Dizi Tavsiyesi: Californication

1 hafta boyunca devam edecek yazıların amacı da hem bugüne kadar yazma fırsatı bulamadıklerımın telafisi hem de uzun süren yokluğum sırasında dizi/film tavsiyelerini toptan vermek. Diziyle başlayalım, bundan sonra en az 7 tane daha dizi sırada bekliyor. O sırada paket paket olarak filmleri eklemek istiyorum. En sona da birliğin yerini falan eklerim (tabii belli olduğunda), belki buralardan birileriyle görüşme imkanımız da olur hem gittiğim yerde.

Dizileri rasgele yazacağım. Yani ilk yazdığım en izlenesi, son yazdığım “eh işte” modunda değil. Hepsinin farklı farklı bir yeri var ve zaten okuyup o yerde yer almak istediğinize karar verirseniz siz de dahil olursunuz. Ama eklediğim her diziye en az iki-üç bölüm bakmanızı tavsiye ederim. (tabii İngiliz dizilerinde bu durum biraz daha farklı :D)

Californication ile başlayayım. Showtime kanalı dizisi oluyor kendisi. Hani şu Dexter abimiz ve nice efsane dizilerle bizleri buluşturan kanal. Hank Moody adında bir karakter var. X-Files’ta yıllarca izlediğimiz David Duchovny‘nin canlandırdığı bu Hank, seks bağımlısı bir yazar olarak karşımıza çıkıyor. Bağımlı ya da düşkün, size kalmış artık. Uçkuruna hakim olamıyor işte. Bu da tabii ailesi ve etrafındakilerle olan iletişimini zora sokuyor. Bir türlü evlenmediği bir sevgilisi ve tatlı bir kızı var. Hayatındaki bu iki en önemli kadını başka bir adama kaptırmış durumda ve bu durum sürekli içini yiyip bitirse de seks ve alkole olan düşkünlüğü yüzünden ne zaman olumlu bir performans sergilese sonu hüsranla bitiyor. Bu da direkman işine yansıyınca ortaya böyle bir döngü çıkıyor.

Tabii diziyi izlemek için böyle bir hikaye yetmez. Yan unsurlar var. Diziye dahil olup havasını tamamen değiştiren karakterler var. Mesela dizinin demirbaşlarından Charlie Runkle karakteri var ki evlere şenlik. Hank’in gölgesinde kalmış gibi dursa da ne zaman ne yapacağı belli olmayan bir tip. Hani alıp başka bir diziye koysanız sanki o diziyi başka bir noktaya çıkartacakmış gibi bir havası var. Sırf Charlie değil, Mia var, Hank’in kızı var, diziye 2. sezonda gelen ve efsane olup giden Lew Ashby karakteri var. Var oğlu var. Anlat anlat bitmez.

Eğer cinselliği o kadar sorun etmezseniz dizinin sizi içine çeken çok enteresan bir tarafı daha var. Showtime kanalının zaten en iyi yaptığı işlerden biri de odur. Başrol karakterine acayip bağlar izleyiciyi. Californication da öyle ama genel Showtime profilinden birazcık daha farklı. İlk birkaç bölümdeki aşırı cinselliği atlatıp adam gibi bir hikaye izlemek için dizinin başına oturduğunuzda, 30 dakikalık süresinin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Hele ki devam eden bir hikayeye sahip olduğundan ertesi bölümü izlememek için kendinizi zor tutuyorsunuz. Ki sonuç olarak bir oturuşta en az 3-4 bölüm izleme şansınız oluyor. Showtime olduğu için bölüm sayıları da az ve 4 sezonu bir çırpıda bitirmek tamamen sizin elinizde.

Oyunculara, karakterlere ve oyunculuklara tek tek değinmek istesem de çok uzun süreceğinden şimdilik gerek yok. Hem yazı kısa olsun hem de öyle bir şey yapacak olursam askerden dönünce yapayım ki bir şeye benzesin. Ama Hank Moody karakterinden azıcık bahsetmezsem içimde kalır. Yazarlar gerçekten inanılmaz bir işe imza atmışlar. Hank karakterinin yaşam tarzı ve yaptıklarının büyük bir kısmı bir yandan seyirciye inanılmaz çekici gelirken bir yandan da sonuçlarıyla inanılmaz bir dumura uğratıyor. Fakat karakterin bu kadar efsanevi olmasının en büyük sebebi de kesinlikle ve kesinlikle David Duchovny’nin olağanüstü oyunculuğu. Zaten gerçek yaşamında da seks bağımlılığı yüzünden rehabilitasyona giren, hatta en sonunda karısını da pes ettiren David, oynamıyor resmen yaşıyor rolü. 1 Altın Küre ve 2 Emmy de kazanmasını bırakın her yıl ödül verseniz doymazsınız. Oyunculuğuyla karakteri inanılmaz bir noktaya taşımış ve uzun yıllar unutulmayacak bir karakterin altına imza atmış. Umarım en az 3-4 sezon daha bu karakteri izleme şansımız olur. Ama X-Files’ta Fox Mulder‘ı izleyen birinin Hank Moody‘le tanışmasına tanık olmak isterdim. O değişim, o aradaki inanılmaz uçurum ve bu uçurumu hiç farkettirmeden ekrana yansıtması bambaşka bir oyunculuk ister.

