DGA Ödülleri’nde de ARGO!

< style="text-align: justify;">Oscar‘a adım adım yaklaştığımız şu günlerde ödüller arka arkaya patlıyor. Amerikalı Yönetmenler Birliği‘nin (DGA) bu sene 65. kez verdiği ödüllerde ise yine aynı isim gündemdeydi. Altın Küre‘de “En İyi Film” ve “En İyi Yönetmen”, Sinema Oyuncuları Birliği Ödülleri‘nde (SAG) “En İyi Oyuncu Kadrosu” ve son olarak da Amerikalı Yapımcılar Birliği Ödülleri’nde (PGA) “En İyi Film” ödülünü kimselere bırakmayan Argo, DGA‘da da Oscar’ın en kuvvetli adaylarından biri olduğunu göstererek En İyi Film ödülünü aldı.

Argo’nun bu ödülü de almasından sonra gözler iyice Oscar’a çevrildi. Ancak bir sıkıntı var, 84 yıllık Oscar tarihinde bugüne kadar sadece 3 film En İyi Yönetmen dalında aday gösterilmeden En İyi Film Oscarı’nı aldı. En son 1989 yapımı Driving Miss Daisy bu şekilde Oscar kazanmış, aradan geçen yıllarda En İyi Film ve En İyi Yönetmen Oscarı aynı filme gitmişti. Argo’nun ise En İyi Yönetmen kategorisinde Oscar’a aday gösterilmemesi, En İyi Film şansını epey düşürmüştü. Ancak arka arka bu kadar çok ödül verildikten sonra Akademi’nin Argo’yu es geçmesi çok zor görünüyor. Yani işler iyice karıştı.

  • En İyi Film: Ben Affleck / Argo
  • En İyi Belgesel: Malik Bendjelloul / Searching for Sugar Man
  • En İyi Dizi Bölümü (Drama): Rian Johnson / Breaking Bad – “Fifty-One”
  • En İyi Dizi Bölümü (Komedi): Lena Dunham / Girls – “Pilot”
  • En iyi Mini Dizi – Tv Filmi: Jay Roach / Game Change

Kalan ödüllerden Searching for Sugar Man‘e bakacak olursak, izleme şansı bulduğum ve müthiş etkilendiğim bir belgesel diyebilirim. Hiç beklemediğim şekilde gerçekçi ve içine çeken anlatım tarzı ve müthiş hikayesiyle yılın en izlenesi belgesellerinden belki. Oscar alırsa da ayrı bir sevinç kaynağı olur. 26 yaşındaki Lena Dunham‘ın hem yazdığı, hem yönettiği, hem de başrolünü üstlendiği Girls ise açık ara bu yılın en iyi dizilerinden. 2. sezonu devam eden dizi, HBO‘da yer aldığı için epey cüretkar sahnelere sahip ama şidddetle tavsiye ediyorum. Breaking Bad için pek bir şey demeye gerek yok zaten, gelmiş geçmiş en sağlam dizilerden biridir benim gözümde. “Dizi izliyorum ben ya” diyen her bireyin mutlaka gözatması gereken bir iştir. TV Filmi dalında ödül alan Game Change‘i izlemek istiyorum ama anlattığı konu itibariyle pek çekici geleceğini düşünmüyorum. Amerikalılar’ı epey yakından ilgilendirdiği için mi bu kadar öne çıktı yoksa gerçekten etkileyici bir iş mi izlemeden öğrenemeyeceğiz sanırım.


Yorum Yapın

Arts Blogs