Bilim Kurgu Tavsiyesi: Coherence (2013)

Coherence-posterSinemanın büyüsü sizi bazen devasa bütçeli filmlerle esir alır, yapımına ve reklamına yüzlerce milyon dolar harcanan Avatar gibi mesela. Vizyona girdiği dönem ortalığı kırıp geçmiş, 3 boyutuyla herkesi sinemaya davet etmişti. Bazen de yapımına sadece 50 bin dolar harcanan ve 5 günde çekilen Coherence adlı adını sanını hiç duymadığınız bir filmin etkisinden çıkmanız bir hayli zaman alır.

James Ward Byrkit‘in hem yazdığı hem de yönettiği Coherence, bir akşam yemeğinde biraraya gelen 8 kişilik bir arkadaş grubunun başından geçen ve bir türlü de bitmek bilmeyen garip bir olayı anlatıyor. Filmin anlattığı olay garip, evet, ama Byrkit çok daha garip bir işe imza atmış. Birbirini hiç tanımayan oyunculara hikayeyi anlatıp doğaçlama yapmalarını istiyor ve filmi de bizzat kendi evinde 5 gün içerisinde çekiyor. İnanılacak gibi değil. Hani tek mekanda geçmesi bile hanesine yazılacak bir artıyken böylesine orijinal bir çalışmanın ürünü olması daha da değerli kılıyor bu bağımsız yapımı.

Filmi izlemeye başladığınızda zaten anlıyorsunuz ama ülkemizde Paralel Evren diye vizyona girmesi birazcık da olsun büyüsünü bozmuş, veya benim için bozdu diyeyim. Gerçi orijinal ismi de eşevrelilik gibi bir manaya geliyor ama ne bileyim hani direkt olarak paralel evren demek sanırım merak uyandırmak için yapılan bir taktik, ben olsam bu ismi tercih etmezdim en azından.

coherence-kadro-Arkadaş grubu keyifli muhabbetin ortasında bu tarifi mümkün olmayan olayların içinde kalınca ne yapacağını şaşırıyor, onlarla beraber siz de şaşırıyorsunuz elbette. Ve bu şaşkınlık, süresi kısa olsa da filmin son saniyesine kadar devam ediyor. Karakterlerin verdiği tepkiler ve kamera kullanımının gerçeğe yakın olması da filmden aldığınız keyfi bir hayli arttırıyor. Aşina olmadığınız yüzler ve eline ilk defa kamera alan bir yönetmenden böylesine etkileyici bir performans izlemek öncelikle filmden kopmamanızı sağlıyor. Ancak hikaye ilerledikçe gerilim dozu da ufaktan artıyor ve o devasa filmlerden aldığınız keyfin çok daha fazlasını bulabiliyorsunuz bir anda.

Filmin en büyük artısı izleyiciyi yorması, düşündürmesi. Sadece diyaloglar üzerine kurulu olduğu için her detayı yakalamak ve karakterlerle beraber olayı çözmek zorundasınız aksi takdirde ip bir yerden sonra kopuyor ve toparlamak imkansız hale geliyor. Birkaç defa geri sardım mesela.

Düşük bütçe, tek mekan, tadından yenmeyecek hikaye, kalburüstü oyunculuklar, finale kadar gizem, yer yer de gerilim. Benim “şiddetle tavsiye filmler” kategorimde kendisine okkalı bir yer edinen Coherence, kıyıda köşede kalmış, bir hayli de underrated duran 89 dakikalık bir beyin jimnastiği. Klasik hollywood filmlerinden sıkıldıysanız, aynı oyuncuları görmekten gına geldiyse, farklı bir tad arıyorsanız kaçırmayın bu bağımsız işi.


2 Comments

  1. Yorumio diyor ki:

    Başarılı bir filmdir. Tavsiye edilir.

  2. okan aslantaş diyor ki:

    bu siteden aldığım her film tavsiyesi beklentimi fazlasıyla karşıladı devamını bekliyorum , emeğinize sağlık iyi çalışmalar

Yorum Yapın

Arts Blogs