Dizi Tavsiyesi: MISFITS (2009)

Bir dizi tavsiyesiyle daha karşınızdayım. Evet, farkındayım benim yüzümden dizi ajandanızın sürekli dolduğundan hatta taştığından ama elimden gelen bir şey yok. Böyle izlenesi diziler gördükçe üzerlerine üç beş bir şey yazmaktan kendimi alıkoyamıyorum, huyum kurusun.

İngilizler nedense sevilmiyor bizim memlekette. İngiliz yapımları daha doğrusu. “Hastayım şu İngiliz aksanına yaa” yorumlarından çok “Hay aksanınıza be”,”Lanet olsun böyle aksana” yorumlarının türevlerini görmek çok daha olası. Kendim gibi İngiliz aksanı hayranı biri bulduğumda şanslı kabul ediyorum bu bünyeyi. İşte o aksancılara yeni bir tavsiyem var; MISFITS.

Süper güçleri konu alan dizileri hepimiz biliriz. Önce keşfetme aşamasına girerler ve ardından öğrenirler ki tek amaçları dünyayı kurtarmaktır. Ne yaparlarsa yapsınlar, öleceklerse de dünyanın kurtuluşu için hayatlarını feda etmek zorundadırlar. 3-5 bölüm sonra mutlaka kendilerini olaya kaptırıp dünya için her şeyi yapmaya hazırdır bu karakterler. En yakın örneği Heroes’tur sanırım. Kader. Kader buluşturur onları hep. Kaderleri dünyayı kurtarmaktır.
Misfits’te ise durum çok ama çok farklı. Şu çok rezalet görünen afişteki 5 arkadaşı ele alın. Kıyafetlerinden de anlaşılacağı üzere hepsi mahkum. Ama kamusal görev yapma cezasına çarptırılan mahkumlar. Belirli bir süre bir okulumsu yerde çalışıp oranın düzenlemesini vs yapacaklar ve mahkumiyetleri bitecek. Bir gün başlarına bir şey gelir ve hepsi bir anda kendilerine has güçlere kavuşurlar. Tıpkı Heroes’taki karakterler gibi. Ama bu elemanların amacı dünyayı falan kurtarmak değildir, kendi hayatlarını sürdürebilmektir. Heroes’tan direk ayrılan ve benim de diziye başlamamı sağlayan esas sebep bu.

Hikayesinin sıradanlığının yanında bir de karakterler var. Karakterlerin muazzamlığı var. Mesela Nathan var. 22 yaşında İrlandalı Robert Sheehan canlandırıyor Nathan’ı. Nathan, yeryüzüne gelmiş en şerefsiz varlıklardan biri. 1 dakika konuşsanız gebertmek isteyeceğiniz türden bir insan. Sürekli milletle alay eden, lakaplar takan ama hayatı hiç takmayan bir karakter. Ama bu karakteri öyle bir tasarlamışlar ki, ama Robert Sheehan öyle bir oynuyor ki, onun arkadaşı olmak, sürekli yanında takılmak falan istiyorsunuz. Hareketleri, küfürleri, verdiği hazır cevapların müthişliği, ve daha saymama gerek olmayan ve sizin keşfedeceğiniz yönleriyle diziye süper bir hava katıyor.
Hemen hakkında bir şeyler söylemek istediğim Kelly var. Lauren Socha adında 20 yaşındaki güzel olmayan bayan canlandırıyor. Şimdiye kadar 2 film ve 1 dizide yer almış ama bundan sonra çok fazla izlememiz gerektiğini düşündüğüm bir insan. Bu hatunun öyle bir aksanı var ki, arkadaşları bile dalga geçiyor yeri geldiğinde. Tip olarak bir şey vaad etmese de, sadece aksanı yüzünden izliyorum belki de diziyi. Tamam o kadar uzun boylu değil ama gerçekten bir aksan bu kadar müthiş olabilir. Şimdiye kadar duyduğunuz bütün kelimeleri unutun. Kendisi ayrı bir telafuz dünyası yaratmış resmen ve eğer bu tarz farklı aksanlara bayılıyorsanız kendinizi kaptırmanız olasıdır. Sadece aksanı değil, bu aksanla ettiği küfürler ve belirli hareketleri sürekli tekrarlamasıyla ayrı bir hava katan diğer bir karakter.
Diğer 3 karakterin benim için öyle aman aman özellikleri yok. Alisha esmer bomba adeta. Güzelliği ve cüretkârlığıyla ön plana çıkıyor. 10 numara olmasa da alıcısı için bulunmaz bir nimet. Simon ise oyunculuğuyla ön plana çıkan bir karakter. Canlandırdığı karakteri müthiş yansıtıyor gerçekten. Zenci Curtis‘in benim üzerimde yarattığı bir etkiye rastlamadım henüz ama oyunculuk olarak sırıtmadığını söyleyebilirim rahatlıkla. Tabii gücüne diyecek yok. O bambaşka.

