“Damages” Efsane Finaliyle Noktayı Koydu

Bir avukatlık şirketinin başındaki Patty Hewes ile onun yanında işe başlayan Ellen Parsons‘ın 5 sezonluk duellosunu anlatan Damages, geçtiğimiz ay adına yakışır bir final yapıp noktayı koydu.

Dizi için olan düşüncelerimi tekrar tekrar yazmaya gerek yok, tavsiye başlığında zaten belirtmiştim. Entrikanın hiç dinmediği Damages, olay örgüsü ve oyunculuklarıyla kendini izleten, her bölüm bittiğinde ertesi bölümde ne olacak diye merak ettiğiniz ve bana kalırsa mutlaka izlenmesi gereken dizilerden. Efsane ilk sezonun ardından aynı çıtada devam eden 2. ve 3. sezonları izlemiştik ama 4. sezon biraz hafif gelmişti. Bu kadar çok ters köşenin döndüğü bir dizide sezon boyu izlediklerimiz doğrultusunda beklediklerimiz çıkmış ve kalitenin epey altında kalmıştı. Ama final sezonunun daha ilk bölümünden itibaren başlayan o net kare bizi öyle bir beklentiye soktu ki, ben böyle bir ters köşe beklemiyordum açıkçası.

Dizi finali bu, az buz bir olay değil, elbette bundan sonrası spoiler. Zaten uyarmama gerek yok, eğer final bölümüne henüz gelmediyseniz şu satırları okumanız bile hata. Neyse, nerede kalmıştık. Evet, 5. sezonun daha ilk bölümünde başlayan o çın çınlı asansör sesi bizi taaa 2007’deki ilk sezona götürmüştü. Hele hele Ellen’ın öldürülmüş gibi duran hareketsiz hali de artık Patty’nin son noktayı koyduğunu, durumu daha fazla kaldıramadığını düşünmemizi sağlamıştı. Ama öyle efsane, öyle muhteşem, öyle ters köşe bir final bölümü izlettiler ki, beklediğimiz her şeyin tam tersi çıkmasının yanında bir de 5 sezondur yapmadığını bırakmayan Patty, arasının hiç düzelmediği oğlunu kaybetti. Aslında Patty’nin babasıyla yaptığı muhabbet bütün bu olanları da izah ediyor gibi. Sende nefretten başka bir şey yok diyen babasına başka şeye ihtiyaç mı var babalık diye cevap veren Patty, “kasap döner sap döner” hesabı öz oğlunu kendi tetikçisine dolaylı yoldan öldürttü. Gerçi final sahnesinde gördüğümüz kadarıyla, ki zaten dizinin de bize anlattığı kadarıyla, Patty’nin öyle aman aman bir kaybı olmadı bu durumda. Hatta kazançlı bile çıktı, torunu kendisine kaldı. Kendi hayatına tam gaz devam etmiş, oğlunun kaybı onu zerre etkilememiş. Sadece nefret yüklü bir insan, sadece kazanmaya oynayan bir insan, gözünü başarı hırsı bürümüş bir insan da zaten tıpkı Patty’nin yaptığını yapar diye gözümüze sokmak mı istemişler bilemiyorum ama şu kesin. Patty Hewes, dizi tarihinin en acımasız, en ruhsuz, en piskopat kadın karakterlerinin başında geliyor. İzlediğim o kadar dizi arasında ben böyle bir karaktere henüz rastlamadım. Bunda Glenn Close’un Altın Küre ve Emmy kazandıran oyunculuğunun da payı çok çok yüksek tabii ama senartist kardeşlerimiz nereden feyz alıp da bizi böyle bir karakterle tanıştırmak istedilerse, kendilerine, evimize böylesine üst düzey kötü bir karakteri konuk ettikleri için teşekkürlerimi sunuyorum. Sağ olun, var olun.

Final bölümünden benim en çok dikkatimi çeken Close’un babasıyla yaptığı konuşma sırasındaki sözleri ve bu sözleri söylerken kameranın hiç değişmemesiydi. Aynı sahneyi 50 farklı açıdan 150 kere çekip önümüze koyduklarını düşündüğümüzde, Close’un da ekstra soğukkanlılığıyla o sahne unutulmazlardan biridir benim gözümde. Michael’ın ölmesi ise kusura bakmayın ama “bok yoluna gitti niyazi” hesabı oldu. Adamın karşısında katil var, tetikçi var, sen gidiyorsun seni ele veririm diye tehdit ediyorsun. Onunla beraber Ellen’ın son bölüme kadar öldüğünü gösterip, yanına kuşları serpiştirip, bir de çatıdan attılar muamelesi görsün diye adamın yukarıdan baktığını göstermek zekiceydi. Ben ilk bölümden itibaren, “tamam, Ellen’ın işi bitti” diyip lokmasını dökmeyi düşünüyordum dizi bitince. Hamilelik muhabbetti tabii biraz oldu bittiye geldi ama ne olursa olsun son bölüme kadar ölmediğini belli etmemeleri bile bana yetip arttı. John Hannah‘a (Entrikanın kralını çeviren Rutger Simon) ayrı bir parantez açmak gerekirse, Spartacus’ten sonra yine ipin ucunu kaçırdı ve yine öldürdüler. Bu kadar yakın zamanda iki ölüm birden iyi değil. Sean Bean‘e dönmez sonun umarım.

Sonuç olarak Damages bitti. Dizi tarihinin en ters köşe dizisi, yine dizi tarihinin en ters köşe finaliyle bitti. Entrikalarıyla, senaryolarıyla, çekişmeleriyle, karakterleriyle, vuruculuklarıyla, bana kalırsa Damages Türkiye’deki en underrated dizilerden biridir. Bu kadar az takipçisi olmasını anlayamıyorum ve anlamak da istemiyorum aslında. Bırakalım da bu cevherden çok fazla kimsenin haberi olmasın. Bu olağanüstü diziye sıradan bir hukuk dramı, sıradan bir avukatlık dizisi diye bakılmaya devam edilsin.

Not: Yazı, final bölümünün hemen ardından kaleme alınmıştı ama taslakta unutmuşum.

Dizi Tavsiyesi: Damages
Damages’ın Final Sezonu Başladı


One Comment

  1. detays diyor ki:

    Sonunda bitirdim diziyi. Finaldeki o ters köşe fenaydı harbiden.
    Finale yaklaştıkça ulan ne olacak diye kırk takla attım ama bir türlü kestiremedim.
    Zaten bu diziyi bu kadar harika yapanda bu ters köşeler ve kurgusu.

    Ayrıca hakkat Patty karakteri bugüne kadar gördüğüm en manyak karakterlerden biri.
    G.Close’un bu dizide bu karakter ile ve böylesi muhteşem oyunculuğu ile birdaha görmeyecek olmak beni üzdü dizi bitince. 🙂

Yorum Yapın

Arts Blogs