakmaya kıyamıyor insan. Çocukluğunu hastane odalarında, doktorlarla, ilaçlarla geçiren bir insan evladının bir yandan hastalığıyla mücadelesini bir yandan da ufacık kalbindeki sevgisini aynı terazide tutmaya çalışmasını çok yalın bir dille sunuyor okuyucuya.

Kitabın en güzel tarafı, daha doğrusu beni en çok içine çeken tarafı Sabahattin Ali kitaplarında yaşadığım hazzı yakalamam. Eski dilin abartılmadan kullanılması ve hikayenin her daim vurucu bir tat bırakması, her sayfayı çevirdiğinizde biraz daha keyif almanızı sağlıyor.

Bu zamana kadar çoktan okunması gereken eserlerden. Muhtelemen son okuyan birkaç kişiden biri de benimdir. Ama bahsetmeden edemedim. Hatta başucuna konup bazı bölümlerini tekrar tekrar okumak ileriki zamanlarda daha bir tatlı gelebilir.


Yorum Yapın

Arts Blogs