Kısa hikaye ve karakterlerden sonra dizinin dikkat çeken bir diğer özelliğini söyleyeyim. Malum bu İngiliz kardeşlerimizin ergenlik sınırı epey aşağılarda olduğundan, bazı şeyleri yapmakta hiç sınır tanımıyorlar. Ki bu da aynen aktarılmış ekrana. Küfürün bolluğunu geçtim, cinsellik de 18+ derecesinde. Sonra “vay ben duymadım, vay tam izlerken annemler odaya girdi” diye hiç gelmeyin. Yani eğer diziye başlayacaksanız mutlaka bu özelliği göz önünde bulunduracaksınız.

İlk sezonuyla BAFTA Ödülleri’nde En İyi Dizi ödülünü alan Misfits, İngiltere’nin E4 kanalında devam etmekte ve 2. sezonunu bitirmek üzere. İlk sezonu 12 Kasım 2009’da başlayıp klasik bir şekilde 6 bölüm süren yapım, Aralık sonunda final yaptı ve 2. sezonuyla karşımıza çıktıktan sonra soluksuz izlediğimiz 2. sezonda da sona gelmiş sayılırız.
Altyazı açısından da hiçbir sıkıntısı olmayan Misfits, benim “izlersem hemen bitecek” diye korktuğum ve ağırdan tamamladığım dizilerden. Bölümler hiç ama hiç sıkmıyor ve hikaye hiç beklenmedik yerlere gidebiliyor.

68. Emmy ödüllerinde Mini Dizi veya Tv Filmi kategorisinde En İyi Erkek Oyuncu adaylarından Idris Elba’nın başrolünü üstlendiği Luther’dan sonra bir başka İngiliz dizisinin tavsiyesini yapmaktan ötürü kıvanç ve mutluluk duyarım. Sakın kaçırmayın efem. Bu arada fragmanı da aşağıya ekledim. Gerçi biraz ekstrem bir fragman olmuş ama ben izleyince ayrı bir aşık oldum. Öyle böyle değil, şahane hazırlamış adamlar. Gel beni izle diyor direk, bilemicem artık.


27 Comments

  1. Damir Begoviç diyor ki:

    >Yazı müthiş olmuş. Bu dizi kesinlikle daha fazla ilgiyi hak ediyor. Bu yazının ona vesile olması dileğiyle 😀 Sons of Anarchy'deki etkinin aynısını isteriz 😀

  2. Leah diyor ki:

    >Simon'ın favori karakterim olduğunu söylememiştim değil mi! 🙂

    Bayanlar baylar bu diziye ilk başladığımda yani 1-2 bölüm izlediğimde "bu diziden bi bok olmaz" demiştim amiyane tabirle amma ve lakin dizinin tadı gerçekten sonra çıkıyor.

    Keşke her sezon 24 bölüm olsa 🙁

  3. Sycorox diyor ki:

    >Çok süper dizi ya, aynı şekilde yavaş yavaş izliyorumki bitmesin sonra kalıyorum öyle SAMCRO ve The Big C'de olduğu gibi.
    Nathan ve Kelly çok iyiler ama Simon2da az değil hani.
    Bu arada müzikleri de çok çok iyi. Aaaa şunu çalıyorlar, aaa şu şarkı demekten helak oldu bu bünye 🙂

  4. SirEvo diyor ki:

    >Ya zaten şöyle bir olay var bu yabancı dizilerde. Eğer seviyorsak, bayılıyorsak mutlaka müzikleri de on numara oluyor. Tesadüf müdür yoksa olması gereken bir şey midir bilemiyorum ama mesela Sons of Anarchy olsun Dexter olsun hep müziklerin de ön plana çıktığı diziler. Keza The Big C. O bölüm finallerinde çalan şarkılar nedir öyle? 🙂

  5. Akif diyor ki:

    >Müzik önemli mesela resident evili hiç sevmem after life de müzik muhteşemdi 3 kere izledim 😀

  6. Edizliv diyor ki:

    >walla senin yüzünden yırtınarak 2 sezonuda elime geçirdim…çok uğraştım karşılığnıda hung ve luther gbi akıp giden bir öykü olarak isterim.şu ana kadar hiç bir tavsiyenden pişman olmadım…bundnda olcağımı sanmıyorum…
    Benden de sana…
    Başla artık şu how i met your mother a:D

  7. Edizliv diyor ki:

    >gözetim memuru Karabük sporlu emenikeye benziyor bu arada.D

  8. nora diyor ki:

    >Evet sevgili Sirevo, ben de tavsiyeni dinledim ve ilk bolumunu az once izledim bu dizinin…