Californication’ın sizi içine çeken bir diğer tarafı da mesela müzikleri. Gerçi çoğu sağlam dizinin sağlam müzikleri oluyor. Sağlam müzikleri olmayıp da “çok iyi” diyebileceğimiz diziye rastlamak zor. İşte hikayenin en önemli yerinde çalan müzikler aldığınız tadı biraz daha arttırıyor. Hatta sezonları bitirdikten sonra bir yerlerden bulup bütün müzikleri de dinleyin derim. Şahane parçalar var.

Belki şu birkaç paragrafı okumak yetmedi ama Californication, bağımlı bir adamın hikayesine sizi bağlıyor ve dizi listenizde olmazsa olmaz diziler arasında adını yazdırıyor. En önemli püf noktası, ilk 2-3 bölümü izleyip karar vermeyin. Aynı yanılgıya ben de düşüp 2. bölüm sonunda bırakıyordum diziyi ama tavsiyelerden sonra 1-2 bölüm daha izleyince “iyi ki devam etmişim” dedim kendi kendime. Bana güveniyorsanız, Californication her türlü tatmin edecektir. Sezonlar bittiğinde devamı nerede diye sağa sola saldırırsanız şaşırmam.

Önceki Dizi Tavsiyesi başlıklarına benzemedi belki ama şimdilik bununla yetinmek durumundayız. Diğerleri kadar detaylandırılmış gibi kabul edin ve onlar kadar önemli olduğunu düşünün. Keyifli seyirler…


13 Comments

  1. Elif Ayvaz diyor ki:

    >Not aldım. Kuşadası'na (okuluma) döndüğümde yalnız da yaşayacağımdan vakit geçirmek için izleyecek bir şeylere ihtiyacım olacak. Tavsiye için teşekkürler.

  2. SirEvo diyor ki:

    >Not defteri açık dursun, bol bol tavsiye gelecek önümüzdeki saatlerde ve günlerde. :))

  3. dugenci diyor ki:

    >Yazı ile kısmen alakasız ama olsun şimdiden hayırlı teskereler. İnşallah göz açıp kapayıncaya kadar geçer gider. İnşallah ustalıkta iyi bir komutana ve birliğe düşersin. En önemli madde o. Yer çoğunca o kadar değil.

  4. SirEvo diyor ki:

    >Sağolasın hocam. Evet genel yorumlar da öyle. Komutan kötü olduktan sonra nereye düştüğün farketmez diyorlar. Bakalım, hayırlısı artık…

  5. mit diyor ki:

    >Şimdiden hayırlı tezkereler sevgili Evrim. Dilerim rahat ve göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir askerlik geçirirsin. Görüşmek üzere…

  6. SirEvo diyor ki:

    >Sağol mit. Görüşmek üzere. :))

  7. Elif Ayvaz diyor ki:

    >Hayırlı teskereler demiş miydim?

  8. SirEvo diyor ki:

    >Demiş oldun. 😛 🙂 Teşekkürler Elif. 🙂

  9. MendhiCS diyor ki:

    >Hergün yeni girdi var mı diye defalarca tıkladığım bu blog..5 ay bile olsa (öyle olsa iyi olur 🙂 ) zor gelecek dostum..Umarım zaman bize çabuk geçtiği kadar sana da çabuk geçer askerdeyken.Allah'a emanet ol, hayırlı teskereler..

  10. SirEvo diyor ki:

    >Yorumun için teşekkürler MendhiCS dostum.

  11. csyasoo diyor ki:

    >Vayy tertip. Olum belki aynı yere düşeriz lan. Büyük sıkıntı şu askerlik işi.

  12. SirEvo diyor ki:

    >Hobaaa!
    Birileriyle mutlaka düşeriz ya, çok fazla tanıdık var askere giden. 🙂 Haber et çıkan yeri.

Trackbacks for this post

  1. […] sorunlar nedeniyle bir türlü önemli yapımlarda ön plana çıkamadı. Gerçi biz ona Californication‘daki Hank Moody karakteriyle bir kez daha hayran kalsak da Fox Mulder ile Scully’i […]

Yorum Yapın

Arts Blogs