Diziler… Olmazsa olmazlar…

Tabii ki yerlilerden bahsetmiyorum. Yerliler o kadar uzun yayınlanıyor ki, filmler bile o kadar uzun değil. Sağ aşağılardaki Takip Listemdeki dizilerden ufak bir yorum/eleştiri yazacağım. Daha doğrusu odak noktam bu seneki


…FlashForward dizisi. İlk bölümünü izleyen herkes “tamamdır abi, Lost falan faso fiso, işte Lost’un varisi” tarzından tonlarca yorum yaptı. Oku oku ben okumaktan sıkıldım onlar yazmaktan sıkılmadı.

İlk bölümü izlememle beraber, ufak da olsa ben de bir ışık gördüm ama sonraki bölümlerde öyle bi’ b.ka sardı ki dizi, hele bir 5. bölüm izledik, evlerden ırak. Yerli dizilerden herhangi birinde böyle bir sahne izlese biri, o diziyi yerin dibine sokar, bir daha TV açmaz. Ama gavurlar yapınca iş başka.
Sahneden de ufaktan bahsetmek istiyorum aslında. Spoiler olacak biraz ama yemişim böyle spoiler’ı sayın seyirciler.

Abd başkanı kim? Dünyanın en güçlü insanlarından biri konumunda şu an. Veya o kadar abartmayıp, güçlü bir insan diyelim amerikada. Bu adam bir telefon görüşmesi yapıp, ilgili birimin işinin bitirilmesini, birimi yürütenlerin imha edilmesini buyuruyor. Ama 100 yıllık kankasından istiyor bu işi. Yani daha önceden sürekli işinin düştüğü birinden.
Tamam diyorsun, şimdi 1-2 elemanımızı kaybedeceğiz dizide. Ama o da ne?
Koskoca Abd başkanının tuttuğu adamlar 10 metre ilerisindekileri vurabilecek aim’e, silah tutuş kabiliyetine sahip değiller. Vuramıyorlar bir türlü. Harcadıkları mermi öyle böyle değil, ama sonuç yok. Hatta kendileri bile vurulup, kalan 2 tanesi kaçıyor. Karşılarında kim var? Ne Rambo, ne de Terminator… Diziyi götüren adamlarımız.
Tuttuğu adamlardan biri ben olsaydım başkanın, o kadar senedir oynadığım Counter-Strike tecrübemle en azından birisini vururdum oradakilerden, vallaha billaha, o derece yakınlar birbirlerine.
Tabii bu çatışma sahnesinden önce bir füze sahnesi var ki, evlere şenlik. Adamlarımızın arabanın içinde olduğunu görüyoruz. Hemen ertesinde arabaya füze geliyor. Yani? Adamlar öldü kardeşim, Allah rahmet eylesin. Ama o da ne? Bir sıyrık bile almamışlar o füzenin içine girdiği arabada bulunan vatandaşlar…

İşte, FlashForward flashforward diye ortalarda dolanan dizinin akıbeti bu. Son yani 5. bölümüyle izleyenlerine ihanetin kralını yaptı, Lost most hikaye kaldı.
Zaten baştan beri yaratılmaya çalışılan veya öyle görmeye çalışılan dizide hiç de öyle Lost havası yokken, –ki senaryosuyla “belki” dedirtebilen- bir anda 0’ın altına indi.
Bundan sonraki bölümlerde ne mi olur? Vallaha artık hiç ilgilenmiyorum. 🙂 İpini çekti çoktan.

Dexter gibi, 4. sezonuna gelmiş ama sanki hâlâ 1. sezonundaki o “muhteşem” havasını devam ettiren, Nip/Tuck gibi efsanelerin ötesinde, Fringe gibi elindeki konuyu yavaşça ve şahane bir şekilde bizlere aktaran, Heroes gibi ne olursa olsun kendini bir şekilde izlettiren, The Mentalist gibi karakterleri güzel olan, her bölüm farklı bir hikayeyi süper aktaran, TBBT gibi gülme krizlerine girdiğimiz diziler olduğu sürece; nice FF’ler gelir, nice FF’ler geçer.

2 bölüm izleyip “Lost bu ya”, diğer 3 bölümü izleyip “bundan cacık olmaz ya” diyenlerden olmayın. Hele biraz izleyin, tadına bakın dizinin. Sonra böyle sol gösterilip sağ yersiniz..


4 Comments

  1. Schumy dedi ki:

    >Lost Heroes hikaye,

    How I met Your Mother ve The Big Bang Theory Şahane 😀

  2. SirEvo dedi ki:

    >Hayatını komediye adamış biri için normal bir tespit bu. :))

  3. Anonymous dedi ki:

    >Komedi ya. Nasıl izliyorsunuz arkadaş diziyi. Böyle anlayacaksan daha doğru anlayamayacaksan izleme zaten.

  4. SirEvo dedi ki:

    >Pardon da neyi yanlış anlamışım?
    Hadi diyelim başkan muhabbetini yanlış anladım. O adamları başkan tutmadı, tamam mı?
    O adamları başkan tutmadıysa bile birileri tarafından tutuldu değil mi?
    Bu adamlar tutulduklarına göre bir işten az-çok anlıyorlar da öyle tutuluyorlar değil mi? 🙂
    Ama o kadar kötüler ki anladıkları işi beceremiyorlar yüzlerce mermi kullanarak.

    Adsız olarak yazmak da yakışmıyor. 😉

Yorum Yapın

Arts Blogs