    İlk başta eyvah British Heroes mu? diye panik oldum ama karakterler, diyaloglar ve muzik bu fikrimi daha ilk bolumden değiştirdi =)

    Genelde ingiliz yapimlari hep ucuz gelir bana ama bu bambaşka.. Gorsel anlamda da gayet başarili…

    Şimdi diğer bolumler iniyor =) Ben de son gaz tavsiye edicim gibi duruyor bu diziyi 😀

    Paylaşim için teşekkurler…

  9. SirEvo diyor ki:

    >@Edizliv
    Yeni diziye başlamak çok zor abi ya. Aşırı dizi takip ediyorum. 🙁
    Eh, biraz benziyor Emenike'ye. 😀

    @nora
    Sen biraz daha ilerle, çok daha seveceksin. Karakterlere ısınınca hele… 🙂

  10. Edizliv diyor ki:

    >Nathan favori adamım…
    senin için bir diziye başlamak zor olmaması lazım…dizi ajandana bakınca insanın gözü yoruluyor:D
    6. sezon olması gözünü korkutmasın how i met your motherın…21 dk nasıl geçiyor anlamıyosun…
    ayrıca 2. sezon kaç bölüm olcak bir fikri olan varmı…

  11. SirEvo diyor ki:

    >Takip edilecek dizi sayısı artıyor yeni diziye başlayınca. Aklımda birkaç dizi var da, bu saatten sonra başlamak zor valla. Misfits de bölüm sayısı kısa diye başladım zaten.
    2. sezonun 7. bölümü bugün düştü internete. Son bölümdü. Seneye 3. sezon gelir artık. 🙂

  12. nora diyor ki:

    >Vallahi çok hakliymişsin !!! Bak ustteki yorumu yazdiğim ayni gundeyiz ve ilk sezon bitti bile !

    Uzun zamandir bu kadar keyif alarak izlediğimiz bir dizi olmamişti…

    2.sezonu indiriyorum şu an…

    Tavsiyelerine harfiyen uyucaz kari-koca bundan sonra 😀

    Şahaneymiş cidden Misfits…

  13. Edizliv diyor ki:

    >walla 2. sezon 6. bölüme geçtim…Heroes gbi deil dedik ama sanki bu 2. sezon entry gibi olmuş…fıstıklar şekiller goriller de işi komedi dizisine kaydırıyor…ilk sezona göre 2. sezon boş kaldı…genede 1 in gazı daha geçmedi izliyoruz…emenikeyi özlüyoruz:D

  14. SirEvo diyor ki:

    >nora seni şöyle alayım :))

    http://cineshoot.blogspot.com/search/label/Dizi%20Tavsiyesi

    @Edizliv
    Valla abi bence 2. sezon 1. sezondan da güzeldi. Hele o GTA elemanının olduğu bölüm efsanedir. Müthiş düşünmüş adamlar ve müthiş de uygulamışlar.

    Bu arada dizinin komediye kaçan bir tarafı zaten başından beri vardı bana göre. Nathan karakteri de bundaki en önemli etken. Konuşmaları yarıp geçiriyor çoğu zaman. Yani olmayan bir şey değildi komedi. 😀
    2. sezon boş kalmadı, aksine 6. bölümde mesela "ölye olsa böyle olurdu" dediler. 7'de de aynı muhabbeti yapmışlar galiba, izleyemedim daha. Ama genel olarak her iki sezon da beni hayli hayli tatmin etti

  15. ug diyor ki:

    >Önce The Big C, sonra Luther, sırada Mitfits var. Tavsiye ettiğin her dizi mi güzel olur? Sana teşekkürü borç bilirim. Önerdiğin diğer dizileri de izlemek istiyorum ama onları izlemek zaman alacağı için başlamak biraz zor geliyor. Başlangıç olarak çok ilerlememiş olanları tercih ediyorum fakat öteki tavsiyelerin de her daim aklımın bir köşesinde. Esen kalman dileğiyle…

  16. SirEvo diyor ki:

    >Yorumun için çok teşekkürler ug. Çok sevindim yazdıklarını okuyunca.

    Aslında tavsiye ettiğim dizileri beğenmenin tek sebebi bence ortak zevklere sahip olmamız. Veya birbirine yakın ortak zevkler diyelim. 🙂

    Diziler bir yere kaçmıyor tabii ama ne kadar geç başlarsan sezon sayıları o kadar artar ve gözüne o kadar fazla görünürler. Benden gaza getirmesi, aman söylemesi. 😛

  17. Edizliv diyor ki:

    >şimdy dizi tavsiyesi bölümüne soruyorummm eyyyyy Sirevo…
    Mentalist mio death
    paradox mu
    Bored to mi
    how to make in america mı
    hangisi ilk izlememi,en akıcı,zevkli,eğlenceli?

  18. SirEvo diyor ki:

    >Abi dizileri ne ettin yav? 😀 Bu isimler ne? 😀

    Aralarından tavsiyem önce How to Make it in America'yı izle. Zaten bir ara onunla ilgili tavsiye yazısı yayınlıcam, yazdım duruyor. 8 bölüm bir şey, 2. sezonu yazın gelecek. Acayip eğlenceli bir dizi, karakterleri bomba.

    Ondan sonra eğer fantastik seviyorsan Paradox izle diyeceğim ama o da yarıda kesildi. Güzel bir muhabbet vardı ama muhabbetin sebebini öğrenemedik, devamı gelmeyecek diye açıklama yaptılar. O açıdan sıkıntı var yani.

    Bored to Death ise kara mizah. Onun da karakterleri ve muhabbetleri bomba. 18+'dır ama. Her şey var içinde. Yardımcı oyunculara hasta olma imkanın var.

    The Mentalist'i başrol oyuncusu götürüyor, Patrick Jane karakteri. Katil kim dizisi ama Jane felaket bir karakter. Olayları çözerken acayip eğlendiriyor. Arkadan işleyen bir konu var ama çok nadir değiniyorlar, o yüzden her bölüm farklı konu olayına giriyor dizi ve sıradanlaşıyor. Yine de PJ kurtarıyor onu. Felaket bir şey adam. Sağ altta mevcuttur kendisi "yerleri ayrı" kısmında.

  19. Edizliv diyor ki:

    >yaa harbi neolmuş onların isimlere…hep şu touchpad yzüünden oluyor yaw:S
    tamm hemen how to make ile bored a giriyorum

  20. Edizliv diyor ki:

    >Hayatımda izlediğim en kötü filmler ve en iyi filmler die bi listeleme yapmıştım ve en kötü 3 film 1. Tesadüfler 2. Gündüz Nöbeti 3. Gece Nöbetiydi.(2 ve 3 yer deişebilir farketmez:D)
    Ve Tesadüflerde malesef Bored to death teki düz saçlı eleman oynuyor…
    Ya adama ön yargılı yaklaşmam yada başka sebepten diziye pek ısınamadım 6 bölüm oldu tık yok…1. sezonu kasıp bitircem vardır bir bildiğin…baktım gene bir gelişme yok how to make it in america ya geçeceğim…burdanda aklında olsun aman denk gelirsin…Way DUSTİN HOFFMAN,NAOMİ WATTS,WARK WAHLBERG,JUDE LAW'ı görüp kesin izlemeliyim bu filmi die bir yanılgıya düşme benden de sana bu yönde bir tavsiye…

  21. SirEvo diyor ki:

    >Tık yok derken neyi kastediyorsun bilmiyorum ama kara mizah bu sonuçta. Modern Family gibi TBBT gibi bir tarzı yok. Beğenmediysen devam etme hiç, onun tarzı sabittir. Direk geç diğerine ama onu da beğenmezsin sen şimdi. 🙂

  22. Güney diyor ki:

    >Yazıyı gördükten sonra başladım ve diğer İngiliz dizileri gibi bu da hemencecik bitti. Ben de Nathan'a bayıldım tabii. 😀 Replikleri dilime takıldı diziyi bitirdiğimden beri. "I’m gracefully tall, you’re freakishly short." diyip kendi kendime gülüyorum manyak gibi. 😛 😀

  23. Edizliv diyor ki:

    >yok sen 2 tavsiyede üst üste başarısız olmazsın..Ki how to make it in america gayet ii gidiyor eğlenceli…

  24. SirEvo diyor ki:

    >Güzel güzel. 😀

  25. Çavlan diyor ki:

    >misfits'i iki günde bayıla bayıla bitirdik, bu kadar şahane olamaz bir dizi! bana tavsiye edebileceğin başka ingiliz dizisi var mıdır? misfits, doctor who, coupling, skins ve extras bildiklerim, bunların dışında iyi ingiliz dizisi önerebilirsen süper olur 🙂

  26. SirEvo diyor ki:

    >Valla Çavlan bir tane dizi söylerim ama tadı damağında kalır. 🙂

    Neyse, söylüyorum. Luther!
    2010'un en sağlam dizilerinden biridir. Polisiye, gerilim, gizem diyebiliriz türüne ama hele bir izle. Umut'la izleyin, Alice karakterine bayılsın, kıskan. 😀

    Yazısı da mevcut ama önce izleyin derim 🙂

    http://cineshoot.blogspot.com/2010/07/dizi-tavsiyesi-luther.html

  27. Çavlan diyor ki:

    >oley indiriyoruz hemen 🙂

Yorum Yapın

Arts Blogs